DENİZ ŞEHİTLERİ - Tufan BİLGİLİ

Yazdır
Paylaş

Eklenme Tarihi : 29 Kasım 2017, Çarşamba 10:44:36

Yine bir 30 Kasım geldi.
DENİZ ŞEHİTLERİ
30 Kasım 1853 Her Sinoplunun bildiği gibi Sinop baskınının yapıldığı tarih.

                Bazı kaynaklara göre 2 700, bazı kaynaklara göre 4 000 şehit verdiğimiz acı baskın.

                Bu acı olayın somut hatırası Tershane’deki Şehitler Çeşmesi’dir.

                Tersane’deki çeşmenin (Sinoplunun bildiği, benimsediği)-eski- kitabesinin kaldırılıp değiştirilmesinin üzerenden 3 yıl geçti.

                Ancak biz bir çok Sinoplu gibi eski kitabenin yerinde kalmasını düşünenlerdeniz.

                Bu konu ile ilgili düşüncelerimizi 29 Eylül 2015, Salı günlü Sinop Pusulası gazetesinde yayımladık.

                Halktan olumlu tepkiler almamıza rağmen ilgili/sorumlu makamlar duymadılar.

                Biz bu özel gün için o zaman yazdığımızı tekrar sizlerle paylaşmayı uygun bulduk.

                Buyrun…

****

Şehitler...

          

                Düşüşleriyle ana-babalarının yüreklerinde ölene dek yanan kor; yetimlerinin zihinlerinde bulanık baba imajıyla, ömür boyu baba özlemi bırakıp yaşamlarının baharında giden yoksul çocukları.

                Kimlerin çıkarları veya basiretsizlikleri yüzünden toprağa düşer bu canlar?

                Kimileri nutuk atar, kimileri parsa toplarken; çoğu da kayıtsız seyrederken dağlanan yürekler.

                Ana kuzuları,ağabeyler,kardeşler, amcalar, dayılar ve babalar.

                Şehitlerimiz.

Yine onlarcası peş peşe toprağa düşüyor.

Çıkarcılar ve sorumlular kadar, belki daha fazla biz duyarsızların vebali var her düşüşte...

*** 

 

“Osmanlı devletinde ve dinde bol olan mükafat uğrunda rahmet denizinde boğulan ve şehitlik kevserini içecek kadehi olan namlı şehitlerin güzel ruhunu rahatlatmak için padişah hazretlerinin iyilik etme mayası sayesinde hayır sahipleri tarafından inşa kılınan çeşmesi bol uğur sayılan eserlerdendir.

Çevirinin Türkçe karşılığı: Osmanlı’daki rahmet denizinde çok mükafat (biraz aç gözlü idiler) uğruna boğuldular. Boğularak Şehitlik içkisini kadehten içen şehitlerin ruhları gene de rahat değil. De, onların güzel ruhunu rahatlatmak için padişah hazretlerinin mayasında bulunan iyilik etme özelliği yüzünden hayır sahipleri tarafından yaptırılan, bol şans sayılan eserler biridir.

İlk paragraftaki yazı, Tershane’de, Ömer Camii’nin doğusunda bulunan Rus’ların 30 Kasım 1853 tarihindeki Sinop Baskınının anısına yapılan çeşmenin Osmanlıca yazılan kitabesinin Türkçe çevirisidir.

Bu yazıyı, kitabeyi okuyanlar; bu eserin, yöneticilerin beceriksizliği sonucu 4.000'in üzerinde bazı kaynaklara göre 2.700 yoksul Anadolu çocuğunun ölümü(O kadar beceriksiz yöneticiler ki ölen askerlerinin sayısını bilmekten aciz) , şehit ettirilmesi anısına yapılmış eser değil de:

 

“Bazı aç gözlülerin Osmanlıda ve dinde oldukça fazla olan ödüller için merhamet denizinde boğuldukları; Boğularak Şehitlik içkisini kadehten içenlerin ruhlarının gene de rahat olmadığı düşünülerek; Padişah onların güzel ruhunu rahatlatmak için ara ara(her zaman değil) yaptığı gibi bu yapının hayır sahipleri tarafından yapılmasına izin verdi. ”   Gibi bir miktar aç gözlü için yapılmış yapı anlamı çıkıyor.

Eserin yapılış sebebinin,  Rus’ların 30 Kasım 1853 tarihindeki Sinop Baskını olduğu bilinince ise;

O yoksul çocukların: ‘ rahmet denizinde’ değil, Kara Deniz’de, boğulduğu(boğdurulduğu); mükâfat uğruna değil, vatan uğruna yittikleri(en azından kendileri, aileleri ve çevreleri öyle biliyor); cennete gidenlerin ruhlarının rahatsız olduğunu nasıl tespit ettiniz de rahatlatmak uğruna yapıyı gerçekleştirdiniz; padişahın mayasındaki iyilik etme niteliği, nasıl bir niteliktir ki, (onun veya komutanlarının) beceriksizliği nedeniyle ‘yalnız asker alma döneminde hatırlanan Anadolu çocuklarının’ katledilmesinden sonra onlar adına (yalnızca bir) çeşme yaptırılmasına izin veriyor. Böyle uğursuz bir olaydan sonra, nasıl bol şans sayılan eserlerden olsun! İfadeleri insan(!) olanın aklına geliyor.

