BİR ŞANLI DİRENİŞİN ADI. ÇANAKKALE - Nezih YILDIRIM

Yazdır
Paylaş

Eklenme Tarihi : 19 Mart 2021, Cuma 15:49:11

Her yıl olduğu gibi bu(2007) yıl da“18 Mart Çanakkale Zaferi" farklı etkinliklerle kutlandı. Şehit ve gazilerimizin konu edildiği bir programda da “SERVER VAKFINDA” düzenlendi. Program konuğu: G.Ü. Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Yard. Doç.Dr. İsmail Cansız’dı. "Çanakkale Savaşları ve Dünya Milletlerinin tarihinde ki dönüm ve kırılma noktaları” konusunda ilginç ve bir o kadarda önemli sözler söyledi. Bizde sözleri yazıya dökerek siz okurlarımızla paylaşmak istedik.
BİR ŞANLI DİRENİŞİN ADI. ÇANAKKALE
Yard. Doç.Dr. İsmail Cansız;

- Tarihimizin en önemli kırılma noktalarından birini “Çanakkale Savaşı oluşturmaktadır.”dedi ve devamla “Çanakkale savaşına Akdeniz kıyılarında müttefik kuvvetlerin gemilerini bombalayan daha sonra Karadeniz'e geçip Osmanlı bayrağı çekerek Rus limanlarını topa tutan Alman savaş gemilerinin hareketi, savaşa girmeme çabalarına rağmen, Osmanlı Devletini savaşa girmek zorunda bırakmıştır. Osmanlı Devleti, kendini bir anda savaşın içinde bulduğundan. Enver Paşa Savaşa girmenin oldubittiye getirildiğini anlatmaya çalışırken, olayı anlamayıp soranlara " Bir oğlumuz" oldu diye izah ediyordu. “Bu arada Enver Paşanın hataları olsa da samimiydi.”diyen konuşmacı sözlerinin devamında;

İngiliz - Fransız önderliğindeki müttefik devletler, Boğazlara hâkim olmak için, çok kolay ele geçireceklerini planladıkları Çanakkale'ye saldırdılar. Çanakkale operasyonunu Birleşik Krallık Donanma Bakanı Winston Churchill planlamıştı.

Hedefleri, Hilafetin merkezini ele geçirmek.. Böylece, Osmanlı coğrafyasına hâkim olmak, hem de kendi sömürgelerindeki Müslümanların direnişini kırıp, Rusya ile bağlantı kurarak asker, gıda sevkiyatını sağlamak istiyordu. Uzun menzilli topları ile kolayca Çanakkale civarındaki Osmanlı tabyalarını susturan Müttefik donanması, Çanakkale boğazına döşedikleri mayınları toplayarak 18 Mart akşamı İstanbul'da eğlence tertip etmek üzere harekete geçmişti. Osmanlı ordusunun elinde sadece 26 mayın vardı.

Çanakkale de savaşı yöneten Türk komutanlardan Müstahkem Mevki Komutanı Cevad Bey- Paşa’nın emri ile Tophaneli Yüzbaşı Hakkı bey ve Yüzbaşı Hafız Nazım komutasında 54 personeli ile Nusret Mayın gemisi gece bunları denize döşedi.

Mayınları döşemek üzere harekete geçen Nuster mayın gemisine komuta eden Tophaneli Yüzbaşı Hakkı Bey, İngiliz zırhlılarla karşılaşınca 'acaba mayın döşeme işini yapamayacak mıyız 'diye endişe ve heyecan duyarak Şehit olur,(bugünkü deyimle kalp krizinden ölür.). Mayın döşeme işini sürdüren Nusret'e Yüzbaşı Hafız Nazım komuta eder.

Osmanlı tabyalarını bombalayarak ilerleyen Müttefik donanmasına ait gemilerin bir kısmı, gizlice o gece döşenen bu mayınlara çarparak battı. Fransız amiralinin komuta ettiği harekâtta müttefiklerin bombaladığı toplam -- kısa menzilli - 84 topa sahip Osmanlı tabyalardan birinde sağ kalan iki kişi, üzerlerine atılan top parçaları, taş- toprak ve insan yığınlarından çıkmayı başardılar.

