GÖNÜL YARASI - Nezih YILDIRIM

Yazdır
Paylaş

Eklenme Tarihi : 27 Şubat 2019, Çarşamba 16:31:50

“Elçek tabip elçek yaram üstünden. Sen benim derdime deva bilmezsin. Sen nasıl tabipsin yoktur ilacın. Yaram yürektedir sara bilmezsin” Erzurumlu Emrah.
GÖNÜL YARASI

Evet, sevgili dostlar, 31 Mart 2019 mahalli İdareler Genel seçimlerinin yaklaşmasıyla yoğun bir siyasi gündem oluştu.

Bizde oluşan siyasi gündemin, ister istemez dışında kalamadık. Ve doğru bildiğimizi her zaman olduğu gibi siz dostlarla paylaşmaya çalıştık.

Bugün de gündem rahat değildir. Ama biz bu haftaki yazımızda  “siyasi” çekişmelerin dışında, kendi iç âlemimize dönmek istedik.

Yazımıza Emrah’tan koyduğumuz bir gerdanlıkla, girizgâh yapıp şair, düşünür veya bir başka deyişle âşıkların tutkusuna  “derdine”yorumlar getirip sizlerle dertleşmek istedik. Böylece ruhumuzu dinleneceğini düşündük.

            Hz.Mevlanaya  “Aşk nedir?” diye sormuşlar, o gönül adamı “ben olda bil” demiş. Demek ki Aşkı anlamanın yolu Mevlana gibi âşık olmaktır. O halde aşk sosyolojik olarak  “ben olmak” veya varlığı değerli kılmak mıdır?

 Belkide Âşık Veysel Şatıroğlu “güzelliğin on para etmez, şu bendeki aşk olmasa” sitemi ile aşkın aşığa ve maşuk’a bir değer kattığına işaret etmek istemiştir.

Koca Yunus “ballar balını buldum/kovanım yağma olsun.

Canlar canını buldum/bu canım yağma olsun”.

 

 Derken acaba aşkın ne olduğunu ve öneminin ne olabileceğini düşünmeden, sebebin “canlar canını” bulmak olduğunu mu anlatmak istemektedir.

Aşkı lügatlerde aradığımızda “sevgi, şiddetli sevgi, gönül verme, candan sevme, iptila, tutkunluk” gibi birçok kelime yığınlarıyla anlatımlar görürüz.

Ama aşkı anlamaya lügat da yazılanların yetmeyeceğini ve bunları  “vuslat” arayanlara anlatamayacağımızı bilemeyiz!..

Aşklarda çile vardır ama çileler sırlara dönüşmüş ve çileyi unutturmuştur.

Nitekim Fuzuli “aşk derdiyle hoşem, elçek ilacımdan tabip/kılma derman kim helâküm zehri dermanundadır”.

“Benim aşkımın derdine derman dermeye çalışırsan ben yaşayamam çünkü senin vereceğin ilaç içinde benim helak oluşumun zehri vardır.” Diyerek, dermanı derdi içinde görmektedir ve “bir derdim var bin dermana değişmem” diyen şairi haklı çıkarmaktadır.

Aşk sonun da mecnun olan “Kaysa” Aşk nedir diye sorsalar. Belki de  “Leyla”  derdi. Leyla nedir diye sorsalar.  Belkide “Aşk” derdi.

Çünkü Leyla’dır onu mecnun yapan ve ona dert olup deva sunan; Mevlamsını bulduran.

Yazımızın başına dönecek olursak; “Elçek tabip el çek yaram üstünden/ sen benim derdime deva bilmezsin/sen nasıl tabipsin yoktur ilacın/yaram yürektedir sara bilmezsin” Emrah ne güzel söylüyor değilmi?

Ne anlar beden doktoru “gönül Yarası”ndan,

Divan şairi, Dertli de aşka düşenin başının dertten/beladan kurtulmayacağını anlatıyor.

“Aşığın çok bela gelir başına/tahammül gerektir adu(duşman) taşına/şem-i ruhsarına aşk ateşine/yanmakta seyretsin pervane beni”  diyor.

Aşk a düşen pervaneleri kıskandıracak kadar dönmekte ve maşuka ulaşmak içinde ateşlere yanmakta olduğunu ifade ediyor.

Bukadar bela ve meşakkate rağmen aşka düşenler hallerinden şikâyetçi olmuyorlar. Hz.Mevlananın sözü ile “aşk ruha gıda veriyor” diyorlar.

Bizde aşkı ve derdi olanlardan olalım diyoruz.

Selam ile.

Nezih Yıldırım

4.12.2018

Adınız :
E-Mail Adresiniz :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu :    
   
Diğer Nezih YILDIRIM Yazıları
E-GAZETE