(EĞİTİMDE DE) UMUTLARI ÖTELEMEK - TUFAN BİLGİLİ

Yazdır
Paylaş

Eklenme Tarihi : 02 Nisan 2020, Perşembe 16:17:45

Dünya tarihinin en önemli zaman dilimini yaşıyoruz. Korona denilen virüs şimdiye dek dünyada bilinen en büyük yıkımı sağlayan Veba salgınını da geride bırakarak yaşanmış en büyük insanlık dramı olarak tarihe geçecek gibi görünüyor. Salgının dünya nüfusunun %40-50’ sini , yani sekiz milyar insanın 3,5-4 milyar insanı etkileyeceği tahmin ediliyor. Bu salgının etkilemediği sektör olmadığı gibi; yöre , kent, ülke, kıta hatta sınıf dahi yok. İlginç özelliklerinden biri insandan başka canlıya zarar vermemesinin yanında insanın da gencine dokunmaması.
(EĞİTİMDE DE) UMUTLARI ÖTELEMEK
Neyse sonucunda bu felaket de tahribatını gerçekleştirip bir türlü geçecek, insanlar insanlık yoluna devam edecek. Bize düşen sorumluluklarımızı yerine getirip kendimizi, çevremizi ve ülkemiz insanını bu badireden en az hasarla  atlatmak olacak.

Ülkemizde de hasarı  en alt düzeyde tutmak için sokağa çıkma yasağı, yarı zamanlı işgörmeler, evden iş takipleri,  bazı işyerleri ile okulların tatili gibi uygulamalar hayata geçiriliyor.

Okullarından evlerine gönderilen çocuklar başıboş bırakılmıyor. Onların eğitimlerini gerek televizyondan gerek internetten, Eğitim Bilişim Ağı (EBA) denilen yol üzerinden gerçekleştirilmeye çalışılıyor.

Ancak bu yapılanlar gerçekten ‘eğitim’ amacıyla mı yapılıyor, yoksa ‘yapılıyor’ denilsin , ‘çocuklar meşgul edilsin’ diye mi yapılıyor, sorusu eğitim ile ilgililerin zihinlerinde asılı duruyor.

Çocuklarımızın gelişmiş ülke çocuklarının çok gerisinde eğitim aldıkları her üç yılda bir yapılan uluslar arası PİSA sınavlarından biliyoruz. Ama yalnızca biliyoruz! Yapılan?! Yalnızca laf! Bu iş için her ay 929 bin kişiye para ödüyoruz. Başarısızlığın sorumlusu?! Ülkemizde bu başarısızlığın sorumluları hiçbir zaman araştırılmadı, sorulmadı, sorgulanmadı.

Gelelim bu güne.

Bu kaos ortamındaki uygulamalardan biz bu işin-eksiğin- sorumlularını bulup,yanlışı İSTERSEK düzeltme şansına sahip olabiliriz.

Nasıl mı? Çok kolay!

Şöyle: öğretmenler tarafından EBU’ya (platforma) aktarılan içerikler ve ödevlerinin, müfredattaki (hangi beceriyi gerçekleştirmeye veya ölçmeye yönelik )beceri, tutum ve davranışları karşılar nitelikte mi, yoksa ‘yapılıyor desinler’ diye mi yapıldığı, kolaylıkla gözlenebilir.

Asıl işleri niteliğin gerçekleştirilmesi, olan eğitim çalışmalarını kontrol ile görevli anlı şanlı yöneticilerin işlerinde bu tür nitelik ile ilgili “gerçek” çalışma mı yaptıkları, yoksa fuzuli işlerle çalışıyor gibi görünme gayreti içinde mi oldukları ortaya çıkarılabilir.

Eğitim işini çok iyi bildiği söylenen bakanın, altındaki iş görenlerin bu gibi niteliğe doğrudan etki edecek çabaları mı değerlendirdiği, yoksa başka uğraşlarla ilgilenerek, “mış” gibi mi yaptığı net olarak ortaya çıkar.

Haydi bu felaketi hiç olmazsa eğitim yönünden yarara çevirelim.

Diye düşünüp, çocuklarımızın hak ettikleri, dünyadaki diğer gelişmiş ülke çocukları ile yarışmalarına yarayacak;nesnel,bilimsel, gerçek, etkili, faydalı, işe yarar eğitimi düşlerken bakanlığın ilk günkü uzaktan eğitimine tanık olduk!

Selahattin Eyyubi’nin arkadan hançerlenmesi, A.Menderes’in idamının animasyonla canlandırılması gibi, çocuklara hiçbir eğitsel katkısı olmayan(ihtimal ki birçok çocuk için zararlı), soyut, kişiye göre değişen,keyfi,ideolojik, kutuplaştırıcı, yanlı sunuların yapıldığına tanık olduk.

Yani umutlarımızı istemeden öteledik.

Aklın, bilginin,bilimin önderlik ettiği yarınlar özlemimizle..

 

Adınız :
E-Mail Adresiniz :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu :    
   
Diğer TUFAN BİLGİLİ Yazıları
E-GAZETE