Bir daha Yazayım... - Murat YILMAZER

Yazdır
Paylaş

Eklenme Tarihi : 13 Eylül 2021, Pazartesi 12:03:30

Evet başlıkta da olduğu gibi bir daha yazayım, hatırlatayım ve hafızalarda kalsın.
Bir daha Yazayım...
Bu memlekette kimler usulsüz iş yapıyorsa yazıyorum, haber yapıyoruz. Neden mi? Çünkü halkı bilgilendirmek en doğal hakkımızdır. Hani Sinop’ta kendine gazeteciyiz diye süs verenler var ya ahhh ahh! Ben bu çakalları iyi tanıyorum, bunlar kendini bulunmaz Hint kumaşı zanneder. Ben şuna şaşırıyorum; ulan birileri malı götürürken, birileri bir yerlere gelebilmek için sizleri kullanıyorlar ya, ben şuna şaşırıyorum; ilin milletvekilleri bunlara beyanat veriyormuş. Bak bak! Sayın vekiller veya kurum içi koltuk bekleyen ve bir yerlere gelmek isteyenlere sesleniyor, ha vallahi ha billahi bunlar gazeteci falan değil. Bazı bürokratlar da bunlardan çekiniyormuş, neymiş yazarmış da işte, ben her gün bu çakalların bir cürümü olmadığını yazıyorum. Bunlara dava açamazsınız, tekzip yaptıramazsınız, siz gerçekten bunları dikkate alıyorsanız bilin ki bir arızanız vardır veya çıkarınız vardır. Örneğin ben o kadar köşe yazdım, haberler yaptık, desenize ‘Murat Yılmazer veya Sinop Pusulası Gazetesi haricinde şu da yazdı’ diye. Yurt meselesini söyleyin, kimse yazamaz. Neden mi? Çünkü gölbez kemiğe alıştı ise o kemikten vazgeçemez. Fakat bunların şöyle de bir yapısı vardır; ilin vekili, ilin valisi, ilin belediye başkanı, il başkanları ve bazı ilçe belediye başkanları bunları yerin dibine sokuyor. Ben nelerini biliyorum! Örneğin bir ilçe Belediye Başkanı verdi veriştirdi bu çakal takımına, neymiş işte hakkında iddia varmış, yok şurada görülmüş, burada bunlarla berabermiş. Önce başkan haber yaptırıyor bu çakallara, sakalı alınca patlatıyor bir haber aklınca, sonra ağabeyleri diyor ki ‘Ya bu adam bu sen bir sorsana bana’ diye dert yanınca hemen haber yaptığı kişinin haberini kaldırıyor. Sonra yiyor fırçayı. Yani demek istediğim şu; Sinop’ta basın mensubuyum diyenlerin çok evrakları var bende, hiç merak etmeyin. Öyle ‘ben gazeteciyim’ diye gezenlere bakarsan gazeteciyim deyip de saat tamiri yapanı mı dersin, fotoğrafçıyım deyip de gazete basıyorum diyenleri mi, berber olup da muhabirim diyenleri mi… Ben bunların ciğerini biliyorum! Fakat en ilginci internet gazetecisiyim diyen bir kişi nasıl gülesime gidiyor, yazarken bile gülüyorum. Bu vatandaşı emniyete çağırıyorlar ifadeye, soruyorlar ‘ne işle uğraşıyorsunuz?’ diye hemen ‘gazeteciyim’ diyor. Fakat gazetecilik üstüne her hangi bir belge veremiyor ve ‘ben internette sayfam var’ diyor. Daha sonra ‘vergi veriyor musun’ diyor ‘hayır’ diyor. Daha sonra bu kardeşe ‘siz şurada SSK’lı olarak görünüyorsunuz’ deniliyor, ‘evet, ben o kişinin basın danışmanıyım’ diyor. Daha sonra polis bu sefer ‘basın danışmanı iseniz bize birkaç internetten haberini çıkartır mısınız?’ deyince bu sefer ‘ben kalebodur, fayans ve sıva işleri yapıyorum’ diyor. Daha sonra burada olan SGK pirimi iptal ediliyor… Yani kısaca özet geçersek; bu mesleği adam gibi yapanları sevmezler! Ben kimseye yalakalık yapmam, bir Allah’ın kulu çıksın desin ‘şunu almış, bunu almış’ diye, ama diyemezler, çünkü o bezlerde tarağımız yoktur bizim! Zamanında bizi mafya yaptılar, koyun çobanı yaptılar, ‘ruhsatsız tabanca taşıyor, iftiracı, şantajcı’ dediler, bunlar mı gazeteci? Bir de çakalın biri tutmuş ‘bindiği arabayı bir vatandaş almış’ diye dedikodu gezdiriyor ortalıkta. Ulan çakal, şimdi ben bu dediğin kişilerle uğraşıyorum kurnaz! Dedikodu yapmayacaksın. Bak sana diyor mu ‘bindiği arabayı ben aldım’ diye, demiyor. Neden? Hani diyorlar ya ‘Meydankapı’da bir yalan attım Tersane’de bana değişik anlattılar’ misali. Onun için çok kıymetli gazeteciyiz diye Sinop’ta kendine süs verenlere sesleniyorum; vallahi billahi sizi dikkate alan yok. Bakmayın yüzünüze gülenlere, arkanızdan neler diyorlar! Bu arada şu saat kulesinin tamir işinin günü doluyor, dün baktım bir tanesinin dakikası beş dakika geri idi, dedim ‘günü geldi’, bir bakın derim. Gelen yerli yabancı misafirlere ayıp olmasın. Kablosu oynadı herhalde! Bu arada kapısına bacasına da bir bakın, göçmesin… Saygılar…

 

Adınız :
E-Mail Adresiniz :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu :    
   
Diğer Murat YILMAZER Yazıları
E-GAZETE