Sinop Ticaret ve Sanayi Odası Disiplin Kurulu Başkanı ve İş adamı B. Bülent Gökmenoğlu ile gündem üzerine röportaj

Yazdır
Paylaş
Sinop Ticaret ve Sanayi Odası Disiplin Kurulu Başkanı ve İş Adamı B.Bülent Gökmenoğlu seçim sonuçları ve kentimizin gündemi ile ilgili değerlendirmelerde bulundu.
Sinop Ticaret ve Sanayi Odası Disiplin Kurulu Başkanı ve İş adamı B. Bülent Gökmenoğlu ile gündem üzerine röportaj
Gazetemizin yeni görevi ile ilgili sorduğu sorulara samimiyetle cevap veren B.Bülent Gökmenoğlu, röportajında şu bilgileri verdi;

Sinop Pusulası; Seçim sonuçlarını nasıl değerlendiriyorsunuz?
B. Bülent Gökmenoğlu -
Öncelikle Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekilliği seçim sonuçlarının ülkemize, kentimize ve günlük yaşamımıza etkisinin hayırlı olmasını diliyorum.

Sinop Pusulası; Bu sonuçlar ekonomiye nasıl yansır?
B. Bülent Gökmenoğlu -
Bunu bekleyip göreceğiz. Seçim ekonomisi uygulandı mı bilmiyoruz. Mali disiplinden ne kadar taviz verildi ya da verildi mi bunu bilmiyorum. Seçim atmosferinde ekonomik enstrümanların hangisinin ne oranda nasıl kullanıldığını kısa vadeli verilerde görebileceğiz bence. Faiz-kur konusunda bu iki temel ekonomik göstergenin bir sarmala mı dönüşeceğini yoksa faiz-kur dengesi haline mi geleceğini çok kısa zamanda göreceğiz. Umarım bir denge halinde görürüz.

Sinop Pusulası;  Biraz geç de olsa Sinop Ticaret ve Sanayi Odası Disiplin Kurulu Başkanlığınızı kutluyor, başarılı olmanızı diliyoruz. Bize bu görevdeki hedeflerinizi anlatır mısınız?
B. Bülent Gökmenoğlu -
İyi dilekleriniz için teşekkür ederim. Ticaret ve Sanayi Odası yeni yönetimi ve yetkili arkadaşlar benim bu görevi üstlenmemi rica ettiler ve mutabakatla bu göreve getirildim. Aslında bu sonucun arka planı da ilgi çekicidir. Yeni göreve gelen Başkan Sayın Salim Akbaş'a; STSO'ya Başkan olması gerektiği fikrini yanılmıyorsam ilk söyleyen ya da söyleyenlerden ve uzun zaman evvel altyapı çalışmalarını başlatan kişi bendim. Sağ olsunlar onlarda bana güvendiler, prensiplerimden asla vazgeçmeyeceğimi, vicdan ve adalet anlayışımı yakından bildiklerinden olsa gerek ki bu kadar yoğun olan iş ve siyasi çalışmalarıma rağmen bu görevde olmamı istediler.

Hedeflerimin ne olduğunu soruyorsunuz. Bu görevi simgesel yapmayacağımı herkesin bilmesini istiyorum. Öncelikle ülke gündemi konularından en yakıcı olanı TERÖRÜN FİNANSMANI konusudur. Bu konuda kılı kırk yararak çalışmak zorundayız. Yönetim Kurulumuz bize böyle bir şüphe ve soruşturma gereği ile bir dosya gönderdiğinde devletin ilgili bütün kurumları ile işbirliği içinde olup en objektif şekilde adaletsizlik içermeyen her kararı tereddütsüzce almalıyız.

Sinop Pusulası; Peki piyasada yaşanan durgunluk ortamında kendi kalibresinde ticaret yapan iş adamı üyelerinize, işletmelere, şirket yöneticilerine tavsiyeleriniz nelerdir?
B. Bülent Gökmenoğlu -
Bu soru için de teşekkür ederim. Çünkü çok güncel konuları barındıran bir konu bu.

