AŞK ÜZERİNE!.. - Nezih YILDIRIM

Yazdır
Paylaş

Eklenme Tarihi : 07 Ağustos 2018, Salı 10:48:14

“Elçek tabip elçek yaram üstünden. Sen benim derdime deva bilmezsin. Sen nasıl tabipsin yoktur ilacın. Yaram yürektedir sara bilmezsin” Erzurumlu Emrah.
AŞK ÜZERİNE!..
Dostlarım, ülkemiz sıkıntılı ve yoğun bir dönem/gündem yaşıyor.

Aslında içerideki birçok problemlerle boğuşurken dünyada yaşanan sıkıntının siyasi gündeminde dışında kalamıyor.

Ama hep sıkıntı ve üzüntülü yaşamakta olmuyor. Onun için farklı alanlara da bakmak icap ediyor. Bizde samimi duygularla Aşk üzerine düşüncelerimizi siz dostlarımızla paylaşmak istiyoruz.

Siyasi gündeme rağmen, gündemin dışında kalarak kendi iç âlemimize bakmak ve yazımızın başına koyduğumuz Emrah’tan bir gerdanlıkla, girizgâh yapıp şairlerin bir başka deyişle aşk adamlarının tutkusuna bakmak istiyoruz.

Öncelikle aşk nedir? Sorusunun lügat manasına bakıldığında,"bir kimseye ya da bir şeye karşı duyulan aşırı sevgi ve bağlılık duygusu" olarak ifade edildiğini görürüz

Bizse bu cümleye "bir şey(i)e arzulama/ulaşma" kelimelerini de ekleme yaparak cümlenin daha anlamlı olmasına ışık tutmuş olalım istedik.

Önemli şair ve düşünürlerimizden merhum Atilla  İlhan.

"Ben aşk nedir bilmem,

Eski kafalıyım.

Bir seni bilirim..

Birde adın geçince

Sıkışan kalbimi" der.

Atilla İlhan aşkı bilmiyorum der ama; "Bir seni bilirim. Birde adın geçince, Sıkışan Kalbimi". diyerek bir ironi de yapar ve  aşkı zımnen kabul eder.

Hz.Mevlanaya  “Aşk nedir?” diye sormuşlar.O gönül adamı “ben olda bil!..” demiş.

Demek ki Aşkı anlamak için Mevlana veya âşık olmak mı?

O halde aşk sosyolojik olarak  “ben olmak” veya varlığı değerli kılmak mı?

Yoksa benle ona değer katmak, onu bütün kılmak veya vuslata erme arzusu ile yaşamak mı?

 

Âşık Veysel Şatıroğlu “güzelliğin on para etmez, şu bendeki aşk olmasa” derken bu siteminde, aşkın aşığa ve maşuk’a değer kattığına inandığını mı anlatmak istemektedir?

 

Koca Yunus “ballar balını buldum/kovanım yağma olsun.

Canlar canını buldum/bu canım yağma olsun”.

 Derken acaba aşkın ne olduğunu bilememekte mi? Yoksa aşkın öneminin  olabileceğini düşünmeden, sadece “canlar canını”(aşkını) bulmak için bir arayışı mı gerekli kılmaktadır?

Aşkı lügatlerde aradığımızda yukarıda da kısmen ifade ettiğimiz üzere; “sevgi, şiddetli sevgi, gönül verme, candan sevme, iptila, tutkunluk” gibi birçok kelime yığınlarıyla anlatımlar görürüz.

Ama aşkı anlamaya bunların yetmeyeceğini ve bunları  “vuslat” arayanlara anlatamayacağımızı biliriz.

Aşklarda çile vardır ama çileler çileyi unutturmuştur.

Nitekim Fuzuli “aşk derdiyle hoşem, elçek ilacımdan tabip/kılma derman kim helâküm zehri dermanundadır”.

“benim aşkımın derdine derman dermeye çalışırsan ben yaşayamam çünkü senin vereceğin ilaç içinde benim helak oluşumun zehri vardır.” Diyerek, dermanı derdi içinde görmektedir ve “bir derdim var bin dermana değişmem” diyen şairi haklı çıkarmaktadır.

Aşk sonun da mecnun olan “Kaysa” Aşk nedir diye sorsalar. Belki de  “Leyla”  derdi.

Leyla nedir diye sorsalar.  Belkide “Aşk” derdi. Çünkü Leyla’dır onu mecnun yapan ve ona dert olup; Mevlasını bulduran.

Yazımızın başına dönecek olursak; “Elçek tabip el çek yaram üstünden/ sen benim derdime deva bilmezsin/sen nasıl tabipsin yoktur ilacın/yaram yürektedir sara bilmezsin” Emrah ne güzel söylüyor değilmi?

Beden doktoru ne anlar gönül yarasından,

Divan şairi, Dertli de âşık’ın bir türlü başı dertten ve beladan kurtulmayacağını anlatıyor.  “aşığın çok bela gelir başına/tahammül gerektir adu(duşman) taşına/şem-i ruhsarına aşk ateşine/yanmakta seyretsin pervane beni”  diyor.

Aşk a düşen pervaneleri kıskandıracak kadar dönmekte ve maşuka ulaşmak içinde ateşlere yanmakta olduğunu anlatıyor.

Aşkı aşk içinde tanımlarken en ilginç olanı da; Aşka düşenlerin  bu kadar bela ve meşakkate rağmen hallerinden şikâyetçi olmayışlarıdır.Dertlerim dert içinde dercesine, aşk çilesinden selamete çıkışı arıyorlar.

Ve Hz.Mevlananın sözü ile “aşk ruha gıda veriyor” diyorlar.

Bende aşkı ve derdi olanlardan olalım diyorum.

Selam saygı ile.

Nezih Yıldırım

 

 

Adınız :
E-Mail Adresiniz :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu :    
   
Diğer Nezih YILDIRIM Yazıları
E-GAZETE