24 HAZİRAN 2018 VE TÜRKİYEDE SİYASET - Nezih YILDIRIM

Yazdır
Paylaş

Eklenme Tarihi : 20 Haziran 2018, Çarşamba 13:27:30

Türkiye çok önemli bir dönemeçte.Geçmişte olduğu gibi nezaman ayaklarımız üzerinde doğrulsak bir şekilde diz çöktürülmeye çalışılan bir ülkeyiz.Özellikle Amerika ve Avrupa her zaman Türkiyeyi kendi problemleriyle boğuşan arasıra IMF yetkililerinin gelerek yöneticilerini terbiye etmelerini arzulayan bir ülke konumundan öteye gitmesini istemedikleri devletin adı Türkiyedir.
24 HAZİRAN 2018 VE TÜRKİYEDE SİYASET
Aslında tarihimiz içerisinde Tanzimat Fermanı ile açıkça başlıyan Osmanlıyı dizayn etme projesi her zaman türkiyeyi bölme parçalama ve iteatkar bir ülke yapma düşüncesinden öteye hiç bir şey düşünmemişlerdir.19.yy'ın başlarında imparatorluklara çeki düzen veremek isteyen İngilizlerin başını çektiği Fransa ve İtalya'nın da desteklediği Osmanlıyı parçalama planları bugünde Türkiye üzerinde uygulanmak istenmektedir.

Bu gayet açık ama busefer rol modeller değişmiş durumdadır.İngilizlerin yerine Amerika ve diğerlerinin yerine de Avrupa Birliği almıştır.Ama bugün kü projenin esas hamisi Siyonistlerdir.

Osmanlının yıkılışında Jön(Genç) Türkler kullanılmış basiretsiz yönetimleri sonucu 10 yıl gibi kısa bir sürede Koskoca bir İmparatorluğun yıkılması sağlanmıştı.Allah korusun bugün de Türkiye ayni oyunlarla karşı karşıya diyebiliriz.

Son on yılda tüm kalkışmalar veya hareketler başarısız olmuş devlet güçlerimiz tarafından terör yok edilme noktasına getirilmiş ama yine de şer güçler durmamıştır.

Durmayacaktırda çünkü Türkiye İslam ümmetinin ve dünya mazlumlarının gözüne baktığı çok önamli ve büyük ülkedir bir de göründüpğünden daha önemli steratejik bir bölgede bulunmaktadır.

Bu bakımdan Türkiye duşmanlarının Türkiyeye diz çöktürme gayretnden; Bizler de daha çok gayret ve şuurla Ülke bütünlüğünü kendimize ilke edinip sorumluluğumuzu yerine getireceğiz ve dünya mazlumlarının dualarının bizimle olduğunu bileceğiz.Onun için düşmanlarımızdan daha çok çalışmalar yapmaya gayret edeceğiz.

Bana göre bu bir sorumluluk ve yükümlülüktür.Bu ifademden sonra 24 Haziran seçimlerinde ki kişisel kararım nedeniyle kendimden bahsetmek isteyeceğim.

Bendeniz Nezih Yıldırım olarak 1969'da kurulan Milli Nizam Partisinden itibaren çocuk yaşta olmama rağm merhum Erbakan hocamızın hareketini takip ettim ve hocamızın yanında yer aldım.

Allah nasip etti Başkabaklığı döneminde de birebir yakın (emrinde) çalıştım.sonunda da "28 Şubat Darbesi ve darbelerin yakın tarih aynası" kitabını yazdım.

Cumhurbaşkanımızın Ak Partiyi kurma çalışmalarında ise Allah (cc) ın bize iktidar yolu açtığışüncesinden hareketle hep destekledim.O dönemde Ankara Birlik Vakfı Ankara Şubesinde haftalık toplantılar düzenleme süretiyle sonradan içinden milletvekil ve bakanlar çıkaran bir ekiple hep destekledik.

Cumhurbaşkanımızla Ankarada 3 defa Bürokratları buluşturduk bendeniz bir toplantıda Ak Partinin İktidarını gördüğümü söyleyince Sn Cumhurbaşkanımız da dahil orada bulunan çoğu arkadaşımız tebessüm etmişti.Onlar da haklılardı çünkü daha işaret fişeği atılmamıştı.

