GEZİ YAZILARIM (2) BAYRAM SONRASI MEMLEKETİM - Nezih YILDIRIM

Yazdır
Paylaş

Eklenme Tarihi : 12 Eylül 2018, Çarşamba 10:43:36

Önceki yazımızda "Kastamonu’da iki gün" başlığı ile Kastamonu'nun tarihi ve manevi kültürüne de göz atarak sizlerle geçmişi konuşmaya çalışmıştık.
GEZİ YAZILARIM (2) BAYRAM SONRASI MEMLEKETİM
Şimdi de Ankara’ya dönüşten sonrası gelişmeler ile memleketimize gidişimizi ve oradaki durumları arza çalışacağız.

Kastamonu'dan 19 Ağustos 2018 akşamı geç saatlerde Ankara'ya gelmiştik. Bir gün sonra ise kurban bayramı idi. Kurbanı Altındağ Kavaklı Köyünde bulunan bağ evimizde kesecektik. Ama önceden hazırlıklar gerekiyordu. Öylede yaptık, kurbanlığımızı önceden aldığımızdan kurban atıklarını meydanlara bırakmamak için önceden büyükçe bir kuyu açtık ve diğer kesim hazırlıklarını tamamladık.

Bayramın birinci günü olan 21 Ağustos günü bayram namazını Kavaklı köyünde kılmak için Avustralya’dan gelen gurbetçi amcamız Cemil Baba ve Şehri yengeyi de alarak erkenden Kavaklı köyüne geçtik. Kurban Bayram namazını orada eda ederek. Kurban kesim saatinden önce bahçemize getirilen kurbanımızı kasabamızın da gelmesiyle kestik.

Kasap sadece boynunu kesiverecekti. Aslında bendeniz iyi bir kasap sayılabilirdim ama çiğlik yaşlanma, şimdiki hayvanların güçlü olması gibi sebepler gözümü korkutuyor ve kasap çağırma ihtiyacı hissettiriyordu. Öylede yaptık kasap geldi ortaklarımızla tekbir alarak kurbanımızı kestirmiştik. Kurbanımız kesildikten sonra ise iş bize düşmüştü.

Önce boyundan gırtlak üzerinden giderek karın boşluğuna ve ayaklarına doğru kurbanın derisini içten açtık. Ayaklarını çıkardık ve derisini yüzerek içini çıkarmıştık. O arada ağabeyim telefondan arıyordu. Hayırdır diye düşündüm çünkü ağabeyim böyle zamanlarda pek aramazdı.

Telefona cevap verdim. Ağabeyimse o anki halimi soruyordu bende "kurbanın içini çıkardığımı ve etleri parçalayacağımı söylediğimde önce iyi bir yere otur bir şey diyeceğim dedi. Zira benim heyecanla rahatsızlanacağımı düşünmüş olmalı ki böyle dedi. Neyse oturdum evet dinliyorum dedim.

"Ya ben çok etkilendim onun için oturmanı istedim" Köyümüzün Muhtarı İzzet Şahin'i kaybettik" dedi. Bizler kadere inandığımızı söylüyoruz ama ölüm işini kabullenmekte insan olarak zorluk çekiyorduk. Gerçek o ki muhtarın ani ölümünden bende çok etkilendim üzüldüm. Muhtarımız 45 yıla yakındır köyümüzün muhtarıydı ve özel hukukumuz bulunuyordu.

Ama kendisine rahmet dilemekten başkada yapabileceğim hiçbir şeyim de yoktu. Ağabeyime ölüm nedenini sorduğumda kalp krizi olduğunu söyledi. Mekanı cennet olsun diyebildim.

Bu haberi alınca bu bayramda gitmeyeceğim diye düşündüğüm memleketime gitme kararı aldım. Bayramın ikinci günü saat 10.00'da defnedileceğini öğrendim.22 Ağustos 2018 sabahı saat 05'de Ankara’dan hareketle; Defin saatinden önce Sinop/Saraydüzü Hanoğlu Köyüne cenaze namazına yetiştim.

Muhtarın cenaze namazı o kadar kalabalıktı ki, köy içleri doldu taştı cami avlusunda cemaat için ayrılan bölüm ve köy yolu tamamen kapatılmıştı ve bu durumda cemaat ancak saf tutabilmişti. Büyük bir kalabalıkla kılınan cenaze namazından sonra defin işlemleri tamamlandı.

Sonra Köyde yeni yaptırdığımız ve önceden sadece iki gece kalabildiğimiz evimize geçtik.

Bayram süresince evimize birçok misafir geldi. Muhtarın vefatı bizi üzmüştü ama bayramda da gelen gidenle ilgilenmek gerekiyordu. Sağolsunlar gelen misafirlerimiz bizlere misafir ağırlama güzelliğini gösterttiler. Bayram bitimi ise Boyabat'a geçtik iki günde Boyabat'ta kaldık. Yine eş dost bazı ziyaretler yapmaya çalıştık. Boyabat’ta kaldığım süre içerisinde bu yıl diğer yıllara göre Boyabat'ın daha çok misafir ağırladığını gördüm.

Çünkü Boyabat'ın her tarafı araba dolu idi. Trafik adeta İstanbul'un köprü trafiğini andırıyordu. Çarşıda pazarda buluşup görüştüğümüz birçok kişide bu durumu teyit etti.

Ayrıca Boyabat'a indiğimizde ilk ziyaret yerlerimizden olan Boyabat Sesi gazetesini ziyaret ettik. Gazetemiz sahibi İsmet Sezer ve Boyabat sesi gazetemizin kurucusu Ali Sezer ağabeyimizin ismi emanetlerini taşıyan ve dedesinin yerini doldurmaya namzet İsmet beyin oğlu Ali Sezer kardeşimizden gazetenin gelişimi ve son site çalışmalarıyla ilgili bilgi aldık.

Boyabat sesi gazetesi iddialarını sürdürmeye ve daha da büyümeye namzet bir gazete bu durumu memnuniyetle gördük.

Boyabat çok güzel ve tarihi bir kent/Şehir en güzeli ne ise o. Ancak gayretli belediye başkanı Şefik Çakıcı kardeşimizden özel ricamdır.

Diğer tüm şehirlerde olduğu gibi Boyabat'ta da yön levhaları eksiktir. Mesela çıkmaz sokakların çıkmaz olduğunu veya gezilecek yerlerin hangi güzergahla gidileceğini gösterir yön levhaları gerekli, yön levhaları dışarılardan gelenlere büyük kolaylık.

Bunlar kusur değil ama bir eksiklik. Yoksa başka bir düşüncem yoktur.

Hoşça kalın.

Not; Sonraki yazım Sinop'la ilgili olacaktır.

 

 

Adınız :
E-Mail Adresiniz :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu :    
   
Diğer Nezih YILDIRIM Yazıları
E-GAZETE