28 Şubat Darbesine bakış. - Nezih YILDIRIM

Yazdır
Paylaş

Eklenme Tarihi : 28 Şubat 2019, Perşembe 10:20:09

Geçen hafta 54.Hükümetin efsanevi Başbakanı Prof.Dr. Necmettin Erbakan’ın 8.Ölüm yılı nedeniyle “8.Ölüm yılında ERBAKAN” Başlıklı güzel bir yazı ile Hocamız ERBAKAN’I özellikle genç kuşaklara tanıtmaya çalışmıştık.
28 Şubat Darbesine bakış.
Bu yazımda ise, 28 Şubat döneminde Hocamızın en yakınında bulunmuş ve o günleri not etmiş biri ve dönemin mağduriyetini de yaşamış kardeşiniz olarak, “28 ŞUBAT DARBESİ” kitabımı 2002 yılında kaleme aldığımı ve yayımladığımı hatırlatmak istiyorum.

Kendimden bahsedecek olursam; Bendeniz Milli görüş geleneğinden gelen her şey gibi malın ve makamın da Allahtan olduğuna inanan biriyim.

Yazılarımda önceliğim  “tarihe doğru ve tarafsız not düşmek” kötü günlerin yeniden tecelli etmemesi için katkıda bulunmaktır. Hal bu iken bazı arkadaşlarımız yazılarımıza alakasız yorumlar yaparak işi kişiselleştiriyor ve nahoş yorumlarla şahsımı üzüyorlar.

Aslında kaderci de bir insanımdır. Olaylara  “Olanda Hayır vardır” prensibinden bakarım. Ama bu darbenin ülkemize zararlarını bildiğim için gelecek kuşaklara bazı bilgilerin aktarılması gerektiğine inanıyorum. Bu manada 22.yılında da her yıl olduğu gibi 28 Şubat’a bakmak istiyorum.

Bu yıl 28 Şubat süreciyle alakalı yazı yazmamayı düşünmüştüm. Ama yazılı ve görsel basını takip ettiğimde o günlerin bilinmesine daha çok ihtiyaç duyulduğunu hissettim ve bu yazımı kaleme aldım.

Müşteki (zarar gören taraf) olduğum ve daha tam olarak sonuçlanmayan 28 Şubat davasında "dönemin dirayetli despotları (28 Şubatçı dayatmacıları)nı  savundukları tezlerle dünyanın en demokratları olarak görüyor ve şaşırıyorum.

Eğer ki 28 Şubatın etkisi şahsım üzerinde hala devam etmese, inanın o insanların konuşmaları karşısında kendimi darbe yapanlardan sanacağım.

Düdük sesine cüppelerini giyip koşan yargıçlar, haber başlığı için nasıl emredersiniz paşam diyen gazeteciler hepsi de 28 Şubatı darbe kabul ediyor ve Refah yol hükümetinin yıkılışının hata olduğu konusunda birleşiyorlar.

Dönemin Yargıtay Başsavcısı Vural Savaş bile yazdığı kitabında Askeri Müdahalenin önlenmesinde en az %50 katkım var diyerek Demirel’in kendilerine Teşekkür ettiğini yazıyor.

Ayrıca 28 Şubatı darbe olarak görmediğini beyan ederek "Erbakan Milli idi" diyor.

Bir siyasi de Refah Yol döneminde işe alınanlardan bir kalemde 315 kişiyi işten atıyor ve yargıdan da takip etmek suretiyle birçok yöneticinin ceza almasına ön ayak oluyordu. Bu siyasi kişi geçen yılda Sn. Hocamızın anma programında arzu endam ediyordu. Bu olaylara bakınca İnsanın Günaydın diyesi geliyor.

Diğer taraftan, Halkın Parasıyla alınan Tanklar halka karşı yürütülürken alkış tutanlar bu gün demokrasi şakşakçılığı yapıyorlar.

Günün tekelci basınının bir kısmı 28 Şubatın güçlü Paşalarına Emredersiniz Paşam diyerek Gazete Manşetlerinden Müslim Gündüz, Fadime Şahin ve Ali Kalkancıları hiç indirmiyorlar ve her türlü ahlaksızlığı ahlak görenler o günleri unutmuş görünüyorlar.

Türkçemizde “Samur Kürk Suç Olmuş Kimse Üstüne Almamış” diye, bir özdeyiş vardır ya.

Aynen öyle “28 Şubat Müdahalesindeki Aktörler” hepsi “Demokrat Görünüyorlar” ve hepsi Darbelere karşı duruyorlar.

Darbe yapanlarda zaten ortada yok.

Oh ne a’la memleket!..

Bu duruşa bakılırsa, bundan sonra Türkiye’de ne 28 Şubatlar nede 15 Temmuz kalkışması gibi olaylar bir daha olmayacak. Ülkemiz 28 Şubat döneminde kaybedilen yaklaşık 400 milyar dolar gibi zararlara uğramayacak ve demokrasi şöleni içinde kalkınmasını sağlayacak.

Eh bizim istediğimizde bu değimli zaten!.....

Bir daha darbelere teşebbüs değil lafının bile olmaması dileğimle;

Hoşça kalınız..

Nezih Yıldırım 27.02.2019

 

 

Adınız :
E-Mail Adresiniz :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu :    
   
Diğer Nezih YILDIRIM Yazıları
E-GAZETE