Neyse sonradan dışarıda kaldık ve bürokraside hiç kimsenin elini eteğini öpmeden geldiğim görevi en iyi şekilde yapmaya çalıştım.Sonun da başımıza gelen kısa görüşlü bir yöneticinin boşluğu, dolu alt kadrolardan rahatsızlığı sonucu bürokratın yenilmez kaderi müşavirlikte (bana göre kenara çekme)görevlendirildim.

Bu nedenle bir çok insan benim ideallerimden uzak kalmamı ve bir küskünlük içinde olmamı beklemekteler.Bende herzaman benmi önemliyim memleketin geleceğimi? Sorusunu soruyor ve bizim değerlerimizde küsmek olmaz inandığımız yolda yalnız kalsak yürüyeceksin ilkesinden hareket edeceksin diyerek cevap veriyorum.

Şimdi aşağıda paylaşacağım bir yazı ile ilgili olarak kendi durumumu açıklama ihtiyacı hissettiğimden gelecek seçimde de Cumhurbaşkanımızı desteklediğimi ifade ederek Türkiyede siyasetin zorluğuna işaret edeceğim.

Muharrem İnce'nin çalışmaları.

Bürokrasi de görevim bulunduğu dönemlerde bütçe çalışmaları için gittiğim TBMM'de ayak üzeride olsa bir iki defa Muharrem İnce ile hasbihal ettmişliğim var.Birinde "siyasi olarak farklıyım sizin gibi düşünmüyorum ama çalışmalarını takdir ediyorum" devam et demiştim.O da teşekkür etmişti.

Şimdi ise Muharrem İnce muhallefetin Cumhurbaşkanı adayı.Ancak özellikle ileriye dönük siyaset düşünen gençlere örnek olsun diye yazacağım.Türkiye de siyaset belden aşağı vurmaya çok musait.Yapılacakher iş zamanla karşına geliyor.

Mesela muharrem İnce 1988 yılında öğretmenken Artvinden Doğu illerimizden birine atanmış o da hermemurun hakkı olan istifa hakkını kullanmış ve atandığı ile gitmemiş.Bir de şiir kitabı yayımlamış bunlardan sonra ise dersane çalıştırmış.

Bunları yaptı ise ne mi olmuş?

Tam 30 yıl sonra karşısına allı pullu olarak aleyhine kullanılır belge niteliğinde tüm yaptıkları karşısına çıkmış.Bunları dile getirenlerde siyasi rakipleri de değil sadece siyaseten daha alt görev yapan yada Muharem İnce'nin siyasi düşüncesinin karşısında olan çoğu insanlar.

İnsan hayret ediyor.Örneğin Dersane çalıştırdı ve devlete prim borcu varsa,devlet görevlisi görevini yapsın tahsil etsin.İstifa etmişse her memurun hakkı istifa.Kitap yayımlamış ve edebe uygun değilmiş ama ortaya bir çalışma ürünü koymuş beğenmezsen alma.Bunları bugün gündeme getirmenin alemi ne.
Demek istedi
ğim o ki Türkiye de siyasetin böyle bir azizliği var.

Ayrıca bu yapılanlar sadece Muharrem İnce'ye değil.Cumhurbaşkanımız'a da böyle şeyler yapılıyor.Yol yapmış tünel açmış efendim borç varmış efendim diploması yokmuş.

Ya düşüne biliyormusunuz 1980 darbesinden sonra Milli Selamet Partisi Gençlik Kolları başkanlığı yapmış bir adama darbeciler Abdulhamitçi suçlamaları yapıldığı bir dönemde diplaması olmayan birine yedek subaylık yaptırırlarmıydı.Adamlar neredeyse yaşama hakkı vermeyeceklerdi.

Bunlar yazarken geçmişte Sebahattin Ali'ye üzüldüğümü yazmıştım da "elin koministini savunuyorsun" diyenler olmuştu. Ama olsun ben burada kimseyi savunma durumunda değilim ama yanlışa işaret etme durumundayım.

Olay bu!...

Netice olarak 24 Haziran 2018 seçimlerinde benim oyum belli asla ilkelerimden kişisel nedenlerle vaz geçmiş olamam.

Ama işaret etmek istediğim siyasetin de eleştirilerin de kişilikli olması ve belden aşağı vurulmaması talebimdir.

Yoksa kimseyi kimseye karşı savunma ihtiyacım yoktur.

Selam ve dua ile.

 

Adınız :
E-Mail Adresiniz :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu :    
   
Diğer Nezih YILDIRIM Yazıları
E-GAZETE