“İŞİ KOLAY KILALIM.” - Nezih YILDIRIM

Yazdır
Paylaş

Eklenme Tarihi : 10 Ocak 2020, Cuma 12:20:03

Edebiyatla hemhal olmayı severim. Bir dörtlük okusam alır yorgunluğumu, götürür beni uzaklara. Dalarım çoğu kez deryalara ve bakar kalırım ufuklara. Ediplerin edepli yazı ve şiirlerinde kendimi bulurum, düşünürüm akıl içinde.
“İŞİ KOLAY KILALIM.”

Allah akıl vermeseydi nasıl severdi birbirlerini insanlar ve nasıl kurardı bunca medeniyeti. Bayramlar olur birbirlerine koşar insanlar. Konuşurlar, barışırlar ve kaynaşırla, hatta kucaklaşırlar. Bunlar hep akılla olur, eğer akıl nimeti olmasaydı bu faaliyetler olurmuydu. Yaşamanın gayesiz boşluğunda boş geçen bir ömür anlamlı sayılırmıydı.

Muhammet İkbal' Ömür içinde ebediliği anlatırken:

"Hayatın yumuşak ve tehlikesiz olduğu sahillerde, kurulup oturma.

Denize dal, dalgalarla pençeleş, ebedi hayat mücadeledir." demektedir.

Demek ki mücadele insanoğlunun varlığını sürdürme şartlarından biri. Muhammet İkbal başka bir beyitinde:

"Ey bilginler, ben ızdırab içindeyim, Akıl imkânı yok, bunun manasını anlamaz. Bu gönül nasıl bir avuç toprağa tahammül ediyor, bu gönül ki hayat ceylanlarının dolaştığı çöldür." sözleriyle ızdırabını anlatmaya çalışıyor.

Bendenizde "gönlümü hayallerimin dolaştığı çöl" olarak düşünüyor zaman, zaman Başarılı çalışmalar gösteren dostlarımızı/hemşerilerimizi isimleriyle " Köşemize" konuk ediyorum. Ve var olma mücadelesine azmettirme gayreti güdüyorum.

Buna rağmen bazı dostlar beni üzücü sözler söylüyorlar.

Bunları Sadi Şiraz’iden alınan bir iki cümle ile açıklamaya çalışacağım.

Şiraz diyor ki. "Söz taşıyan eski düşmanlıkları yeniler, kinleri tazeler, en yumuşak insanları bile çileden çıkarır. Uyuyan fitneyi uyandıran kimseden kaç. Kavga iki kişi arasında yanan ateşe benzer. Söz taşıyıcı ise, o ateşin sönmemesi için odun taşıyan oduncu gibidir."der.

Üzüntüyle ifade edeyim ki, toplumda kavga ortamı oluşturmak isteyen insanlar olabiliyor. Buna örnekle ve isimle açıklık getirmeye çalışmayacağım.

Ama şukadarını söyleyeyim ki. Hemşerilerimin/dostlarımın kaynaşma ve dayanışma içinde olmalarını arzu eden biriyim.

Buna rağmen bazı olayların içine çekilerek taraf olmam isteniyor. Bu durum açıkça söylenmese de realite bunu gösteriyor. İlkokulda olduğunu düşünüyorum “İkilik yok, birlik var. Yalnız bunda birlik var” diye bir şiir kalmış kulağımda tam da bendenizin aradığı budur.

Biz Müslüman bir topluluğuz, Müslüman olan bir kişinin de ilk kulak vereceği ses Şanlı Peygamberimiz (SAV)’in sesi olmalıdır. O ses de “Birlikte Rahmet Ayrılıkta azap vardır” diyor.O zaman senlik benlik kavgaları niye?.

Dostlarım, biraz “felsefi psikolojiye” dayalı bu yazıda ne demek istiyor? Diyenleriniz olacaktır. Bende“felsefi psikoloji” sözünün lügat manasına baktım, birçok tanımı var ama “Duyguları, düşünceyi ve eylemi uzlaştırmak için.” Şeklinde olanını aldım.

Başarılı olamazsam da benim düşüncem de bu. Maalesef bazı insanlar macerayı seviyor ve toplumda kendilerine yer bulmak için de taraf olup; çağımızın vebası sosyal medyayı da kullanarak geriyor da geriyor.

Dostlarım yapılan iş ya Allah rızasına ya da İnsanların menfaatine olmalıdır. Yoksa “enaniyeti” öne çıkararak yapılan işin sonunda sadece “nefsi tatmin” vardır.

Oda geçici ve boş faaliyetlerdir.

Bu bağlamda söylemek isterim ki; Koca Yunus’a kulak verin “Gelin Birlik Olalım İşi Kolay kılalım.” Çağrısında buluşalım.

Ve yalnızca “ben” değil hep “birlikte” ve “biz” olalım.

Öylece “İşi Kolay Kılalım.”

Hoşça kalın.

Nezih Yıldırım 10.01.2020

Adınız :
E-Mail Adresiniz :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu :    
   
Diğer Nezih YILDIRIM Yazıları
E-GAZETE