TÜRKİYE’DE EĞİTİM ÖZELLEŞİYOR

Yazdır
Paylaş
Eğitim-İş Sendikası Genel Başkanı Orhan Yıldırım, Türkiye’de çözülemeyen en önemli konunun eğitim sorunu olduğunu ifade etti. Türkiye’de eğitim özelleştirmek istenildiğini belirten Yıldırım, “Devletimiz ne yazık ki sağlık sektöründe olduğu gibi eğitim sektöründe de özelleştirmenin önünü açmak istemektedir. Eğitim-İş Sendikası olarak özelleşmeye tamamen karşıyız” dedi.
TÜRKİYE’DE EĞİTİM ÖZELLEŞİYOR
Eğitim İş Sendikası Genel Başkanı Orhan Yıldırım, sendikanın tanıtımı ve Türkiye’de eğitimde yaşanan sorunlar ve çalışanların değerlendirmelerini almak için dün Sinop’a geldi.  Karadeniz gezisi kapsamında dün Sinop’taki sendika binasında açıklama yapan Eğitim-İş Sendikası Genel Başkanı Orhan Yıldırım, Türkiye’de çözülemeyen en önemli konunun eğitim sorunu olduğunu ifade etti.

Öğretmen Performans Değerlendirme ve Aday Öğretmenlik İş ve İşlemleri Yönetmeliği Taslağı'nı eleştiren Yıldırım, “Böyle bir taslak müfredatın asla uygulamaya geçmemesi gerektiğini söylüyoruz." dedi.

 

 

 

Performans sisteminin bu haliyle hiçbir öğretmenin yanında olmayacağını iddia eden Yıldırım, “Hiçbir sendikanın böyle bir performans sistemini desteklemeyeceğini, performans sisteminin öğretmenleri ve eğitimdeki sorunları daha da fazla artıracağını, dolayısıyla öğretmenlerin Türkiye'nin tüm köy, kasaba okulları başta olmak üzere fedakarca çalıştıkları bir noktada mesleğin yeniden karışıklığa sürüklenmesine yol açacağını, dolayısıyla böyle bir taslak müfredatın asla uygulamaya geçmemesi gerektiğini söylüyoruz." Diye konuştu.

“TÜRKİYE’DE ÇÖZÜLEMEYEN EN ÖNEMLİ KONU EĞİTİM SORUNU”

“Milli Eğitim Bakanlığı sürekli sınav sistemlerini değiştirerek oynamamalıdır” diyen Yıldırım, “Sayın Cumhurbaşkanının ifade ettiği bir cümle var. “Türkiye’de çözülemeyen ya da problemleri halledilemeyen en önemli bakanlık Milli Eğitim Bakanlığı’dır, Milli Eğitim sorunudur”. Buna biz de katılıyoruz. Milli Eğitim Bakanlığı ve milli eğitim sisteminde sorunlar bitmemiştir. Bunun tek bir sebebi vardır. Uzun yıllardır iş başında olan iktidarın bu sürede 6 bakan değiştirmesi ve her iş başına gelen bakanın geldiği andan itibaren kendisinden önce gelen aynı siyasi parti bakanının getirmiş olduğu sınav sistemini kötüleyerek kendisinin yeni bir sınav sistemi getirmesidir. 6 kez bakan değişti, 6 yeni eğitim sistemi değişti ve ne yazık ki tamam mı da birbirinden daha kötü” şeklinde konuştu.

“TÜRKİYE’DE EĞİTİM ÖZELLEŞİYOR”

Yıldırım, uygulanmak istenen sistemin özelleştirmeye zemin hazırladığını da vurguladı. Türkiye’de öğretmen olmanın başka bir meslekte memur olmanın çok ötesinde olduğunu dile getiren Yıldırım,  Türkiye’de öğretmen olabilmek için bir çok aşamadan geçmek zorunda olduklarını belirtti.

Yıldırım, “Tüm bu zorluklara rağmen öğretmenimizi yeni çıkarılmak istenen yönetmelik ve performans yönetmeliği ile bir kez daha mesleğinin sorgulanmasına eden olacağı için Eğitim İş Sendikası olarak bunu kabul etmiyoruz. Performans yönetmeliği ticari kuruluşlarda, dünyanın kapitalist ülkelerinde uygulanan bir sistemdir. Halbuki eğitim sistemimiz anayasamızda da belirtildiği üzere devlet tarafından Türkiye’deki tüm çocukları, eğitim çağındaki tüm çocuklarımıza parasız, bilimsel, çağdaş, erişilebilir, sürdürülebilir ve yurtları da dahil olmak üzere hizmet olarak sunmak zorundadır. Ancak devletimiz ne yazık ki sağlık sektöründe olduğu gibi eğitim sektöründe de özelleştirmenin önünü açmak istemektedir. Eğitim-iş Sendikası olarak özelleşmeye tamamen karşıyız. Eğitim bakanlığımızı  bir kez daha uyarıyoruz. Bu performans taslak yönetmeliğini asla gerçek anlamda uygulamaya koymayınız. Performans yönetmeliği eğer uygulamaya konuldu anda Eğitim-İş Sendikası olarak  dava açacağımızı ve bu davaların tamamını da kazanacağımızı kendilerini ilettik” ifadelerine yer verdi.

“ÜCRETLİ ÖĞRETMENLİĞE KARŞIYIZ”

Yıldırım, 109 bin öğretmen açığı olduğunun bilindiğini de kaydetti ve ihtiyaç olan bu rakamın tamamının kadrolu olarak atanmasını istedi. Ücretli öğretmenlik uygulamasından vazgeçilmesi gerektiğini söyleyen Yıldırım, "Milli Eğitim Bakanlığı’mızın bizzat yapmış olduğu bir açıklama var. Türkiye’de 109bin öğretmen açığı vardır. Atanmamış, mezun olmuş 400 bin öğretmenimiz de işsiz bir şekilde Türkiye’de ne yazık ki evlerinde beklemektedirler. 109 bin öğretmen açığı var iken devletimiz bu 109 bin  açığı bir an önce kapatmadığı gibi bu 109 bin  öğretmenin yerine ücretli öğretmen atayarak sorunu geçici olarak çözmeye çalışmaktadır. Ancak aynı üniversitenin aynı alanından mezun olan bir öğretmenimizin biri kadrolu olarak 3 bin lira maaş alır iken diğerinin ise asgari ücret ile çalıştırılması dünyanın hiçbir yerinde özellikle bir devlet tarafından yapılacak bir sistem değildir. Bu bildiğiniz diğer iş kollarındaki  taşeron köleliği anlamına gelmektedir” sözlerini kaydetti.

Bazın açıklamasına,  Eğitim-İş Sinop Şubesi Başkanı Celal Tuncay Şahbenderoğlu ve sendika üyeleri de katıldı.

 

HABER ETİKET :
HABER ETİKET :
[29 Gösterim]
[Tarih (yy/aa/gg) : 2018-03-30]
Adınız :
E-Mail Adresiniz :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu :    
   
GÜNÜN DİĞER HABERLERİ
E-GAZETE