Bunlardan biri Niğdeli Ali.. Diğeri de, Balıkesir'in Havran-Çamlık Köyü'nden Mehmet oğlu Seyit idi.

 Tabyada topu kullanan bütün asker şehit olmuştu. Niğdeli Ali de, Seyit’de nişancı değildi. Her ikisi de nişan almasını bilmiyordu. Topun mermiyi taşıyan asansörü de bombalamalardan zarar görmüş çalışmıyordu.

Balıkesirli Seyit, Niğdeli Ali'nin yardımı ile 274 kilo ağırlığındaki top mermisini sırtına alarak topun namlusuna sürmeyi başardı. Çanakkale boğazını İstanbul’a gitmek üzere geçmekte olan “Ocean” savaş gemisine kendince nişan alıp, topu ateşledi. Ancak mermi önce geminin önüne, sonraki arkasına düşerek gemiye isabet etmedi. Son üçüncü mermi gemiye isabet etti. Bu merminin tesiriyle geminin dümeni bozulduğundan kontrolden çıktı ve Nusret mayın gemisinin döşediği mayınlardan birine çarparak battı.

Böylece "yenilmez armada" denilen Fransız- İngiliz ortak donanması bir saat içinde %35'ni kaybetti. İstanbul’a yürümeyi göze alamayan Akdeniz Filo Komutanlığı'na komuta eden Fransız Amiral de Robeck, donanmaya geri çekilme emri verdi. Cevat Paşa, da "Gittiler bir daha gelemeyecekler" diyordu.

Tabyaların sustuğunu bilen ancak bu olağan üstü durumu hayretle izleyen Müstahkem Mevki Komutanı Cevat (Çobanlı) Paşa, konuyu öğrenince tabyasında kalan askerleri ziyaret etti. Balıkesirli Seyit'e 'Tarihin akışını değiştiren iş yaptın. Haydi, bunu bir daha göster resmini çektirelim' der. Seyit dener fakat o kilodaki top mermisini bir daha kaldıramaz. Bunun üzerine ağaç kütüğünden mermiye benzeyen bir model yaptırılarak Seyit'in sırtında resmi çekilir. Şu an elde olan resim hakiki top mermisi değil, ağaç kütüğünden yapılan mermi benzeridir. Çünkü Seyit, bir daha o mermileri kaldıramamıştır.

Balıkesirli Seyit'e bu hizmeti dolayısıyla "onbaşı" rütbesi verilir. Aslında bir pehlivan olan Seyit verilen tayinle tam olarak doymamaktadır ve tayini birden ikiye çıkarılır. Ancak arkadaşları günlük yarım tayin yerken o iki tayin yemeyi içine sindirmez. Arkadaşları ile paylaşır. Çanakkale’de denizden İstanbul'a gidemeyen Müttefik kuvvetler, kara savaşına yönelirler. Büyük kayıpların verildiği kara savaşını da kazanamayarak geri çekildiler.

 

                                                 SAVAŞ VE SONUÇLARI.

- Bu mağlubiyetle, Barbaros Hayretin Paşa'nın " Denizlere hâkim olan, dünyaya hâkim olur" anlayışını en güzel uygulayan İngilizlerinde yenilebileceği ilk defa  ortaya konuyor.

- Müttefiklerin bu yenilgisi üzerine Alman - Osmanlı ittifakının savaşı kazanacağı görüşü ağırlık kazandığından Bulgarlar Almanların yanında savaşa giriyor. Alman - Osmanlı bağlantısı engeli kalkarak doğrudan koridor açılıyor.

- Rus ordusunun batıya sevki ve Rusya'dan Müttefik küvetlere gıda vs konusunda lojistik ikmal engellenmiş oldu.

- Osmanlı’nın çöküşü gecikti. Savaş'ın 1916’da bitmesi planlanıyordu. Savaş 1918'e kadar uzadı.

- Bu savaşta Osmanlı, 251 359 kayıp verdi. 211 bin kayıp savaş alanında, 40 bin kayıp ise savaşıp hastanelere sevk edilen ve memleketlerine "tebdil-i hava – (hava değişimi)- " için gönderilenlerdir.

