TARİHE 'CAN' VERECEKLER

Yazdır
Paylaş
Sinop’un Gerze İlçesinde tarihi bir bina çoğunluğu kadınlardan oluşan kursiyerler tarafından tepeden tırnağa restore ediliyor. 8 aylık kursun ardından işe koyulan kursiyerler önümüzdeki 5 ay içerisinde tarihi binayı aslına uygun bir şekilde inşa edecek.
TARİHE 'CAN' VERECEKLER
Sinop’un Gerze İlçesi Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü tarafından hayata geçirilen
 
“Tarihi Sinop Evlerinin Restorasyonunda Çalışacak Nitelikli İş Gücünün Yetiştirilmesi” projesi kapsamında kursiyerler tarihi bir binayı restore ediyor. Yüzde 90’ı Avrupa Birliği tarafından hibe destekli olan projede 20’si kız olmak üzere 35 kursiyer yer alıyor. Projenin koordinatörlüğü ise Sevim Ay yürütüyor. Proje eğitimleri Restoretör Mimar Hülya Civlez, Restorasyon Ustası Mehmet Özvin ve Mimar Serkan Kıvrak tarafından verilirken,  projede danışman mimar olarak Mehmet İsmet Aykın görev alıyor. Proje ile ilgili olarak gazetemize bilgi veren Gerze Halk Eğitim Merkezi Müdürü Nazım Aksu, Çarşı mahallesindeki tarihi binanın restorasyonuna başlamadan önce kursiyerlerin ön çalışmalar kapsamında Boyabat evlerinden birinin aslına uygun ölçekli modelini yaptıklarını söyledi.
 
“SİNOP’U HEDEF ALDIK”
“Projemiz 2012-2013 yılında yazımı gerçekleşen Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na bağlı bir proje” diyen Aksu; “2013 yılında başvurusunu yapmıştık. 2016 yılı başında ise projemiz Mart ayı itibari ile imzalanarak uygulamaya koyuldu. Toplamda 340 bin avroluk bir proje. Projemiz 15-29 Yaş arası gençlerin istihdamına yönelik bir proje. Gerze’de uygulanıyor ama biz genel olarak Sinop’u hedef aldık. Amacımız tarihi dokuyu korumak ve bu konuda Sinop’umuzu tüm ilçeleriyle birlikte hem tarihi ve turistlik olarak gezilebilecek bir  şehir haline getirmek hem de İŞKUR ve bu alanda iş yapan şirketlerle işbirliği yaparak gençlerimizin istihdam edinebilirliğini artırmak” dedi.
 
“8 AY EĞİTİM VERİLDİ”
Kursiyerlere restorasyona başlamadan önce 8 ay gibi bir eğitim verildiğini hatırlatan Aksu, “Projemiz Mesleki Uygulama ile Teorik Uygulamalardan oluşan bir proje. Mesleki uygulamada 3 aşamada biz kurs verdik. Bunlar ahşap, kagir dediğimiz betonarme ve süslemeden oluşan mesleki derslerimizi verdik. Teorik bölümlerini ders ortamında ve atölye ortamında sağladık . Nisan ayından beri biz kursiyerlerimiz hem atölye ortamında hem de ders ortamında teorik olarak yetiştirdik. Şimdi ise geriye kalan bir yıllık bir proje bu. Geriye kalan bölümde ise uygulama evinde Gerze Belediyesi’ne ait kamulaşmış bir binada öğrendiklerini hem atölye ortamında hem de teorik olarak öğrendiklerini uygulama imkanı sunduk. Ve binamızı tepeden tırnağa, aslına uygun bir şekilde inşallah tamamlamayı planlıyoruz. Tarihi binayı  öğretmenlerin ve usta öğreticilerin kontrolünde  tamamen kursiyerlerimiz yapıyor” diye konuştu.
 
“YENİ MESLEK EDİNEN KURSİYERLER OLDU”
Teorik bölümleri uygulanırken bazı ihtiyaçların da ortaya çıktığını dile getiren Gerze Halk Eğitim Merkezi Müdürü Nazım Aksu; “Restorasyonda evet nitelikli biz insan yetiştireceğiz ama binayı okuyacak bir insana ihtiyaç var derken çizim yapabilecek, bu alanda mimarların yanında çalışabilecek bir kurs planladık. Onu devreye soktuk. O da çok başarıyla sürdü ve bir çok öğrencimiz inşallah proje sonunda çizimci olacak, mimarların yanında çalışacak” şeklinde konuştu.
 