Bizim gibi gelişmekte olan ülkeler ekonomi bazen coşar bazense daralır ama çoğu kez daralır, durgunlaşır.

Odamıza kayıtlı olsun olmasın tüm girişimcilerimize öncelikle 'KÖK" işlerini yapmalarını öneriyorum. Yani halkımızın deyimiyle ile bildikleri işleri yapmalarını öneriyorum.

Bunun dışında daha da önemlisi işlerini, şirketlerini, güncel mevcut piyasa durumuna göre güncellemelidirler. Gerekirse küçülmelerini, kök işlerine yatırım yapmalarını, insana yatırım yapmalarını, kurumsal kadro politikalarını yeniden gözden geçirmelerini, duygusal davranmamalarını, döviz ile borçlanmamalarını ve nakitte kalmalarını öneriyorum.

Başka örneklerden ziyade kendimden örnek vererek ne demek istediğimi açıklayayım;

80 li yıllarda ekmeğimi kazanmak için gittiğim İstanbul'dan memleketim olan Sinop'a 10 küsur yıl önce döndükten sonra ortağım ile birlikte müthiş yatırımlar yaptık. Bununla beraber inşaat sektöründe imalatın kalitesini oldukça yukarılara çeken inşaatlar yaptık.

Ortağımla birlikte Rusya'da çeyrek asrı geçen zamandır inşaat alanında faaliyet gösteriyoruz. Şu anda elimizde Nijninovograd'da Nijni nehri kenarında 12 dönüm üzerinde etaplık programda villa kent yapıyoruz. Ortağım doğal olarak Rusya’da, buraya geldiğinde bir hafta 10 günden fazla kalamıyor. Bende yoruldum eskisi gibi uzun soluklu iş takipleri için Rusya'ya gidip gelemiyorum. Örneğin Rus Uçağının düşürülmesi ile başlayan kriz bizi çok yordu. Ne ortağım Türkiye’ye gelebildi, ne ben Rusya’ya gidebildim. Yani Uluslararası ilişkilerdeki gel-gitler, krizler ve sürpriz gelişmeler tüm Türk girişimcileri yorduğu gibi, bizleri de yordu. Bu nedenle önümüzdeki süreçte ekonomik gelişmeleri de gözeterek durum değerlendirmesi yapacağız.

Her iki ortak olarak faaliyet alanlarımızı gözden geçirip, günün koşullarına göre değerlendireceğiz. Ben ise B. Bülent Gökmenoğlu olarak AİLE ŞİRKETİ pozisyonunda faaliyetlerimize devam etmeyi planlıyorum. Çünkü piyasanın durumu, ekonomide kısa orta vadeli beklentiler mevcut duruma göre bu adımların atılması gerektiğini öngörmekteyiz. Allah kimseyi gördüğünden geri bırakmasın. Tüm insanlar için bunu diliyor temenni ediyorum.

Bunları neden anlatıyorum? Her firma, her iş hangi büyüklükte faaliyet gösterirse göstersinler günün koşullarına ayak uyduracak önlemleri almalı, mali, idari, borç yönetimi, faaliyet niteliklerini günün koşullarına uygun hale gelmeleri acil olarak gerekmektedir. Bir şirket, kurucusunun çocuğu gibidir. Bu bin bir emekle yetiştirdiğiniz çocuğun yanlış kararlarla ticaret ahlakına uymayan mücadelelerle elinizden alınmasına, hatta Allah korusun öldürülmesine izin vermeyin. Önlemlerini alsınlar lütfen.

Sinop Pusulası; Ticaret ve Sanayi Odası’nın çalışma anlayışının nasıl olmasını düşünüyorsunuz?
B. Bülent Gökmenoğlu -
Aslında bu Oda Meclisinin ve Yönetim Kurulunun vereceği kararlar çerçevesinde yapılacaklarla belli olacaktır. Yeni Başkanın bildiğim kadarıyla bu makama gelirken diyet borcu yoktur. Tersini görmediğim müddetçe de icraatlarını iyi niyetle ve pozitif katkı vermek için faaliyet göstereceğim.

