CHP NEDEN KAZANAMIYOR? - Nezih YILDIRIM

Yazdır
Paylaş

Eklenme Tarihi : 11 Temmuz 2018, Çarşamba 12:30:11

Önceki yazımızda 24 Haziran 2018’de, Cumhurbaşkanlığı ile TBMM üyelikleri için yapılan seçimin önemini ve Sn Cumhurbaşkanımızın aldığı %52,6’lık oy oranı ile Ak Partinin aldığı %42,6’lık oy oranı ve aradaki farkın sebeplerini ortaya koymaya çalışmıştık.
CHP NEDEN KAZANAMIYOR?

Bu yazımızda ise CHP'nin oylarını artıramayış sebepleri ile seçim kazanamayışı konusuna bakacağız.

Öncelikle bilinmesini isterim ki; Biz meseleleri objektif olarak ortaya koymaya, düşünce alanlarına katkı sağlamaya çalışırız. Böylece yazarlık/gazetecilik görevimizi yapmış olduğumuzu düşünürüz. Yazdıklarımızda ise değerlendirmeleri aklın süzgecinden geçirerek okurun bir fikir sahibi olmasını arzu ederiz.

Bu tespiti yaparak konumuza dönecek olursak, Türkiye 24 Haziran 2018 de yüksek katılımlı ve çok önemli bir seçim yapmıştır. Yapılan seçimde halk iradesini ortaya koymuş ve kararını sandığa yansıtmıştır. Biz bu seçimde ve diğer seçimlerde, Türkiye Cumhuriyeti Devletini Kuran Parti kabul edilen Cumhuriyet Halk Partisinin kazanamayışını ve başarısızlıkta geçmişin olumlu/olumsuz etkilerinin olup olmadığı konusunu anlamaya çalışacağız.

Cumhuriyet Halk Partisi Türkiye Cumhuriyeti ilanından daha önce kurulmuş bir partidir. Ülkemize de birçok alanda hizmetleri olmuştur. Ancak 1950 yılında kaybettiği iktidardan sonra halka bir türlü güven verememiş ve halkın iradesiyle tek başına 1950’den beri hiç iktidar olamamıştır.

Çünkü İmparatorluk bakiyesi olarak kurulan devletimizde. Halka rağmen bazı kararlar alınmış ve belkide şartların zorlaması ile Anadolu insanına çok mağduriyetler yaşattırılmıştır. Cumhuriyetimizin kurulduğu yıllarda yeni savaştan çıkmış ve elinde insan gücü yok seviyesinde devlet olarak ortaya gelmiş Türkiye Cumhuriyeti Devleti insanını doyuramayacak ve reçberlik dahi yapamayacak durumda idi.

Halkı mecalsiz kalmıştı ama devletin ayakta durması gerekiyordu bu nedenle de bazı radikal kararlar alınmıştı. Bir takım taleplerde (bugün dolaylı vergi diyebileceğimiz Aşar “Öşür” Sirkat vs gibi) bulunulmuş doğrusu halk çok zorlanmıştır.

Dolaylı vergi dediğimiz taleplere birde “meccanen yol çalışması Devlete verdikleri vergileri şehir merkezlerine sırtlarında gün ve saatlerce yürüyerek götürmeleri gibi birçok zorlukları ekleyebiliriz”. Ayrıca devlet sisteminde yapılan değişikliklerin çoğu halkın tasvibini görmemiş uygulamalar insanımız üzerinde olumsuz etkiler bırakmıştır.

İnsanlar karnını doyuramayacak durumda iken yapılan Harf değişikliği kıyafet kanunları ve kıyafet kanunlarından sonra binlerce TL. Yatırılarak alınan şapkalar vs. gibi meseleler üzerinde halk sessiz kalmış ama bu reformları içten/kalbi olarak kabul etmemiş ve korkudan ses çıkaramamıştır.

İstiklal mahkemelerinin hukuksuz kararları insanımız üzerinde olumsuz etkiler bırakmış ve halktan kopuk politikalarla halkın üzerinde olumsuz etkiler bırakmıştır.

Demokratik Parti Genel Başkanı Ferruh Bozbeyli (1970'li yılların siyasetçisi)den biz zat işittim."1950 seçimlerinde halk Menderesi tanıdığı için oy vermedi sırf CHP ceberudundan kurtulmak için Demokrat Partiyi iktidara getirdi" demiştir.

Köylerde yaşayan büyüklerimizden de eleştirel yorumlar işitmiştik. Rahmetli babam siyasi olayları imkânları dâhilinde takip ederdi ve Millet Partili idi. Son olarakta Milli Selamet Partisinde yer aldı 12 Eylül Cuntasının partileri kapattığı dönemde de babacığım rahmeti rahmana kavuştu. Allah rahmet eylesin.

Rahmetli babam harf değişikliğine ve Türkiye'deki katı laiklik(Jakoben) anlayışına karşı idi. Latin harflerini "gâvurca" diye tanımlardı. Bir gecede milletin cahil bırakıldığına inanırdı. Geldi İsmet kesildi kısmet gibi tekerlemeler söylerdi. Ve bizlere CHP'den uzak durmayı tavsiye ederdi.

Bu durum babamın şahsı üzerinde özellikle kırsal kesimden eski insanların CHP’ye hoş bakmadığını yeni kuşaklar üzerinde geçmişin yansımalarının olduğunu düşünüyorum.

