!BUNLAR PARALEL SENDİKA YÜZÜNDEN'

Yazdır
Paylaş
Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, “Türkiye’de eğer liyakatsiz yönetici problemi varsa, bunun en önemli sebebi bu yandaş paralel sendikanın yüzündendir” dedi.
!BUNLAR PARALEL SENDİKA YÜZÜNDEN'
Türk Eğitim-Sen 6. Olağan Toplantısı Sinop’ta gerçekleştirildi. Sinop Sultan Hatun Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi toplantı salonunda yapılan kurul toplantısına Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, Türk Eğitim-Sen Genel Mali Sekreteri Seyit Ali Kaplan, Türk Eğitim Sen Sinop İl Başkanı Turgay Şen ve çok sayıda eğitimci katıldı.
 
Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk eğitimcilerin yaşadığı sıkıntıları dile getirdi.

BİR KANUN ÇIKARACAKSINIZ VE BÜTÜN YÖNETİCİLERİN YÖNETİCİLİK GÖREVLERİNE SON VERECEKSİNİZ. BİZ O GÜN DE BUNU KABUL ETMEDİK, BUGÜN DE KABUL ETMİYORUZ
Toplantıda bir konuşma yapan Genel Başkan İsmail Koncuk; “2014 yılında Yönetici Atama Yönetmeliği’nde yapılan değişiklik ile tüm yöneticilerin görevlerine son verildiğini hatırlatarak, bunun sivil bir darbe olduğunu söyledi. Bu konudaki mücadelelerinin hala devam ettiğini vurgulayan Koncuk, “Bunun peşini bırakmadık” dedi. Koncuk “Bir kanun çıkaracaksınız ve bütün yöneticilerin yöneticilik görevlerine son vereceksiniz. Biz o gün de bunu kabul etmedik, bugün de kabul etmiyoruz” dedi.

HIRSIZ NE KADAR AHLAKLI OLABİLİRSE, BUNLAR DA O KADAR LİYAKATLİ OLABİLİR.
Malum sendikanın liyakat ile ilgili bir çalıştay yaptığına dikkat çeken Koncuk, bunların liyakat demesinin, ‘hırsızın ahlaklıyım’ demesi gibi bir şey olduğunu ifade etti. “Hırsız ne kadar ahlaklı olabilirse, bunlar da o kadar liyakatli olabilir” diyen Koncuk, utanmadan, yüzleri kızarmadan liyakat çalıştayı yapmalarını eleştirdi.

Koncuk şunları kaydetti: ‘Nasıl olurda liyakatle atama sistemi getiririz?’ sorusunun cevabını arıyorlar. Bunu yapmak size mi kaldı? Hatta malum sendikanın çalıştayının ardından Sayın Müsteşar mevcut yöneticileri savunan bir twit atmıştı. O kadar çok liyakat vurgusu yapıyorlar ki, kamuda ne kadar yönetici varsa liyakatsiz diyorlar. Doğrudur, birçoğu liyakatsiz adamlardır. Bunu benim demeye hakkım vardır. Çünkü liyakatsiz insanların iş başına getirilmesinde benim payım yok. Ama liyakatsizlikle suçladığınız bütün bu insanların kamuda görev almasının sebebi sizsiniz. Liste yaptınız. Mülakat komisyonlarının önüne hazır listeleri verdiniz. Sadece Milli Eğitim Bakanlığı’ndan bahsetmiyorum, bütün kurumlarda bu rezaleti yaşadık. Bunların müsebbibi siz iken, şimdi de çıkıp ‘liyakat’ diyorsunuz. İnsanların bu sözlerinize inanacağını düşünmüyorum.”

SAMİMİ İSENİZ, SADECE MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI’NDA DEĞİL, BÜTÜN KURUMLARDA SADECE MERKEZİ YAZILI SINAVA BAĞLI KALARAK BİR YÖNETİCİ ATAMA SİSTEMİ GETİRELİM.
Liyakatli bir yönetici atama sistemi getirilmesi gerektiğini kaydeden Koncuk, şöyle konuştu: “Elbette liyakatli bir yönetici atama sistemi getirilmelidir. Bu çok önemlidir. Hatta hodri meydan! Samimi iseniz, sadece Milli Eğitim Bakanlığı’nda değil, bütün kurumlarda sadece merkezi yazılı sınava bağlı kalarak bir yönetici atama sistemi getirelim. Yüreğiniz yetiyorsa, bunu yapalım. Madem liyakat diyorsunuz; bilgisi, donanımı sağlam insanları bu ülkede yönetici yapalım. Zaten bunu başaramadığımız takdirde, hiçbir kurum ve kuruluşta anladığımız anlamada hizmet kalitesini artıramayız.

