Ben unutturmam! - Murat YILMAZER

Yazdır
Paylaş

Eklenme Tarihi : 16 Mart 2022, Çarşamba 08:30:24

Peki neyi unutturmam; devletin haksız yere parasını yiyenleri ve bunların akıbetini asla unutturmam, her zaman yazarım.
Ben unutturmam!
Korku var mı bunlarda var fakat belli etmezler bunu, çünkü hırsızlık yapan yaptığını söylemez, avareleri vardır, yalaka takımları menfaati olanlar, onlar o hırsızın yaptıklarını yapmamış gibi anlatırlar çevreye. Kimlerden bahsettiğimi az çok bilirsiniz, belli kişiler bunlar. Bir de bunlara çanak tutanlar, devletin imkanlarını kullanarak menfaat sağlayanlar var. Yaklaşık olarak 1 yıldır yazıyorum, Seyyid İbrahim Bilal Kız Yurdu binasını ve bu konu ile ilgili mecliste soru önergesi dahi verildi. Ancak hayret verici bir durum var ki kimse bu konu hakkında tek kelime dahi açıklama yapamadı devlet kanadından. ‘Evet burası pahalıya veya ucuza ya da ihtiyaca göre alındı’ diye bir yiğit çıkıp diyemedi, ‘buranın durumu bu’ diye. Neden? İşte yukarıda verdiğim örneklerden çıkarın bir şeyler! Ortada bir kase çorba var fakat etrafında kaşık sayısı fazla! Bir kişi mi yaptı bu işi, evet bir kişi yaptı fakat çorbaya herkes kaşık salladı! Ben duyduğumu, bildiğimi yazıyorum. İftira atmıyorum. Benim ortağım yok ki Muş veya Uşak’lı, onun için kimlerin bu çorbadan içtiği belli. Tamam kardeşim aldınız burayı, devlete devredildi, peki gidip baktınız mı buranın ruhsatı var mı, yapı denetim belgesi var mı, depreme dayanıklı mı, beton kalitesi nasıl diye? Kimler bu işe ön ayak oldu, ya hiç mi vicdanınız yok arkadaş, kör müsünüz yahu! Resmen kanalizasyon açıktan akıyor. Yani o kanalizasyon diyor ki ‘burasının durumu bu, açıktan akıyorum ama bu binada da açık var’ diyor. Sizler nasıl bu ili yönetiyorsunuz, hiç vicdanınız yok mu kardeşim sizin! Ben yazıyorum kardeşim, ben de bu işi yaptım 1994 yılında, daha anasının karnında olmayanlar vardı ben müteahhitlik yaparken. Peki ben bu işi neden bıraktım onu anlatayım küçük bir örnekle; ortak bir devlet işi yapıyoruz ve o dönem bu pimapen işi yeni yeni piyasaya giriyordu ve kilo hesabı idi bu malzeme. Ortağım bana; ‘kapılara parça demir atalım, pencerelere içlerine beton koyalım ve ağır gelsin’ diye bir teklifte bulunduğunda ben o işi bıraktım. İşte ben bu yüzden o işe devam etmedim. Müdürü gelir kuzuyu kes, teknisyeni gelir yemeğe getir, kontrolör gelir kebabını söyle… İşte bu işler başladığı zaman ben ayrıldım bu sektörden. Allah selamet versin bu ortağım çok büyüdü fakat benden 5 sene sonra memleketi terk etti ve şimdi bu arkadaş bir firmada işçi olarak çalışıyor! Yani kısacası şunu demek istiyorum; bu devletin bir kuruşu haksız yere yendi ise yukarısı adamın ensesindedir. Gidin bakın bakalım biz nereye imza atmışız diye kontrol edin. Bir de işin garibi, yahu bir yetkili çıkıp da övünerek ‘biz burayı devletimize kazandırdık’ diyemedi ya! Korkudan mı yoksa iltilaf mı olur diye açıklama yapmadılar. Burası daha garip, yiyin fakat çok da fazla yemeyin! İnsan oğlu kuş misali, bir bakmışsın güp gitmiş. Hani sabah uyanırsın da kafesteki kuş ölmüş, ‘akşam iyi idi bu, ne oldu’ dememeleri için arpayı fazla yemeyin, şişirir. Bir de su içerseniz çatlarsınız vallahi! Saygılar…
Adınız :
E-Mail Adresiniz :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu :    
   
Diğer Murat YILMAZER Yazıları
E-GAZETE