Arızalı Sağlık - Tufan BİLGİLİ

Yazdır
Paylaş

Eklenme Tarihi : 02 Ekim 2017, Pazartesi 15:32:41

Ülkemizdeki sağlık sorunları hallolmaya halloldu (!) ya…
Arızalı Sağlık
Bizim Sinop’ta da sağlıkta sorun olmadığından sağlık çalışanları kendilerinden söz ettirmek için olsa gerek; hafiften suyu bulandırarak heyecan uyandıracak eylemlerle yaşamı renklendirdiklerini düşünüyor olmalılar.

Örnek mi?

 

19 Ağustos günü sevgili dostum rahmetli Şevki Yıldırım geçirdiği kalp krizi sonucu cankurtaranla  Sinop Acil’ine götürülmüş ilk müdahaleden sonra  YOĞUN BAKIMDA YER OLMADIĞINDAN Samsun’a sevki söz konusu olmuştu.

Yoğun Bakım’da yer olmadığı için Acil Samsun’a gönderilmek için cankurtarana konulan dostum arızalanan cankurtaranda yarım saat bekletilmiş, daha sonra yerine gönderilen başka bir cankurtaranla gönderilmek durumunda kalmıştı.

Bu berbat durumu / benzerleri başkalarının başına gelmesin diye/belgelemeye çalışan gazeteci arkadaşları da hastane görevlileri(!)  –hasta mahremiyeti!-gerekçesiyle uyarılmışlardı(!) Yine de ‘Arızalı Sağlık’ diye haber yapmıştı gazetelerinde bu arkadaşlar.

İnsan organizması bu! Değil  dakikaların, saniyelerin dahi kıymetli olduğunu çocuklar biliyor artık.

Sonunda dostum Hakkın Rahmetine kavuştu.

Ne diyelim?

Allah sizleri sevdiklerinizle benzer şekilde sınamasın!

(Bu ‘yoğun bakımda’ ne zaman, kimin için yer bulunur, yer bulmak için kimler referans gösterilir, nasıl kalınır?

Dört duvar çevirip, yeterince yatak ve makine koyamayacak kadar aciz mi devletimiz?

Barzani’ye verdiğimiz  bir milyar 150 milyon dolar’lık uzun vadeli borç geri ödendiğinde olsun şu “yoğun bakım” meselesi halledilebilir, başka Şevki’ler yaşama tutunabilirler mi?!)

 

Yoğun Bakımda yerin olmayışı  problemken, yoğun bakımdaki  uygulamalar ile ilgili şikayetler de başka problem.

Özellikle buradaki bazı görevlilerin işlerini ‘hayır babında’, lütfen yaptıkları gibi şikayetler kentte dolanıyor. Hasta yakınları da hastalarına daha kötü muamele yapılacağından korktukları için bu durumu resmiyete taşıyamadıkları konuşuluyor.

Buranın denetiminden sorumlular, buraları denetliyorlar mı? 

Hasta yakınları ile görüşme, denetim sonuçlarını paylaşma gibi uygulamalar yapılarak bu tür sıkıntıların büyümemesi önlenebilir mi?

Yoksa… Kim dinler vatandaşı mı?

Böyle kendilerini daha değerli mi hissediyorlar?

Bir başka zor soru!

Acil servis çalışanlarının hasta almak-muayene etmek için evlere girerken kapıda ayaklarına birer galoş geçirmeleri hiçbir sağlık çalışanının, hiçbir sağlıkçının veya  yöneticinin(!) aklına gelmez mi?

Yoksa yaptıkları işin önemi böyle daha çok arttığını düşündüklerinden bilinçli mi bu tavır?

Sinop’umuza yeni yapılmakta olan ‘Şehir Hastanesi’ ile ilgili müjdeyi (iktidar milletvekili verdi) duymuşsunuzdur.

300 yataklı hastanemiz gelecek yıl bitecekmiş!

Sözü edilen hastane eski araba park yerine kurulduğundan şimdilik (!) hastalar ve ziyaretçileri için park sorunu yaşanıyor.

Hastane personelinin böyle bir derdi yok şükür! Kendilerine uygun yeterli bir bölüm ayırmışlar, arabalarını huzur içinde park edip işlerini yürütebiliyorlar. Ne de olsa kast sisteminin getirdiği ayrıcalık. Üst sınıf yani… O kadar farkları olsun. Vatandaşa hizmet için oradalar ( hayırlarına iş görüyorlar ya), o zaman öncelik hakkı onların doğal olarak.

Vatandaşlara ise  -geçici olarak olsa gerek- ağaç aralarında sınırlı bir mekan araç park yeri olarak ayrılmış.  Becerebilen vatandaş cambazlık yaparak arabasına park yeri bulabiliyor.  Ancak burada ham topraktan öyle bir bölüm var ki evlere şenlik. Burası yağmur yağdığında çamur deryasına dönüyor. Buraya arabasını bırakmak durumunda kalan vatandaşın hem arabası çamura bulanıyor, hem ve vatandaşın kendisi.

Şimdi hastane çalışanları heyecanla kışın gelmesini, vatandaşın burada çamurla mücadelesinin seyrine hazırlanıyor. Bu kış epey gülüp eğlenecek olmanın keyfini şimdiden hissediyorlardır.

Ne diyelim?

Sağlık gibi önemli işi görenlerin eğlenmeye hakları olmasın mı?

İyi eğlenceler.

 

 

Adınız :
E-Mail Adresiniz :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu :    
   
Diğer Tufan BİLGİLİ Yazıları
E-GAZETE