GEZİ NOTLARIM (2) - Nezih YILDIRIM

Yazdır
Paylaş

Eklenme Tarihi : 27 Ekim 2016, Perşembe 17:39:17

VAN GEZİMİZ!..
GEZİ NOTLARIM (2)
Kurban bayramı nedeniyle memleketime yaptığım ziyaretten sonra bayram tatiliyle birleştirilen 10 günlük izini mi geçirmek üzere gittiğim Mersin/Silifke’ye dair gezi notlarımı bir önceki yazımda sizlerle paylaşmıştım.

Bu yazımda ise 3 günlük Van gezime dair izlenim ve gözlemlerimi sizlerle paylaşmak istiyorum.

Doğu illerimizden Van’a gideceğimi düşündüğümde doğrusunu söylemek gerekirse kısmen bir ürperti/tedirginlik yaşıyordum. Hava alanına iner inmez düşündüğümün tam tersi çok sıcak bir il ve insanlar buldum.

Kültür ve Turizm İl Müdürümüz Sn. Muzaffer Aktuğ beyefendi bizi hava alanında karşıladı. İl Müdürümüz gerçekten de Van halkının bir bakıma yansıması veya özü idi. Kendileri güven veren sıcak ilgi ile bizi hava alanından alarak merkezde buluna “Tamara” Oteline getirdi.

Öncelikle oteldeki odamıza yerleştik. Bir müddet dinlendikten sonra lobiye indim. Otelde de sıcak karşılanmıştık sonraki aşamalarda da disiplinli ve ehliyetli personeli ile bize her zaman yakın ve güvenli davrandılar.

Van uçağına binmeden Van’a gideceğimi sosyal medyada paylaşmıştım.

 Arkadaşlarımdan biri Van’da yapılan yemekler ve sokaklarda tabureler üzerinde içilen çaydan bahisle Van’ın güzelliğini anlatmıştı.

Bende o gün akşam yalnız kalmaya ve çevreyi bir dolaşmaya gayret ettim. Van’da yapılan tandır ekmekleri seyyar satıcısı lokantaları mağazaları ve sokaklardaki canlılığı bizzat müşahede ettim. Merkezdeki nüfus yoğunluğu ile insanların sokaklardaki birbirlerine hürmetkâr davranışları dikkatimi çekti. Tabir uygunsa hürmet ifadesi olarak insanın sağ eli kalbinin üzerinden inmiyor desem abartmış olmam. Bazı şahıslara öyle hürmet ediyorlar ki insan Gıb’da ile bakıyor.

EĞİTİM ÇALIŞMAMIZ:

Van’ın merkezinde Şişli Öğretmen Evinde Eğitime Katıldık çok güzel geçti birçok yeni bilgiler ve yeni dostlar edindik. Öğretmen evinin adı dikkatimi çektiğinden “Şişli” adının esprisini sordum. Meğerse Şişlinin o dönem başkanı bulunan Mustafa Sarıgül yaptırmış. Onun içinde öğretmen evine ilçenin adı verilmiş. Birde Öğretmen evi müdürümüz Sinop/Ayancık’tan evli imiş yani eniştemizmiş oda ayrı bir kaynaşma sebebi oldu.

VAN’DA LOKANTALAR:

Van’da mutfak kültürü çok geniş, sabahleyin sütle başlayan ve tam 13 çeşide ulaşan kahvaltı çeşitleri var. İnsan hangisini yiyeceğini şaşırıyor. Biz kahvaltıya göl kenarında “Sütçü Fevziye” gittik. İnsan kendisini İstanbul boğazında zannediyor. Sabah göl o kadar sakin üzerinde uçan martılar ve (o anda resimlediğim) uçaklar çok dikkat çekici ve dinlendirici idi. Sonra da gölün çevresinde gezintiler. Adeta İstanbul’un sahil yolu gibi. Ancak Van’ın tarihi mekânları bir günde gezilecek yerler değil bu nedenle çok yerini gezemedik. Mesela Akdamar Adasını ve Üniversitedeki Kedi Evini özellikle ziyaret etmek istedim zaman darlığı nedeniyle ikinci bir programa bıraktım. İnşallah eşimle bir bahar günü Van’a gitmeyi planlıyorum.

ÖĞLE YEMEĞİ;

Bir üst bölümde bahsettiğim gibi Van’da lokanta menüleri zengin. Öğlende Ev yemekleri yapan “AŞIYAN” lokantasına gittik. Lokanta girişinde kibar bir beyefendi bizi karşıladı. Doğrusu adamı görünce bir yakınımı görmüş gibi kanım kaynayıverdi.

Çok kibar ve belli bir kültür almış olduğu davranışında gizli tam bir İstanbul beyefendisi. Bizi masaya aldı bizde ne yiyeceğimizi kendisini bıraktığımızı ancak fazla çeşide gerek olmadığını söyledik. Fakat Beşir ağabeyimiz işin uzmanı ve mesleğinin gereğini yaptı. Aşiyan lokantası çok köklü ve rezervasyonla çalışan bir lokanta tek kelime ile kendi mutfağımız gibi.

Ancak Beşir beyin eski icra memuru olduğunu öğrenmiştim kendisinden izin alarak bir İcra Memurunun limon sıkma hikâyesini anlattım. Kendileri de tebessümle dinlediler ve memnun oldular. Bizde başarının İcra memurluğundan mı diye sorduk. Yok dedi çalışmak “gayret ve samimiyet” olarak niteledi.

VAN’DA TERÖR:

Van ilimizin cana yakın insanları ile terörü bağdaştıramadık ve sorduk. Çoğundan aldığımız cevap “teröre bulaşanlar Vanlılar değildir” oldu.. Bunlar dışarıdan gelen teröristlerdir dediler. Bende bu duruma inandım.

VANDA EKONOMİ:

İlk bakışta Van’da canlı bir şehir ve hızlı sayılabilecek bir para hareketi seziliyor. Onu öğrendim ve bir şey düşündüm. Van ekonomisini canlı tutan hareketlerin başında İran’dan gelen Turistler olduğunu fark ettim. İran’la aramızın açılmasına zorlanmasının sebebinide buna bağladım.

Zira kaldığımız TAMARA otelinde de birçok İranlı görmüştüm. Hatta İl Kültür ve Turizm Müdürümüzün İranlı turistlerle özel ilgilenişi Van’ın tarihi yerleri hakkında onlara bilgi vermeye çalışması ve onlara bir daha ki gelişinizde beni bulun yanınıza rehber vereyim diyerek kartvizitini vermesi çok memnun ediciydi.

İl Müdürümüzü bu manada tebrik ederim.

İşin ehline verilme ilkesi bu olsa gerek diye düşünüyorum.

Selam ve saygı ile.

 

Adınız :
E-Mail Adresiniz :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu :    
   
Diğer Nezih YILDIRIM Yazıları
E-GAZETE