İtilaf devletlerinin kaybı 252 bindir. Bu kayıpların tamamına yakını Fransız- İngiliz vatandaşı olmayıp sömürge ülkelerden zorla ve kandırılarak getirilen başka ırklardan insanlardır.

- 85 bin şehit Yedek subaylarımızdır. Bunlar lise ve üniversite talebeleri idi. Cumhuriyet döneminde eksikliği hissedilen "Kâhtı-ı Rical (Devlet adamı) yok" sözü ile ifadesini bulan olay 85 bin tahsilli insanımızı kaybetmenin sonucudur. 18 Mart Deniz zaferi sonucu olarak, Çanakkale savaşlarının planlayıcısı Winston Churchill siyaset sahnesinden uzaklaştırıldı. Winston Churchill sonradan "Tophaneli Hakkı, beni 25 yıl siyaset dışına attı" diyecektir.

- İtilaf devletleriyle bağlantı kuramayan Rus'yada sosyal ve siyasal karışıklıklar baş gösterdi. Rusya'da kominizim darbe ile iktidarı ele geçirdi.

464 MADELİK ANTLAŞMA, İKİ SATTE MECLİSDEN GEÇTİ

 Not: Konuşmacıya Nezih Yıldırım olarak, “Çanakkale ile Lozan arasında bir bağ ve Lozan’ın bizim bilemediğimiz yönleri varmıdır? Seyit çavuş kahramanlığının karşılığını dünya hayatında görmüş müdür?” sorusunu sordum.

Cansız: Şunları söyledi:

- Seyit Onbaşı, memleketine döner..Çok sıkıntılı bir hayat yaşayarak 49 yaşında vefat eder. Vefatından sonra sırtında odun taşıyarak hayatını kazandığı sicimi, Ali Osman isminde oğlu ve Aişe ve Fatma isimli kızları kalıyor.

- Çanakkale'de ihtiyat kuvveti konumundaki 57. Alay'ın komutanı Yarbay Mustafa Kemal'i tanıyoruz. Fakat..Çanakkale savaşlarının Deniz zaferi bölümüne komuta eden Cevat Paşa'yı tanımıyoruz. Tarihlerde bahsetmiyor. Çanakkale komutanlarından, Esat Paşa'da Selahattin Ali'de öyle.  Daha sonra İstanbul'un işgali sonucu. Cevat Paşa, 2773 Nolu esir olarak basit suçlamayla Malta’ya götürülüyor. Böylece İngilizler, Çanakkale’deki yenilgilerinin intikamını alıyor.

- Mustafa Kemal paşa, ise Savaş yıllarında yola çıktıkları ile sonuca kadar varmamıştır. Yani oruç tuttuğu ile bayram etmedi.

- Birinci Meclis, Misak-ı Milli'den taviz vermedi. Lozan görüşmeleri kesildi. Meclis, Lozan'a giden heyeti geri çağırdı.

Bu arada meclis fesih edildi. Meclis yokken Lozan'a giden heyete Haim Naum ismindeki Robert Koleji öğretmeni katıldı. l. Meclisin kabul etmediği tüm maddeler kabul edilerek Lozan imzalandı. Muhalefetin olmadığı ll. meclisin önüne getirilen ve milletvekillerinin içinde ne olduğunu bile bilmediği 464 maddelik anlaşma iki saatte kabul edildi.14 Milletvekili "hayır" dedi. Bu 14 kişiden bazıları 150'likler listesine alınarak sınır dışı - sürgün - edildiler.- 1925 - 1930 arasında birçok hukuki düzenleme yapıldı. Fakat bu düzenlemeleri hazırlayanların hiç biri Türk hukukçuklar değil.

- Sn. Cansıza teşekkür edilerek program sonlandırıldı.

- Bizde bu programı siz okurlarımızla paylaşmak istedik.

 

Sn. Okurlarım eski bir röportajı paylaştım. Teşekkür ederim.

  Nezih Yıldırım 18.3.2021

 

 

Adınız :
E-Mail Adresiniz :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu :    
   
Diğer Nezih YILDIRIM Yazıları
E-GAZETE