SANATÇILARIN BÜYÜK VEBALİ VAR!

Yazdır
Paylaş
Prof. Dr. Yavuz Bayram, Sinop’ta düzenlenen sempozyumda yaptığı konuşmada, “Kopya konusunda bizim sanatçılarımızın çok büyük vebali vardır. Çünkü kopyanın reklamını yapmışlardır” dedi.
SANATÇILARIN BÜYÜK VEBALİ VAR!

Prof. Dr. Yavuz Bayram, Sinop’ta düzenlenen sempozyumda yaptığı konuşmada, “Kopya konusunda bizim sanatçılarımızın çok büyük vebali vardır. Çünkü kopyanın reklamını yapmışlardır” dedi.
Sinop Üniversitesi’nin ev sahipliğini yaptığı “Uluslararası Gençlik ve Ahlâk Sempozyumu”na katılan ve sempozyumun başkanlığını yapan Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi(OMÜ) dekanı Prof. Dr. Yavuz Bayram çarpıcı açıklamalarda bulundu. Sanat dünyasında bir çok sanatçının kopyanın reklamını yaptığını savunan Bayram; “Kopyanın özetle gençlerin önüne bir marifetmiş gibi sunulduğunu görüyoruz.  Televizyonda öyle bir algı oluşturuyorlar ki kopyayı insanlar çok normal, hatta bir beceri olarak karşılıyorlar” dedi.
Konuşmasına, sempozyumun  önemine vurgu yaparak başlayan Prof. Dr. Yavuz Bayram; “İçinde yaşadığımız son dönemde aslında ahlak eğitimine de ne kadar ihtiyacımız olduğunu gösteriyor. Dünyaya egemen olmak isteyen bütün güçlerin hedefinde gençlik var. Gençliği ele geçiren her şeyi ele geçirmiş oluyor. Güç gençlerde ama o gücü yönlendirenler, kullananlar dünyayı yöneltmiş oluyorlar” dedi.

GENÇLERİMİZ ÇOK SAMİMİ
Bugün insanlığın en çok samimiyete ihtiyaç duyduğunu dile getiren Bayram; “Ben geçlerle ilgili farklı bir şeyi dikkat çekmek istiyorum. Branşım gereği okuma alışkanlığı ile ilgili bir çalışma yapmıştım.  O çalışma esnasında ben şunu fark ettim. Aslında gençler güzel ahlakın doruğuna ulaşmış oluyorlar.  Alışkanlıklar bağlamında da. Mesela çok güzel kitap okuyorlar. En yüksek düzey ilk dört sınıfta, en düşük dönem ise üniversiteden sonra. Ben bunu istatistiklerle birlikte gözlemledim, tespit ettim. Dolayısıyla meslek hayatına atıldıktan sonra okuma düzeyi de düşüyor, ama samimiyet en yüksek düzeyde gençlerde oluyor. Samimiyet insan ömrünün hiçbir evresinde gençlik dönemindeki kadar zirvede olmuyor. Bu samimiyet ise belki bugün en çok ihtiyaç olduğumuz değer” şeklinde konuştu.

“ROL -MODEL NOKTASINDA BİZİM CİDDİ BİR SORUNUMUZ VAR”
Gençlere nasihat vermenin hiçbir işe yaramadığına dikkati çeken Bayram; “Bizim tarihimizde gençlere nasihat eden o kadar çok eser var ki. Ama en çok nasihatlerin arttığı dönem Türk Edebiyatı’nda 17. Yüzyıl sonrasındadır. En çok nasihate ihtiyaç duyulan dönemlerdir çünkü bunlar. Maalesef bunlar yeterince etki etmemiştir. Önemli olan rol-model olmaktır. Rol -model noktasında bizim ciddi bir sorunumuz var. Çünkü bizim toplumumuzun önüne konan rol modeller Türkiye Cumhuriyetine, vatandaşlarına , Türk milletine hizmet eden rol modeller  ola gelmemiştir. Genel için söylüyorum bunu. Bunlardan çok istisnalar elbette var. Ama genellikle böyle olmamıştır” diye konuştu.

“OLUMLU ÖRNEKLERDEN ÇOK OLUMSUZ ÖRNEKLERLE KARŞILAŞIYORUZ”
Konuşmasında, kopyanın hırsızlık olduğunu belirten Bayram; “Sanat dünyası, sanatçılarımız, toplumun önderleri , yani söz düştüğü zaman biz toplumun önderleriyiz diyorlar, öyle olmalılar, öyle beklentimiz de vardır, önayak olmalı ama nerde önayak oluyorlar bize?. Hangi güzellikte önayak oluyorlar. Buna geneli söylemeden kast ediyorum, belirli yaşanmış tecrübeler dayanarak bunu söylüyorum.  Maalesef olumlu örneklerden çok olumsuz örneklerle karşılaşıyoruz.  Bir eğitimci olarak örneğin kopya konusunda. Kopya nedir?. Kopya hırsızlıktır. Başkalarının emeğini çalmaktır.  Kopya çekerek mezun olan bir insanın ömrü boyunca kazandığı ekmekte, parada haram vardır demektir yani.  Ben ilahiyatçı değilim ama böyle olduğuna inanıyorum., böyle olduğuna da eminim. Hırsızlık yani bu. Bu kopyadan kastım sadece birilerinin yaptığı gibi ÖSYM sınavındaki kopyayı kast etmiyorum. Özür dileyerek söylüyorum bu elbette ki o da kopyanın daniskası ama vize sınavlarında da çekersin, final sınavlarında da çekersin, onlar da hırsızlıktır. Kopyanın gerçekten bütünüyle ortadan kaldırılması lazım” ifadelerine yer verdi.

“KOPYANIN REKLAMI YAPILMIŞTIR”
“Dolayısıyla kopya konusunda bizim sanatçılarımızın çok büyük vebali vardır” diyen Bayram; “Çünkü kopyanın reklamını yapmışlardır. Televizyonlarda, dizilerde, sinemada, şurda, burda… Şöyle sanatçı, böyle sanatçı, anlı-şanlı dediğimiz insanlar yeri gelmiş, bu noktada hiçbir dahili olmayanlar var, çok sorumlu davranalar var, onları tenzih ediyorum ama; bu kopyanın reklamı pek çok programda, dizide, filmde yapılmıştır. Kopyanın özetle gençlerin önüne bir marifetmiş gibi sunulduğunu görüyoruz.  Televizyonda öyle bir algı oluşturuyorlar ki kopyayı insanlar çok normal,  hatta bir beceri olarak karşılıyorlar. Daha bu noktada özellikle sadakat kavramının dejenere edilmesi, içinin boşaltılması noktasında onların yine çok büyük günahı, vebali vardır. Onun dışında Türkçeyi bilmeyen Türkçe Öğretmenleri ile de karşılaşıyoruz, sayılarla aram yok diyen matematik öğretmenleri ile de karşılaştım. Bütün bunlar bir samimiyet sorunudur” dedi.



 

HABER ETİKET :
HABER ETİKET :
[599 Gösterim]
[Tarih (yy/aa/gg) : 2016-10-07]
Adınız :
E-Mail Adresiniz :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu :    
   
GÜNÜN DİĞER HABERLERİ
E-GAZETE