Restorasyonda görev alan kursiyerlerin tuğla taşıyarak çivi çaktıklarını, zımpara yaptıklarına dikkati çeken Restorasyon Ustası Mehmet Özvin ise, yaptığı açıklamada; “Bu işe başlamadan kendilerine zorluklardan bahsetmiştik. Bir restorasyon çalışmasında kereste taşımanın da tuğla taşımanın da bir sanat olduğunu onlara anlatıyoruz. Şu ana kadar kız arkadaşlarımız güçleri yettiğince görevlerini en iyi şekilde yapıyor. Hatta el becerisi bakımından erkeklerden önde olduklarını söyleyebiliriz." Dedi.
 
Özvin, üniversiteli kursiyer gençlerden çok memnun olduklarını dile getirerek; “Akademik eğitimlerini farklı alanlarda yapmış arkadaşlarla çalışmak çok keyifli. Hepsi restorasyon çalışmalarına kendilerinden bir şeyler katıyorlar. Özellikle kız arkadaşlarımızın çalışmalara büyük katkıları var. Bir işe kadın eli değdiği zaman sonuçları daha güzel oluyor. Belki kız arkadaşlarımıza kereste, tuğla taşımak zor geliyor olabilir ancak henüz serzenişte bulunan olmadı. Biz mutluyuz, sanıyorum onlar da mutludurlar." İfadelerini kullandı.
 
“SEVEREK YAPIYORUZ”
Böyle bir projede yer almaktan mutlu olduğunu dile getiren kursiyerlerden Arzu Bostancı; “Öncelikle Gerze’de bu tür projenin olması bizi çok mutlu ediyor. Hem burada bir deneyim yaşıyoruz hem de bir mesleğe sahip oluyoruz” dedi.
 
“BAYANLARIN AĞIRLIKTA OLMASI ÖNEMLİ”
Gönüllü olarak çatı katında çalışan Aslıhan Ünal ise görüşlerini şu sözlerle dile getirdi, “Normalde bütün katlara yetişmeye çalışıyoruz. Aşağıda pencere, raspa, sıva hepsini yapıyoruz.  Melasa dün çatıdaydık. Çatıda sökmelerini filan yapıyoruz. Döşemeleri askıya aldık. Normalde zor ama eğlenceli yani. Bayanların ağırlıkta olması bu işte daha önemli. Çünkü her zaman erkekler ön planda tutuluyor. En azından burada bayanların da neler yapabileceğini göstermiş oluyoruz herkese”
 
Uludağ Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümünden mezun Hüsniye Çömlekçi, gazetede gördüğü bir haber üzerine projeye başvurduğunu söyledi.
 
Zaman zaman yorulduklarına işaret eden Çömlekçi, "Benim en çok istediğim şey, bir inşaatta yer almaktı. Burası o bakımdan gerçekten ideal bir yer. Zorluğu var. Kereste, tuğla kaldırırken tabi ki yoruluyoruz ama severek yaptığım için kollarımdaki ağrı benim için önemli olmuyor." diye konuştu.
 
Dumlupınar Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümünden mezun Elif Gül ise mezun olduğu alanda iş bulamadığı için restorasyon çalışması içinde yer almak istediğini anlattı.
 
Proje tamamlandığında restorasyon alanında çalışmak istediğini dile getiren Gül, "Biz bayanlar için biraz zorluğu olsa da zevkli bir iş. Mezun olduğum alanda iş bulamayınca burada çalışmaya karar verdim. Proje bitiminde iş imkanı olursa restorasyon alanında çalışmaya devam etmek istiyorum." diye konuştu.
 
Muğla Üniversitesi Arkeoloji Bölümünden mezun Doğukan Şahin de restorasyon çalışmasının, kazıdaki gibi titizlik ve dikkat isteyen bir iş olduğunu söyledi.
 
Hem arkeoloji hem de restorasyon alanlarında ilerlemek istediğine işaret eden Şahin, şöyle konuştu:
 
"Aslında her iki alan birbiriyle bağlantılı. Şu an tarihi bir evi restore ediyoruz. Belki ileride bir tapınağı, kiliseyi restore ederiz. Sonuçta iki alanda da çalışırken çok dikkatli ve titiz olmalıyız. Katıldığım kazı çalışmalarında burada olduğu gibi çalışma anında fazla hareket etmezdik. En ufak detaya dikkat ederdik. Aralarındaki fark, birinde toprakla, birinde tahtayla haşır neşir oluyorsunuz."
HABER ETİKET :
HABER ETİKET :
[92 Gösterim]
[Tarih (yy/aa/gg) : 2016-11-14]
Adınız :
E-Mail Adresiniz :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu :    
   
GÜNÜN DİĞER HABERLERİ
E-GAZETE