Hepinizin bildiği bir söz var; bir okul, müdürü kadar başarılıdır. Öğretmenleri ne kadar başarılı olursa olsun, iyi yönetilmeyen öğretmenlerin, zaman içinde beceriksiz yöneticilerin emrinde motivasyonu zayıflar,  hizmet üretimi düşer, hizmet kalitesi azalır. Düşünün, insanları ayıran bir kişi okulunuza müdür oluyor. Okulda huzur kalmamış. Matematikçiler, işin profesörü de olsa motivasyonu düşer. ‘At yiğide göre kişner’ derler. Dolayısıyla iyi bir yönetici başarının temel anahtarıdır.”

KURUM VE KURULUŞLARDA, OKULLARDA, HASTANELERDE, POSTANELERDE İŞLER YÜRÜMÜYOR. SEBEBİ LİYAKATSİZ ADAMLAR YÖNETİCİ OLDUĞU İÇİNDİR. BUNU ÜLKEMİZİ YÖNETENLER DE BİLİYOR. MUHTEMELEN BU KONU BİR YERLERDE KONUŞULUYOR
Malum sendikanın şimdi neden ‘liyakat’ vurgusu yaptığını sorgulayan Genel Başkan İsmail Koncuk, şunları kaydetti: “Peki bunlar neden liyakat demeye başladırlar? Aslında bunu bütün kamu çalışanlarının kendisine sorması lazım. Kurum ve kuruluşlarda, okullarda, hastanelerde, postanelerde işler yürümüyor. Sebebi, liyakatsiz adamlar yönetici olduğu içindir. Bunu ülkemizi yönetenler de biliyor. Muhtemelen bu konu bir yerlerde konuşuluyor. Bu beceriksiz yöneticilerin Türkiye’yi bir yere götürmeyeceğini, böyle bir yönetici atama sistemi ile ülkenin bir yere gidemeyeceğini artık bu ülkede birileri anlıyor.

Bunlar da liyakatsizliğin suçlusu olduğu için, ‘liyakat’ diyerek, aslında sorumluluklarını bir anlamda reddetmeye çalışıyorlar. Türkiye’de eğer liyakatsiz yönetici atama problemi varsa, bunun en büyük sebebi bu yandaş paralel sendikanın gayretleridir. Elbette siyasetin sorumluluğu vardır. O ayrı. Ama siyasetten önce bunlar sorumludur. Anahtar listeler, bütün kurum ve kuruluşlarda, Adalet Bakanlığı’nda, SGK’da, İçişleri Bakanlığı’nda, Milli Eğitim Bakanlığı’nda bunlar tarafından hazırlanmıştır. Bu durumu Türkiye aşmak durumundadır.”

Koncuk sözlerini şöyle sürdürdü: “Tüm bunları Türkiye Kamu-Sen ve Türk Eğitim-Sen üyeleri yönetici olsun diye söylemiyorum. Diyorum ki; hangi sendikanın üyesi olursa olsun ya da sendika üyesi olmasın,  dünya görüşü, siyaseti ne olursa olsun –vatan haini olmak dışında-bilgisi, donamımı, liyakati, kabiliyeti olan insanları tespit edip yönetici yapmak zorundayız. Başka çıkış yolu yoktur. Kaliteli hizmet üretmenin temel şartı budur. Bunu milletimizin geleceği adına yapmak zorundayız.

 

HEM MUHAFAZAKÂR VE İSLAMCI OLDUĞUNUZU İFADE EDECEKSİNİZ HEM DE ÖĞRETMENİ ÖĞRENCİYE YEM EDECEKSİNİZ.  BU NE DİNİ İNANÇLARIMIZA, NE DE MİLLİ KÜLTÜRÜMÜZLE BAĞDAŞMAZ
Öğretmenlere getirilen performans değerlendirme sistemini de eleştiren Koncuk, öğrencilerin öğretmenlere yönelik ağır hakaret ve küfür içeren paylaşımlar yaptığına dikkat çekti. Bu paylaşımları Milli Eğitim Bakanı Sayın İsmet Yılmaz’a da gönderdiğini belirten Koncuk şöyle konuştu: “Liyakatsiz yönetici olursa ne olur?  İşte böyle saçma sapan bir performans değerlendirme sistemi ortaya çıkar. Hem muhafazakâr ve İslamcı olduğunuzu ifade edeceksiniz hem de öğretmeni öğrenciye yem edeceksiniz.  Bu ne dini inançlarımıza, ne de milli kültürümüzle bağdaşmaz.

