24 HAZİRAN 2018 SEÇİMLERİ VE SİYASİ PARTİLER - Nezih YILDIRIM

Yazdır
Paylaş

Eklenme Tarihi : 03 Mayıs 2018, Perşembe 13:47:37

Kimine göre baskın kimine göre zorunlu, sonuçta Türkiye 24 Haziran 2018’de erken seçime gidiyor. Bu seçimde millet Cumhurbaşkanı ve Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerini yenileyecek. Alınan erken seçim kararı partilerin paniklemesine sebep olmuş görünse de, daha önce ekranlarda seçim kabadayılığı yaptıklarını hatırlıyorum. Demek ki partilerin çoğu ani bir seçime hazır değilmiş ve onlar için baskın seçim olmuş, zahiren görünen böyle.
24 HAZİRAN 2018 SEÇİMLERİ VE SİYASİ PARTİLER
Bu konuda partilerin bazı hususlarına işaret ederek genel durumlarına ayrı ayrı bakmak istiyorum.

Öncelikle dış cepheden bakıldığında Amerika ve Avrupa gibi emperyalist devletlerin Türkiye de seçim istemedikleri görülmektedir.  Bendeniz bu devletlerin istemediği Türkiye için iyidir diye düşüyorum. Bu düşüncemde yanılma payım olabilir oda ayrı bir mesele.

Partilere gelince geneli bir panik havası içinde tek noktadan taarruz ediyorlar kişisel sadırılar da halk nezdinde prim yapmıyor. Ak Partinin 16 yıllık iktidarında ağırlıklı olarak “hırsız arsız” iddialarında bulunuldu. Ama her seçimde ayni suçlamalara rağmen milletin teveccühü Ak Partiye oldu.

Bu durumda gösteriyor ki bu nevi suçlamalar para etmiyor halk icraata bakıyor.O zaman Muhalefet Partileri strateji değiştirecek kendilerini halka farklı anlatacak ve insanları  geleceğinin daha iyi olacağına inandırma yolları arayacak.

Geçmiş seçimlere bakıldığında ekonomik açıdan yaklaşan ve iyi propaganda yapan partilerin başardığı açıktan görülebilecektir.

Örneğin 1983 seçimlerinde o günün güçleri Özal’ı istemiyorlardı. Ama Özal çok akıllı ve kurnazca halka daha iyi olacağını ekonomik açıdan açıklamalarda bulundu ve halk refahının artacağına inandığı için Anavatan Partisini tercih etti. O günü hatırlayanlar bilir Köprü gelirlerini satıp ülkenin kalkınmasına harcayacağını ve halkın refah seviyesini yükselteceğim vs gibi açıklamaları hatırlayın.

Ayni durum 1991 Seçimlerinde de yaşanmıştır. Süleyman Demirel “benim vatandaşım grafiklerden anlamaz sabah sofrasında peynir var mı? Sofraya kara zeytin geliyor mu? Ona bakar benim vatandaşım açım diye bağırıyor” şeklinde propaganda yapmıştı.

Şimdiki Cumhurbaşkanımız 2002 seçimlerinde simit ve çay hesabıyla dört kişilik bir ailenin gıda ihtiyaçlarını güzel işlemişti.

Çoğalta bileceğimiz bu örneklerden yola çıkıldığında siyasi partiler ekonomiyle ilgili mesajlar yerine hep suçlama yolunu tercih ediyorlar buda tutmuyor.

Seçim kararına gelince;
Ak Parti ve MHP. Bu iki parti bir yol haritası oluşturdu ve dayanışma içinde mevcut politikaların devamı yönünde ilerlemesini sürdürüyor. Özellikle Ak Parti siyasi sahada hiç borçluk bırakmadan yoğun çalışıyor ve taraftarlarını zinde tutuyor.

Cumhuriyet Halk Partisi: Bu parti Ana muhalefet partisi olarak Cumhuriyeti kuran parti olduğu halde aşırı uçların ses verdiği  sanki çok seslilik korosu  gibi bir belirsizlik içinde.Daha önce en yetkili ağızlardan erken seçim yapılmalıdır dendiğini ben hatırlıyorum.Ama seçim kararına en çok şaşırmış görünen bir parti konumunda.Öncelikle bir Cumhurbaşkanı adayı arayışı içindeler.Önceki seçimde yaşadıkları çatı aday formülüne sanki yediden düşme hatasındalardı.Siyasette istişare esas ama iktidara ve yönetmeye hazır parti  her hale ve her şarta hazır olmalı A ve B planları bulunmalıdır.

Birde aday çıkarırken insanımızın iyi adam olmasına alim ulema bulunmasına bakmadığını anlamıyorlar.

Ben CHP’de yönetici olsam kendi liderim aday değilse.Genç cevval donanımlı  ve albenili bir adayla milletimin karşısına çıkarım.Partide belirsizlik yaşanmasına ve her kafadan bir ses şeklinde  çok sesliliğe müsaade etmem.Siyasette bunu gerektirir diye düşünüyorum.

Saadet Partisine gelince; Medya Saadet partisine olmadığı kadar ilgi gösteriyor. Tabii bunun sebepleri var. Öncelikle Cumhurbaşkanımıza oy veren kitleye hitap ettiği düşünülerek birinci turda seçilmesini önleme hamlesi olarak gördükleri için olabilir.

Yoksa dün Madımak Oteli olaylarının sorumlusu olarak gördükleri Sn Karamollaoğlu’nu niçin bu kadar pohpohlasınlar.

Aslında Saadet Partisinin alacağı oy ve hitabettiği kitle belli. Tarikat görünümünde Oğuzhan ve Şevket ağabeylerimizin yüksek görüş ve kararlarıyla yoluna devam eden bir parti konumunda. Bugün bu kadar popüler olması biraz manidar gibi geliyor.

İYİ Parti; Özellikle MHP’li kırgınların oluşturduğu bir kitlenin motor gücünü oluşturduğu bir kurum halinde ama adaylık konusunda ilkeli davranan bir lidere sahip ilk seçim denemesi yapacak olan bir parti.15 Milletvekilinin transferi muarızları tarafından kullanılmaya çalışılan ve CHP’ ile ayni paralelde gösterilen durumda. Milletvekillerinin transferi Güneş Motel olaylarını hatırlatsa da bu durumun en çok CHP’yi etkileyeceğini sanıyorum.

Çünkü İktidar Partisi bu durumu meydanlarda kullanıyor kullanacaktır da.

Doğu Perincek’in Vatan Partisi ise kendi görüşüne göre ilkeli ve Cumhurbaşkanı adayını 100 bin imza ile gösterebilecek konumda ideolojisi olan bir parti. Zaten Genel Başkan Doğu Perincek’i aday göstereceğini de açıklamış durumda.

Sonuç olarak siyasi özellikle muhalefet partilerinin biraz şaşkınlığı ve alternatif olma görüntüsü veremediği bir atmosferde 24 Haziran 2018 Cumhurbaşkanı ve TBMM üyelerinin yenilenme seçimine gidiyoruz.

Seçim takvimi sıkıştırılmış olsa da Türkiye bir yola girmiştir;
Hayırlı olsun!.

NOT :Sonra ki Yazımda Sinop adaylarını değerlendireceğim.

 

 

 

 

Adınız :
E-Mail Adresiniz :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu :    
   
Diğer Nezih YILDIRIM Yazıları
E-GAZETE