CHP’si kurumsallaşmış bir parti olmasına rağmen geçmişin olumsuz izleri hala imaj olarak devam ettiriyor. Merhum Menderes’in idamına karşı durmadığı fikri bile insanlar üzerindeki etkisini hala sürdürüyor.

Aradan geçen bunca yıla rağmen insanlar üzerinde geçmişin tesiri kalırmı? Madem öyle de 1976 seçimlerinde Ecevit’in liderliğinde ki CHP nasıl %40'lık oy oranını aşmıştı?

Evet, Ecevit (Karaoğlan) bir rüzgârla %41'küsür oy almış peşinden Güneş Motel görüşmeleriyle 1978 yılında kurduğu iktidardaki yokluk kıtlık ve kuyruklarla prestijini yitirmiştir.

SHP olarak girdiği 1989 Mahalli İdareler Genel Seçimlerinde yeniden toparlanmış ve birçok Büyükşehir belediyesini ele geçirmişti. Fakat belediyelerde çok güzel hizmetler yaparak halkla kucaklaşma yerine;. İstanbul’da oluşan çöp dağları ve İSKİ yolsuzluğu vs olaylar CHP'yi tamda toparlanırken tökezletmiştir.

28 Şubat sürecinde dayatmacılıktan adeta medet ummuş ve Kur’an kurslarının kapatılmasına kadar giden  Jakoben Katı Laikçi anlayışla halkın değerlerine bir kez daha sırt çevirmiştir. Ecevit’in 1999 seçimlerinden sonraki TBMM’de yapılan yemin merasiminde cebinden çıkararak okuduğu "şu kadına haddini bildirin" çığlığıda sol düşünce olarak CHP’ye mal edilmiştir.

28 Şubat döneminde İstanbul Üniversitesinde başörtülü kızlar sürünürken, yönetmelik dayatmasıyla ikna odaları kuran yöneticileri milletvekili yaparak jakoben anlayışı devam ettirdiğini adeta ilan etmiştir. CHP sosyal demokrat parti olarak özgürlüklerin daha genişlemesi yolunda çalışmalar yapacağı yerde sıradan marjinal herhangi bir parti gibi hareket etmiştir. TBMM’de 367 olayıda Başörtülü eşi olan birinin Cumhurbaşkanı olması halinde "Laiklik" elden gider gibi suni tartışmalarda CHP'ye puan kazandırmamıştır.

Kılıçdaroğlu döneminde, kılık kıyafetle sorunumuz yok vs gibi açıklamalar yapılarak insanlara güven verilmeye çalışılmış ama halkla kucaklaşma sağlanamamıştır. Bir başka deyimle halkla gönül bağı kurulamamıştır.

Son seçimlerde Cumhurbaşkanı adayını belirlemede bile gereksiz zaman harcanmış ve parti tabanının kabul etmeyeceği adaylar üzerinde durmuştur. Herkesi kucaklayacak bir aday çıkarılması yerine çatı aday gibi formülleri aranmıştır. Seçime girme hakkını elde edemeyen bir partiye 15 milletvekili transfer ederek o partinin seçime girmesini sağlamış ve sanıyorum bundan da zarar görmüştür. Çünkü kurumsallaşmış bir parti iktidar partisinin daha az milletvekili çıkarmasını sağlama faaliyetlerini kendi oyunu artırarak göstermelidir. Başka partilere milletvekili transfer ederek kurumsal kimliğine yakışmayan faaliyetler yapmamalıdır. Bu tip faaliyetler yerine halkın karşısına projelerle çıkmalıdır.

İzmir milletvekili açıkladı özellikle İzmir'de sırf Ak Partinin Milletvekillini azaltmak için başka partinin desteklenmiş olabileceğini. Hâlbuki siyasi partiler iddialı olmalı ve seçmenine umut ve güven vermelidir. İktidar iddiası olan bir parti seçmeni asla başka partiye oy vermez. Birde seçimlerde şahıslarla kavgayı tercih eden bir politika takip eden görüntü sergilemiştir. Sn Muharrem İnce çok yoğun çalışma ile güzel performasyon gösterdi ve belli vaatlerle %30'ları aştı. Demek ki çalışmak güven vermek geçmişteki hatalı politikalara bağlanıp kalma yerine vatandaşın değerleriyle barışma tavrı göstermeli.

Bunlar yapıldığında her seçimden sonra kongre toplama yerine neden kazanamıyoruz değerlendirme ve insanımızın gönlüne girme hesapları yapılmalı.

Ve Milletimizle yeniden kucaklaşarak güzel bir manifesto ortaya koymalı yani sil baştan yapıp beyaz bir sayfa açmalıdır.

Bu seçim sonuçlarında da gördüğü gibi yeniden kurultay topla vs şeklinde “marjinal” boyutta bir parti olarak kalmaya niyetli olmamalı yeniden kurultayı tartışmadan şapkasını önüne alıp düşünmeli; CHP yöneticileri dünyaya inmeli ve vatandaşın derdiyle dertlenmeli. O takdirde durum tersine dönebilir.

Yoksa CHP’nin işi zor görünüyor.

Selam ve dua ile.

Adınız :
E-Mail Adresiniz :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu :    
   
Diğer Nezih YILDIRIM Yazıları
E-GAZETE