Öğrencinin öğretmene not vermesi deli saçmasıdır. ‘Yapmayın’ dedim ama inatla başlattılar. Neymiş 12 pilot ilde performans değerlendirmesi getirilecekmiş. Biz tabi ki itirazlarımızı yaptık. Biliyorsunuz, bazı kendini bilmez öğrencilerin de öğretmenlere yönelik ağır hakaret ve küfür içeren paylaşımları var. Tabi burada öğrencinin de suçu yok.  Eğer siz öğrenciye sorumluluğu olmayan bir iş verirseniz, öğrenci de bunu kendince fırsata çevirir. Düşünsenize, bana fırıncı İsmail deseler, ben öylesine ekmek yaparım. Çünkü benim işim değil. Öğrencinin de işi öğretmene not vermek değil, öğrenmektir.

Öğretmenlere ağır hakaretler, küfürler eden öğrenciler var. Öğretmene ‘Ne kadar not, o kadar not’ diyenler var. Öğretmenlere yönelik öğrencilerin ağır hakaretlerini Sayın Bakan’a özür dileyerek gönderdim. Çünkü o hakaretleri, küfürleri okudukça yüzüm kızarıyor. ‘Sayın Bakanım,  öğretmen öğrenci nazarında ne duruma düştü?’ dedim. Bu küfürleri basınla da paylaştım. Hatta öğretmenin itibarı zedelenir, paylaşmayın diyenler oldu. Ortada öğretmenin itibarı mı kalmış? Bu durum ses getirince, iki gün sonra ‘12 pilot ilde performans değerlendirme sistemi tamamlanmıştır’ denilerek, sessiz sedasız sistemi kapattılar. İnşallah bu film biter,  gelecek günlerde yeniden önümüze gelmez.”

SİZ ÖĞRETMENLER ODASINA KAN DAVASI MI SOKACAKSINIZ? 
Performans değerlendirme sisteminde, sadece öğrencinin öğretmene not vermesi değil,  öğretmenin öğretmene not vermesinin de problemli olduğunu kaydeden Koncuk, bu sistemi getirenlerin öğretmeni öğretmene düşman edeceğini söyledi. Koncuk şunları ifade etti: “Siz öğretmenler odasına kan davası mı sokacaksınız?  Sen bana üç puan eksik verdin, sen beş puan fazla verdin denilerek, öğretmeni öğretmene düşman edecekler. Al başına belayı. Sizin performans değerlendirmeniz bu mu?  Vallahi millet birbirini vurur.  Bu kadar ufuksuz, bu kadar öngörüsüz bir anlayış sergilenmektedir.  Yöneticilik bu mudur?  Yönetici, problemleri yaşanmadan öngörebilen kişidir. Öngörüsü, feraseti olmayan bir yöneticiden yönetici olmaz -ki bu durum öngörü dahi gerekmiyordu- biz tüm bunların yaşanacağını ifade etmiştik.”

Rehber öğretmenlerin nöbet tutması için düzenleme yapıldığına da dikkat çeken Koncuk, “Şimdi ise rehber öğretmenlere nöbet tutmak için bir düzenleme yaptılar.  Bu yanlıştır. Rehber öğretmenin görevi psikolojik danışmanlık yapmaktır. Bu ana görevi sulandıramayız, yok sayamayız. Bu konuda da gerekli hukuki mücadeleyi yapacağız.” diye konuştu.

YARIM PUANLIK ZAMMI ARTIŞ OLARAK GÖRÜP, İYİ ZAM ALDIK DERSENİZ, İŞTE BÖYLE ELEŞTİRİLER ALIRSINIZ
Toplu sözleşme görüşmelerine de değinen Genel Başkan Koncuk, bu dönemi rezalet olarak nitelendirdi. 2018 yılı için yüzde 4+3.5, 2019 yılı için ise yüzde 4+5 zam oranlarına imza atıldığını hatırlatan Koncuk, “Memur-Sen’in Genel Başkanı Ali Yalçın toplu sözleşme metni imzalamadan 5 saat önce ‘Mevcut durum itibariyle müzakereye hazır ama imzaya uzağız. Adım atılır ve birkaç puan masaya sunulursa müzakere süreci biter’ demişti. Gece saat 1’de yarım puanlık artış yapıldı, bunun üzerine imzayı bastı. Peki mesele sadece zam mı? Hayır. Toplu sözleşme metni bomboş bir metin.

Geçtiğimiz günlerde İstanbul’da ILO Toplantısı yapılmıştı. Zam konusu açılınca ’İyi zam aldık’ dedi. Ben de bunun üzerine ‘Neresi iyi?’ diye çıkıştım. Yarım puanlık zammı artış olarak görüp, iyi zam aldık derseniz,  işte böyle eleştiriler alırsınız.”

