Gerçek Ötesi Zamanlar - TUFAN BİLGİLİ

Yazdır
Paylaş

Eklenme Tarihi : 24 Aralık 2018, Pazartesi 12:34:03

Ekim ayının sonunda ‘Öğrenci andı’ ile ilgili tartışmalar sırasında yazdığımız yazının devamında endüstri 1 ve 2’nin tahlilinden sonra kaldığımız yerden devam edelim.
Gerçek Ötesi Zamanlar
Bizim Öğrenci Andını kabul edip okullarda söylettiğimiz dönem; geçen yazımızda da belirttiğimiz gibi ‘endüstri 2’ ismi verilen, sanayinin toplumları ulusallaşmaya ittiği, bant tipi üretim de denilen,insanları uzmanlaşmaya zorlayan ‘iş bölümüne dayalı kitlesel üretim’ biçimiydi. Bu yöntemin temeli fabrikalara, itici gücü uzmanlaşmış emeğe dayanmaktaydı.

Bu yöntem 1970’lerde bilgi teknolojilerinin gelişmesiyle o zamana kadar uzmanların yapabildikleri işleri ayarlanmış makinelerin gerçekleştirmeye başlamasıyla hakimiyetini yitirdi. Diğer bir değişle kapitalizm çöktü.

Üçüncü sanayi devrimine geçmeden konu ile doğrudan ilişkili ancak bir çoğumuzun atladığı bir gerçeği de paylaşmak istiyorum.

Sosyojide toplumları oluşturan yapılar sayılırken ‘ekonomi’ alt yapı kurumu olarak betimlenir. Din, kültür, siyaset, sanat vb. üst yapı kurumlarının belirleyicisi olarak ‘ekonomi’ işaret edilir. Yani Toplumlar sanatını, siyasetini,  yaşayış biçimini hatta inanç biçimini ekonomiye uygun yaparlar. Mesela tarım toplumunun eğitimi, nasıl tarım yapılacağı, ağacın aşısını ne tür yapılacağı, vb. konularını kapsar. Keza adaleti de; kim kinim ekinini çalarsa ne olacağı,  bahçesine zarar veren inek sahibinin ne kadar cezalandırılacağı vb. konular hukukun belirleyicileri olurlar.

***

Gelişmiş ülkelerle rekabet edebilmek için 1920’lerdeki bant tipi sanayi üretimine uygun insan (konusunda en iyi, UZMAN)yetiştirmek için 1980 lerde bizde de eğitim sistemi Davranışcı Eğitim Modeline geçti. Ancak bizim uzman yetiştirme çabalarımız yeni başlamışken gelişmiş ülkeler uzmanlığın gelinen noktada yetersiz olduğunu. Hatta gelişmenin önünde engel olduğu tespitiyle, insanın işini bilgisayar-robotlara yaptırarak, farklı bir üretim biçemine Endüstri 3.0’a geçmişlerdi bile. (Uzmanlığın gelişmenin önünde nasıl engel teşkil ettiğini bir başka yazının konusu yapana kadar siz bu konuyu düşünün)

Bu yönelişle birlikte artık bilgi kolay erişilebilen bir değer haline geldi. Ve internetin de yaşama girmesiyle eski önemini yitirdi. Artık insanların ihtiyaçları bilgi depolamanın ötesinde,  bilgiyle ulaşmanın yollarını bilip kullanmak, doğru ve işe yarar bilgiyi seçebilmek, bilgiyi yorumlamak, bilgiden yeni bilgiler türetmek, ürettiği bilgiyi problem çözmede kullanabilmek, ve uygun yerlere ulaştırabilmek becerileri olarak önem kazandı.  

Bugün günümüzde de bu endüstri 4.0, hatta 4.1’e ulaştı. Ancak bizim çok tecrübeli(!=) eğitimcilerimiz hala Endüstri 2’ nin insanını yetiştirmeyi hedefleyen davranışçı eğitim sistemi ve kendi doğrularıyla insanımızın eğitilip gelişmiş toplumlarla yarışabileceğimizi tüm kalpleriyle savunuyorlar. Yani çocuklara tekrar ödevleriyle,  ezberletmeyle, etüt yaptırıp, test çözdürmekle bilgi yüklemekle problemi çözeceklerine inanıyorlar.

 

 1970’lerin başıyla birlikte  ilk programlanabilir mantıksal denetleyiciyle  (PLC Modikon 84) imalat otomasyonu ilerilere taşınmıştır. Üçüncü sanayi devriminde (3.0) ise dijital devrim, elektroniklerin kullanımı ve BT (Bilgi Teknolojileri)'nin gelişmesiyle üretim daha da otomatikleştirildi. O zamana kadar yalnızca uzmanların yapabildikleri işleri artık ayarlanmış araçlar yapabilmekteydi.

Teknolojideki gelişmeler günümüzde yeni bir sıçramayı sağlamış endüstrinin yapısı farklı bir biçime bürünmüştür Endüstri 4.0, teknolojilerin ve değer zinciri organizasyonları kavramlarının kolektif bir bütünüdür. Siber-Fiziksel sistemlerin kavramına, nesnelerin, internetine ve hizmetlerin internetine dayalıdır. Bu yapı akıllı fabrikalar vizyonunun oluşmasına büyük katkı sağlar. Endüstri 4.0 genel olarak aşağıdaki 3 yapıdan oluşmaktadır.

► Nesnelerin İnterneti

► Hizmetlerin İnterneti

► Siber-Fiziksel Sistemler

Endüstri 4.0 ile modüler yapılı akıllı fabrikalar kapsamında, fiziksel işlemleri siber-fiziksel sistemlerle izlemek, fiziksel dünyanın sanal bir kopyasını oluşturmak ve merkezi olmayan kararların verilmesi hedeflenmektedir. Nesnelerin interneti ile siber-fiziksel sistemler birbirleriyle ve insanlarla gerçek zamanlı olarak iletişime geçip işbirliği içinde çalışabilecektir. Hizmetlerin interneti ile hem iç hem de çapraz örgütsel hizmetler sunulacak ve değer zincirinin kullanıcıları tarafından değerlendirilecektir.

Tüm bunlardan sonra çevrenize bakarak gelişmiş dünya ile kendimizi karşılaştırın bakalım. Ne kadar kıskanılacak durumdayız!

 

 

Adınız :
E-Mail Adresiniz :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu :    
   
Diğer TUFAN BİLGİLİ Yazıları
E-GAZETE