Çünkü ticaret odası geçmiş faaliyetlerini analiz ederken kırmızı çizgilerimin neler olduğunu, Sinop iş piyasasındaki ticaret ahlakına yönelik, ticari faaliyetlerine yönelik, temsil bütçesinin kullanılmasına yönelik eleştirilerimi, yeni dönemde bu alanlardaki yapılması gerekenleri dilimin döndüğünce uzun uzun anlatmıştım. Bundan sonra söyleyeceklerimi sadece Ticaret Odası için söylemiyorum. Çünkü henüz görevlerimizde çok yeniyiz, bir performans değerlendirmesi yapacak kadar zaman geçmedi. En inandığım konulardan birisi bu alanlarda kibir, her şeyi bilme hastalığına yakalanmamak gerektiğidir. O ve ona benzer oyla gelinen her makam 'dinleme' makamıdır. İnsanlara dokunma, nobranca davranmama makamıdır. Bu makamlar her şeyi ben bilirim yerleri değildir. Bu makamlar söz verme  erdeminin yeniden, bir daha, bu da yetmez bir daha devamlı  inşa edileceği makamlardır.  Bu yerlerde; kompleksle, kibirle, kaba-saba davranma, her şeyi ben bilirim ile başarılı olunması mümkün değildir. Böyle davranmakta devam eden yönetici kişi kendini rezil eder hem de kendisinden nefret ettirir. O makamda olduğunuz müddetçe gerekenleri yüzünüze söyleyemeyenler makamdan ayrıldığınızda ve o makamın gücü artık elinizde olmadığında sizinle dalga geçerler ve selamınızı alacak insanı zor bulursunuz.

Umuyorum bu ve buna benzer hataları bu dönemin Ticaret ve Sanayi Odası Meclisi ve Yönetiminde görmeyiz.

Seçilerek hangi makama gelinmiş olunursa olunsun, insanların umudunu yüklenmiş yöneticilerimiz bu söylediğim tehlikelere inşallah düşmezler. Çünkü insanımızın oyu ile gelinen yerler "EGO" savaşı çıkarılacak yerler değildir. OY ile hangi makama gelinirse gelinsin insanlarla ilişkilerde duvar örmek değil gönül köprüsü kurmak gerekir. Benim yöneticilik felsefem budur. İnşallah OY ile görev aldığımız her yerde bu anlayışı, bu felsefeyi her şeye rağmen uygulayacağız. Bu benim namus ve şeref sözümdür.

Sonuç olarak adı geçen ve benzer halkın oyunu almaya mazhar olmuş makamların temsilcileri umuyorum bu hatlara düşmezler. Veya varsa bu hatalar içinde olanlar bu satırları bir farkında olma amacı ile okur ve hatalarından vaz geçerler. Bu kent hepimizin, BAŞKA SİNOP YOK.  Sinop terk edilmiş, çaresiz ve yalnız değildir. Sinop’a Sinop’un hak ettiği değeri verebilecek çokça evladı olduğunu etrafına dikkatlice tarafsız bakabilen herkes görebilecektir.

Deniz insanlarının kullandığı çok güzel bir deyimde de belirtildiği gibi "AYNI TAVANIN BALIĞIYIZ". Ve isteyelim istemeyelim Sinop ta bir gün bir yerde karşılaşırsınız ve insanların yüzüne bakabilecek olmalısınız...

Sinop Pusulası; Teşekkür ederiz.
B. Bülent Gökmenoğlu -
Gazeteniz vasıtası ile görüşlerimi ifade edebilmeme imkan verdiğiniz için ben teşekkür ederim, iyi çalışmalar diliyorum. 

 

 

HABER ETİKET :
HABER ETİKET :
[426 Gösterim]
[Tarih (yy/aa/gg) : 2018-06-28]
Adınız :
E-Mail Adresiniz :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu :    
   
GÜNÜN DİĞER HABERLERİ
E-GAZETE