Kamu çalışanlarının bu yaşananlardan sonuç çıkarması gerektiğini kaydeden Koncuk, günlük geçici menfaatlerle sendikal tercihlerin ortaya konulması durumunda başımızın beladan kurtulamayacağını belirtti.

KİM Kİ HAKSIZLIKLA BİRİNİN STAJYERLİĞİNİ KALDIRMAZ, ONU ANASINDAN DOĞDUĞUNA PİŞMAN EDERİZ. HİÇ KORKMAYIN
Stajyer öğretmenlere yönelik baskıyı da gündeme getiren Koncuk, “Kim ki haksızlıkla birinin stajyerliğini kaldırmaz, onu anasından doğduğuna pişman ederiz. Hiç korkmayın. Bu sanal bir korkudur. Yandaş soytarıların uydurduğu gerçek olmayan bir korkudur. Geçenlerde stajyerliği kaldırılanların ve kaldırılmayanların sendikalara göre dağılımı yayınlandı. Stajyerliği kaldırılmayan en fazla sendika üyesi bunların. Yani kelin ilacı olsa başına sürer. Yalanla dolanla, mesleğine yeni başlamış çocukları korkutmak, serseri, ahlaksız bir anlayış sergilemek nasıl kabul edilebilir?” diye konuştu.

SAYIN CUMHURBAŞKANI, ‘ İNŞALLAH ANAYASAYI DEĞİŞTİRECEK ÇOĞUNLUĞU ELDE EDERSEK ANAYASAYI VE 657 SAYILI DMK’YI DEĞİŞTİRİRİZ.’ DİYOR. PEKİ 2 MİLYON 600 BİN MEMURUN OYU YOK MU SAYIN CUMHURBAŞKANIM?’
Son günlerde yine 657 sayılı DMK’nın tartışıldığına dikkat çeken Koncuk, asıl amacın devlet memurluğu kavramının ortadan kaldırılmak olduğunu kaydetti. Koncuk şöyle konuştu: “Sayın Cumhurbaşkanı son günlerde ‘657 Sayılı DMK değişmeli ama önce Anayasa’nın 128. Maddesi değişmeli’ diyor. Biz Türkiye Kamu-Sen olarak yıllardır bunu anlattık. Zira Anayasa’nın 128. Maddesi değişmeden devlet memurluğu kavramı ortadan kaldırılamaz. Asıl mesele 657 Sayılı DMK’nın değiştirilmesi değil, devlet memurluğu kavramının çalışma hayatından çıkarılmasıdır. Herkesin çalışan adıyla anıldığı yeni bir sistem getirecekler. İstediği kişileri belki de kıdem tazminatı dahi vermeden bir suç isnat ederek, onları kapının önüne koyacakları bir sistem ihdas etmek istiyorlar. Kimse kusura bakmasın. Böyle bir sisteme göz yummayız. Sayın Cumhurbaşkanı, ‘ İnşallah Anayasayı değiştirecek çoğunluğu elde edersek Anayasayı ve 657 Sayılı DMK’yı değiştiririz.’ diyor. Peki 2 milyon 600 bin memurun oyu yok mu Sayın Cumhurbaşkanım?’ Bizim de oyumuz var. Hem de her memurun sadece bir oyu yok. Devlet memurları bilgisi, donanımı, çevresinde saygı görmesiyle birçok oya etki edecek insanlardır. Hem oyumuzu isteyeceksiniz hem de 657 Sayılı DMK’yı değiştirerek, iş güvencemizi yok edecek bir sistem ihdas edeceksiniz. Bu, siyaseten de doğru değildir.

Koncuk’un konuşmasının ardından gerçekleştirilen Genel Kurul seçimlerinde Türk Eğitim-Sen Sinop Şubesi Yönetim Kurulu, 110 delegenin tamamının oylarını alarak şu isimlerden oluştu; Turgay Şen, Metin Argun, Yusuf Yalçın Benli, Özkan Yalçın, Levent Payzın, Ersel Erten, İsmail Kurtoğlu. Denetleme Kurulu’na ise; Hamza Yaşar, Sezgin Demirci, Selahattin Irmalı, Halil Öztürk, Ömer Tekin seçildi.

Türk Eğitim Sen Sinop İl Başkanı Turgay Şen, Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk ve Türk Eğitim-Sen Genel Mali Sekreteri Seyit Ali Kaplan'a kotra hediye etti.
 

HABER ETİKET :
HABER ETİKET :
[176 Gösterim]
[Tarih (yy/aa/gg) : 2017-11-13]
Adınız :
E-Mail Adresiniz :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu :    
   
GÜNÜN DİĞER HABERLERİ
E-GAZETE