Anka Kuşu - DOĞAN ÖZDEMİR

Yazdır
Paylaş

Eklenme Tarihi : 23 Haziran 2022, Perşembe 13:16:38

Kitabın Yazarı: Yılmaz ÖZDİL (Sia Kitap, 1. Baskı-Nisan 2022, 411 Sayfa)
Anka Kuşu
Usta kalem Yılmaz Özdil’in “Son Cüret” kitabının devamı gibi yazdığı bu kitabını da kendine özel yazım şekliyle okunması çok kolay hale getirilmiş haliyle okudum. Kitap, “29 Ekim 1923. Günlerden Pazartesi, saat 20,30’du. Anayasa’nın birinci maddesine ‘Türkiye Devleti’nin hükümet şekli Cumhuriyettir’ yazıldı, 158 milletvekilinin tamamı evet dedi. Cumhuriyet ilan edildi” diyerek başlıyor. 10 Kasım 1938, saat 09,05’te bitiyor…

15 yıllık bu süreç 150 yıla sığmayacak büyük atılımlar, eserler, çalışmalar ve karşı çıkışlar, suikastlarla geçiyor. Bunun ilk farkına varan yine ulu önder Mustafa Kemal Atatürk’tür; en yakın dostuna da yazar bunları… “30 Ekim 1923 Salı. Bizi yine büyük bir savaş bekliyor. Bize geri, borçlu, hastalıklı bir vatan miras kaldı. Yoksul ve esir ülkelere örnek olacağız. Kaderin bizim kuşağımıza yüklediği bir görev bu… Uygar ve özgür bir toplum oluşturmak, çağdaşlaşmak, bu ideali gerçekleştirmek zorundayız. Bu görevin ağırlığını ve onurunu seninle paylaşmak istedim. Allah yardımcımız olsun.”

Atatürk’ün İnönü’ye kendi el yazısıyla yazdığı bu mektup zaten geleceği özetliyor. Daha Avrupa’da o dönemde İngiltere, Fransa ve Türkiye dışında halk egemenliğiyle yönetilen başka bir ülkenin olmadığı dönemden konuyu ele alan yazar, 15 yıllık süreci neredeyse gün gün ele alarak bize şaşırtıcı örnekler de sunarak çok güzel bir özet sunuyor.

Atatürk, 19 Mayıs 1919 ile 20 Ekim 1927’ye kadar olan süreci tüm ayrıntıları ve belgeleriyle zaten büyük eseri Nutuk’ta yazıp meclis kürsüsünden halka okumuştu. “Efendiler, bu nutkumla, milli varlığı sona ermiş sayılan büyük bir milletin, istiklalini nasıl kazandığını, ilim ve tekniğin en son esaslarına dayanan milli ve çağdaş bir devleti nasıl kurduğunu anlamaya çalıştım. Bugün ulaştığımız sonuç, asırlardan beri çekilen milli felaketlerin yarattığı uyanıklığın eseri ve bu aziz vatanın her köşesini sulayan kanların bedelidir. Bu sonucu Türk gençliğine emanet ediyorum” derken, o an orada bulunan kişilerin anılarında Atatürk’ün Gençliğe Hitabeyi okurken gözlerinden yaşlar süzüldüğü yazacaktı.

Her geçen gün akıl almaz başarılara imza atılırken gericiler hiç boş durmayacaktı. Ya kendileri, ya tetikçileri, ya da dışarıdan bulacakları her şeyi acımasızca kullanacaklardı. Bunlardan biri de Armstrong’un Bozkurt kitabıydı. Kitap, kapağıyla bile nefret kusuyordu! İçindeki tüm çarpık bilgiler tek tek yalanlansa da gericiler için 1932’den sonra referans kitabı olacaktı…

Savaşlardan çıkmış, küllerinden doğmuş bu ülke Atatürk sayesinde dünyayı hayret ve hayranlıkla sarsıyordu. Örneğin; İzmir Limanı millileştirildi. Osmanlı tarafından 1953 yılına kadar Fransızlara peşkeş çekilmiş bu liman, tıpkı ötekiler gibi el konarak değil, parasını ödeyerek satın alınacaktı! Bugün ise satmaya doyamayanlar babalar gibi satacaktı; fark buydu işte…

Fabrikalar yapılıyordu, örneğin; Nazilli Sümerbank Fabrikası. İki bin beş yüz kişi çalışıyordu! “Sadece fabrika değil, bölgesel kalkınma planıydı. Kültür merkeziydi. 230 bin m2’lik yaşam kompleksiydi. Akılla, zekâyla kurulan bu muhteşem tesis için tek kuruş ödemedik… Devletin kasasından, milletin kesesinden tek kuruş çıkmadı. Domates, biber, patlıcan, kabak, portakal, mandalinayla ödedik! Kurucu Cumhuriyetin vizyonuydu. Sovyetler Birliği’yle imzalanan Ticaret Anlaşması’nın eseriydi.” Yine bugün ile düşünce açısından ortaya çıkan uçurum ortada…

Genellikle paragraf kullanmadan kısa cümleler ve sürekli satır başıyla kendine özgü bir yazım şekli kullanan yazar kitabın kolayca okunmasını sağlarken verdiği örnek ve uç bilgilerle hem bilgilerimizi tazeliyor, hem de bazılarıyla bizleri şaşırtmayı sürdürüyor.

İyi okumalar dileği ile. (15.6.2022)

 

Adınız :
E-Mail Adresiniz :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu :    
   
Diğer DOĞAN ÖZDEMİR Yazıları
E-GAZETE