84.YIL SONRA, YAŞAYAN MEHMET AKİF - Nezih YILDIRIM

Yazdır
Paylaş

Eklenme Tarihi : 04 Ocak 2021, Pazartesi 12:20:55

27 Aralık 2020 Tarihi, İstiklal şairimiz M.Akif Ersoy'un 84. Ölüm yıldönümüdür.
84.YIL SONRA, YAŞAYAN MEHMET AKİF
Çileli, hayatın eğilmez başı ve onurlu duruşlu, Mehmet Akif Ersoy 63 yıl yaşamıştır. Onbeş yıllık (l908-1923)dönemi şöhret basamaklarını tırmandığı ve zirveye ulaştığı dönemdir. Mehmet Akif: Bugünkü adıyla Siyasal Bilgiler Fakültesi, eski adıyla Mülkiye Mektebi İdadi kısmında okurken, babasının ölümü (1887)üzerine hayata, erken atılabilmek için Veteriner Hekimliği (baytar mektebi)ne kayıt yaptırmış ve bu mektebi bitirmiştir.

Babasından ve dönemindeki önemli hocalardan aldığı derslerle Şark ilmine hâkim olmuş, Batı kültürünü de öğrenmiş bir mütefekkirdir. Yüksek din ilmine de, sahip olan M. Akif’in, şu kıssası, bize ilmi hakkında önemli ipuçları verebilir. Balkanlardaki isyanlar halk üzerinde diğer devletlerle yapılan savaşlardan daha çok tahrifat yapmıştır. Bu buhranlı günlerde, yani 1912 senesinde 2.meşrutiyetin ilanından sonra, Osmanlı idaresi “Halkın kuvve-i maneviye sini ” yanı halkın moralini yüksek tutmak için, önemli camilerde din âlimlerine kürsüler vererek halka vaazlar verilmesini sağlamıştır.

M.Akif de görev verilenlerdendi. Zaten şair olan Akif kürsüye çıktığında halkı çok duygulandırır ve tabir uygunsa gönüllerde diriliş aşkı canlandırırdı. Kişisel olarak önemsediğim bir anlayıştı; Akif’in Ününü duyan, Batum-Kazanlı bir Müslüman Akif’e bir mektup yazar ve “Günlük cerideyi okuyan imamın arkasında namaz kılmak caiz midir)”diye de bir soru sorar.

Yani “günlük gazete okuyan imamın arkasında namaz kılmak caiz olur mu? Diye sorar, demek ki o Müslüman bu gün aramızda olsa şehirlerde, yaşamak, caiz olur mu? Diye sorabilirdi.

Neyse; Merhum Akif hepimize örnek olacak ve düşündürecek;“(Günlük cerideyi okumayan imamın arkasında namaz kılmak caiz olmaz)” cevabını verir.Ne muazzam bir cevaptır ve dünyadan haberi olmayan olayları takip etmeyen insanların toplumun önünde olamayacağını da güzel ifade eder.

M.Akif makalemize sığmayacak kadar büyük bir şahsiyettir ama biz onun bilinmeyen yönleriyle vakarlı duruşunu anlatmaya çalışacağız. M.Akif 1920 de Ankara’ya M.Kemal’in davetiyle gelmiştir.

İstanbul’dan Anakaraya gelişi o günkü gazetelerde haber olan iki kişiden biridir ve basında “İslamcı Şair M.Akif Ankara’da” başlığı ile en geniş yeri alan şahıstır.

2.Haber olan şahıs ise Ahmet Fevzi. Yani Fevzi Çakmak paşadır. Bu ikisi dışında Haber yapılan başka hiç bir mebus olmamıştır.

İstiklal marşımızın yazılışı;

M.Akif İstiklal Marşına konulan ödül nedeniyle yarışmaya katılmamıştır. Hamdullah Suphi Tanrıöver’in ısrarlı talebine rağmen, ödül nedeniyle istiklal marşımızı yazmamakta kararlıydı. Ayrıca; Tanrıöver’e M.Kemalin, istiklal marşını yazması için M.Akifin ikna edilmesi talimatı olduğu(aleni değilse de)da söylenmektedir.

Hamdullah Suphi Bey Atatürk’ün talebi olduğunu söylemeden M.Akif’e ve ev arkadaşı H.Basri Çantay’a ısrarla, adeta yalvarır gibi. Ama M.Akif Ayni M.Akif’tir, ödül konulmasını kabul edemez ve marş yazmamaya da direnç gösterir.

H.Basri Çantay ev arkadaşının kararlılığını görünce gizlice kendisi bir şeyler karalamaya çalışır.

M.Akif bunu sezer ve ne yazıyorsun diye sorar. H.Basri de şiir yazabilenler yazmayınca iş bize düştü, şeklinde söylenerek İstiklal marşı yazıyorum der. Bu konuşmanın üzerine M.Akif İstiklal marşımızı yazar ve TBMM’ de okunmadan önce de "Hâkimiyet-i Milliye" gazetesinde yayımlar.

İstiklal Marşımızın yazılmasına konan ödülü de bildiğiniz üzere şahsı için kabul etmez. Bu ödülü kabul etmediği günlerde yoğun bir maddi ihtiyaç içerisinde olduğu da kesindir.

Bugünkülerin kulakları çınlasın!..

M.Akifin İstiklal marşımızın değiştirilmesiyle ilgili söylenenlere verdiği cevapta bilindiğinden daha farklıdır.

Bu açıklamayı inşallah marşımızın kabul tarihinde yapacağız.

Şimdi konumuz olan Merhum M.Akif’in yaşaması. Ölüler nasıl yaşar sorusunu aklımıza getirmektedir ve M.Akif bugün toplumda, öldüğü günden daha diri olarak yaşamaktadır.

Çünkü 27 Aralık ölüm tarihi olduğundan bu haftayı kapsayan birçok etkinlik ve anma programları yapılmaktadır.

Bendenizin de  Üyesi bulunduğu ve yönetiminde bulunduğum Türkiye Yazarlar Birliği ve T.Birlik Vakfı, Server Vakfı gibi birçok kuruluş tarafından her yıl  M.Akif anılmakta ve öldüğü günden daha diri yaşatılmaktadır.

Allah rahmet eylesin.

Hoşça kalın. Nezih Yıldırım 27.12.2020

 

 

Adınız :
E-Mail Adresiniz :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu :    
   
Diğer Nezih YILDIRIM Yazıları
E-GAZETE