ARAZİ TOPLULAŞTIRILMASI VE AĞAÇLAR. - Nezih YILDIRIM

Yazdır
Paylaş

Eklenme Tarihi : 08 Eylül 2021, Çarşamba 15:00:11

Bendeniz köyde doğdum ve 13-14 yaşıma kadar da yaşadım. Genel hadleriyle köyün ve köylünün durumunu bilirim.
ARAZİ TOPLULAŞTIRILMASI VE AĞAÇLAR.
Bu durumu açıkladıktan sonra ifade etmeliyim ki; 1860 yılında
çıkarılan ve Türkiye’nin ilk Türkçe gazetesi kabul edilen Tercüman-ı
Ahval’in ilk sayısında “gazete halkın gören gözü ve işiten kulağıdır.”
Cümlesi yer almaktadır. Bendeniz de bir gazeteci/yazar olarak,
vatandaşın gören gözü, işiten kulağı ve söyleyen dili olmaya
çalışacağım.
Bahse konu köylerimiz, Sinop iline bağlı Boyabat ilçesinin güneyinde
ve 22 -25 km uzağında 1990’da ilçe yapılan Saraydüzü’nün de batısında
ve 6-10 km uzağındadır. Köylerin tahminen 8 km batısında Asarcık
Barajı yapılmış sulama yol ve kanalları yapılırken bir yandan da bu
bölgede arazi toplulaştırma çalışmaları hız kazanmıştır.
 Çocukluk yıllarımda köyümüzün 3 km kuzeyinde ki o yörenin en su altı
köylerinden biri olan Cuma Köyüne yürüyerek gider/gelirdik. Cuma
Köyünde ablam bulunduğundan çocukluğumun bir kısmı da orada geçmiştir.
Cuma köyüne geliş gidişlerimle ilgili birçok hatıralarım vardır.
Hatıralarımdan bahsederek kafanızı şişirecek değilim. Ama bahsetmek
istediklerimin birçok açıdan önemli olduğunu düşünüyorum. 1960’lı
yıllarda, Cuma köyüne güneyden girerken yolun sol tarafında bir su
değirmeni bulunuyordu. Hatırımda kaldığına göre bu değirmene “Koç
Ali’nin değirmeni” denirdi. Köy istikametine doğru değirmeni geçince
sağda ve yolun kenarında üç beş tane yaşlı meşe ağacı bulunuyordu. Ama
iki üç kişinin el ele tutuşmasıyla kökünü çevrelemeyeceği kadar kalın
köklere sahiplerdi.
Kara meşe olarak tabir edilen bu ağaçları yıllardır fotoğraflayıp
Samsun ROLEVE bölge müdürlüğüne bildirerek anıt ağaçlar listesine
aldırmayı düşünüyordum.Bu gün yarın derken birazda ihmal etmiş
olmalıyım ki bu düşüncemi gerçekleştiremedim. İki yıl önce yeniden
yolum Cuma köyüne düştü ve teessürle bu ağaçların kökten
kaybedildiğini gördüm. Gördüğüm manzara karşısında nasıl üzüldüğümü
anlatamam.
Köyde gördüğüm ve tanıdığım birkaç kişiye sordum arazi toplulaşması
için kesildiklerini söylediler. Üstelikte “ağaç değil mi? Gine
büyür.”dediler.
Çünkü bakış açıları farklıydı ve ağacı odun olacak yakmaya yarayan bir
obje gibi görüyorlardı. Bu durum yüreğime işlemişti ve şimdi de
Saraydüzü ilçemizin köylerinden, Uluköy, Yukarıakpınar, Aşağıakpınar
ve Hanoğlu köylerini kapsayan toplulaştırma çalışmalarına başlandığını
duydum ve çalışmaların bir kısmını da sosyal medyada gördüm.

Bu köylerde ne kadar meyve ağaçları ve tarlalardaki gölgelik yaşlı
meşe ağaçlarının kesildiğini ve kesimi yapanlarca sosyal medya
paylaşımlarıyla övünç meselesi yapıldığını gördüm.
Bilgisi olacağını düşündüğüm, Yukarıakpınar köy muhtarını aradım
ulaşamadım. Peşinden emekli olduktan sonra İstanbul’dan köye gelen
Ferhat Dilsiz’i aradım. Ferhat Bey arazilerin daha işlevli hale
getirileceğini çalışmaların iyi sonuçlar vereceğini ve bir yanlışlığın
bulunmadığını söyledi.
Ancak görüştüğüm başka kişilerde oldu. Onlardan bazıları da insanların
acımasızca meyve ağaçlarını ve özellikle yaşlı ağaçları kestiklerini
söyledi. Hatta kesimlerin devlet kotrolunden uzak tarla kenarlarında
bulunan koruların bile kesildiğini anlatanlar oldu.
Aslında,devletimiz sulama barajlarına çok büyük yatırımlar yapıyor ve
bölük pörçük arazileri bir araya getirerek işlenilebilir duruma
getirmeye çalışıyor bu durumu anlıyor ve destekliyorum.
Ama elli yıl önce yapılan kadostra çalışmalarında eksiklikler
bulunduğunu ve mutlaka güncellenmesi gerektiğini de biliyorum. Ayrıca
ağaç kesimlerinin kontrolsüz olarak köylünün vicdanına bırakılmasının
bir bakıma ağaç veya orman katliamına dönüşebileceği de var sayıyorum.
Çünkü insanımızın meseleye ağaç ve odun açısından bakıyor olduğunu da
biliyorum. Köylerde yaşayan vatandaşlarımızın meseleye farklı
bakışından sonuçlarında farklı olarak ortaya çıkacağını öngörüyorum.
Bu açıdan özellikle anıt ağaç durumuna gelmiş yaşlı ağaçların
kesilmesine kıyamıyor ve durumu yazıyorum.
Umuyorum ki; tüm çalışmalar devlet kontrollünde devam eder ve
sonuçları hayra vesile olur.
Hoşça kalın.
Nezih Yıldırım
4.9.2021

Adınız :
E-Mail Adresiniz :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu :    
   
Diğer Nezih YILDIRIM Yazıları
E-GAZETE