Yani nereden bakarsanız bakın zamanın siyasilerinin ve veya yerel uzantılarının politikalarına uygun yazılmış, yazdırılmış bir yazı, kitabe.

Hem kötü Türkçeyle, hem de kötü içerikle yazılmış.

Aradan geçen bunca zaman gözetildiğinde; tarihi sayılmasına rağmen, tarihe hiçbir gönderisi olmayan: Hem gerçeklerle, hem vicdanla, ahlakla örtüşmeyen, zamanın iktidar yanlısı güzelleme.

***

BU GÜN

Yakın sayılabilecek tarihimizin dramatik acılarının en belirginlerinden, ders almamız gereken sayısız ibretlerdendir Sinop Baskını.

Sinop Baskınından da bize kalan en somut hatırasıdır Şehitler Çeşmemiz.

Ders almaya hala niyetli değiliz. En azından bir kısmımız.

Hala kendi çocuklarını yok sayarak, iki yüz yıl öncesinin egemeninin(Padişah Abdülmecid) kusurlarını örtmek, onu övmek, yüceltmek adına tarihi gerçekleri gizleme, değiştirme çabası içinde olanlar var.

 

SAYGI

Siz padişah, Osmanlı, hatta hilafet özlemi içinde olabilirsiniz.

Size halkın, temsilcileri aracılığı ile kendini yönetme gerçeği uygun gelmeyebilir.

Günümüzün siyasi konjektörü sizin hayallerinize yeşilimsi sarı ışık yakıyor olabilir.

Ancak vergi ve asker ihtiyacı olduğunda zamanının egemenlerinin aklına gelen, beceriksiz (kayıt tutmakla, büyük devlet olmakla övünen ancak, kendi için ölen, beceriksizliği yüzünden ölümüne neden olduğu askerlerinin sayısını dahi net olarak bilemeyen) yönetimler tarafından, yüzyıllarca yıl değersiz nesne olarak görülen, kullanılan Anadolu çocuklarının, atalarımızın, (senin değil anlaşılan) şehitlerimizin hatıralarına olsun saygı duy. Onları yok sayıp, aşağılama.

Yani:

‘Rus baskını sırasında şehit olanların üzerinden çıkan paralarla yaptırmıştır.’kitabesinin neresi sana dokundu da kaldırdın!

O kadar para askerlerden çıkmazmış. Paranın yarısını Abdülmecid, yarısını yöneticiler karşılamış vesaire...

 

Dört bin askerin cebindeki para denizde eridi mi?

O kadar askerin cebinden bir çeşme parası çıkmaz ise sorumlu kim!

...

Anlamazsın diye cevabını ben vereyim. Senin, bu gün dahi övgü düzme peşinde olduğun Padişahın baş sorumlu!

...

Yapının parasının, yarısının padişah, kalanının yöneticiler tarafından ödenenle yaptırılsa bile, az ya da çok, askerlerin cebinden çıkan paralara ne oldu? Borsaya mı yatırıldı?

Becerisizliği yüzünden(Senin hafsalan almaz diye açıklayalım. Baskını yiyen donanma komutanlarının sorumluluğu iktidarındır.) katledilen 4000 Anadolu genci için çeşmenin yarı parasının padişah tarafından verilmesi lütuf mu?!...

***

Şehitler ölür...

Hatıralarına dahi saygı göstermeyenler, siyasi amaçları için kullananlar, öldürmez şehitleri.

 ‘Şehitler cennetin en yüksek köşklerinde bulunacaktır’, ‘hep yoksul halk çocukları şehit olur’ veya ‘şehitler ölmez’ deyip, saygısızlığa sessiz kalanların tavırları şehitleri öldürür.

 ***

Size bu ulusun çocuklarının, Sinoplunun bu düşüncelerini ‘Bir Temmuz’lu (2015)’ yazımızda kibarca ifade etmiştik.

Duymazdan, anlamazdan geldiniz.

Bir yaz geçti. Binlerce insan mevcut, anlamsız kitabenizi okuyup kafası karıştı.

Şimdi bir kez daha; daha açık ifade ettik.

Ve bir kez daha’ 1853 Rus Baskınında ölen şehitlerin torunları olarak diyoruz ki; (anlaşılan, senin değil )atalarımıza, şehitlerimize saygı göster.

4000 masum şehidi yok sayan kitabenin, padişahı göklere çıkaran Osmanlıca’sının altına Türkçe açıklamasını yaz, yaz da!

Lütfen tarihi gerçeklere işaret eden eski kitabeyi de görünür yere as!

Adınız :
E-Mail Adresiniz :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu :    
   
Diğer Tufan BİLGİLİ Yazıları
E-GAZETE