GÜNDOĞRUSU - 21 EKİM CUMA - Şevki YILDIRIM

Yazdır
Paylaş

Eklenme Tarihi : 21 Ekim 2016, Cuma 11:24:24

MAHALLENİN MOBESELERİ - GÜL PALAS - EMEKLİ MUHABBETİ…
GÜNDOĞRUSU - 21 EKİM CUMA

MAHALLENİN MOBESELERİ
Mobese nedir artık herkes biliyor. Mobil iletişim teknolojisinin kamu hayatındaki önemi çerçevesinde Emniyet hizmetlerinin de teknolojiye uygun bir hızda gelişmesini sağlamak, olaylara en kısa süre içinde müdahale etmek, kişi hak ve özgürlüklerini ön planda tutarak vatandaşa en iyi hizmeti sunmak ve toplum destekli Polis olgusunun yerleşmesi gibi çok önemli hedefler amacıyla tasarlanmış projedir Mobese'dir. Murat, Osman, Basri, Erin, Süleyman, Erdoğan isimlerinin baş harflerinden oluştuğunu söyleyenler de… Kurulduğu bölgenin şehir merkezi ve işlek caddelerinin yanı sıra bölge giriş çıkışlardaki kavşak noktalarına yerleştirilen kameralar ile takip edilir. Bizim kentim, bizim mahallenin  Mobese kameraları da gördüğünüz meraklı teyzelerimizdir!
 


GÜL PALAS

Tarihi cezaevine bitişik duvarlarıyla, içi hâlâ ilk günkü gibi bir otel burası... Otelin sahibi Sami Gül, 1969'da devraldığı otelde başkalarının hüzünlerini biriktirmiş 64 yıllık otelci. 'Mahkûm içeride hayalle yaşar zaten. Biz de burada yakınlarının dertlerini dinlerdik' diyor. Gökyüzüne açık bir koridordan geçerek avluya çıkıyorsunuz. 'Otel Yazıhanesi' yazan kapının ardında eski sandalye ve koltuklar ve bir çay ocağı... Belli ki zamanında konukların çay içip televizyon izledikleri ortak alan. Yukarıdaki katlarda üç veya dört karyolalı odalar, zamanın çok gerisinde gibi. Malum Sinop Cezaevi sürgün yeri diye bilinir. Ünlü sürgünleri arasında kimler yok ki... Sabahattin Ali, Zekeriya Sertel, Mustafa Suphi, Refik Halit Karay.'Türkiye’nin dört bir yanındaki cezaevlerinde ‘zapt olmayan’ mahkûm, doğru Sinop’a geliyordu. Burada melâke gibi olacak başka çaresi yok.” Sami Gül’ün hafızasında Sinop’ta yatan daha çok yeraltı dünyasından isimler, 12 Eylül öncesi büyük yangın sırasında mahkûmların sevki, 1974’teki af ve firarlar var. Mahkûm ve aileler arasında köprü, aracı gibi çalışmış uzun yıllar Gül. Para, giysi ihtiyaçlarını özenle karşılamış. "30 yıl komşuluk yaptım cezaeviyle. İç içeydik. Hem ekmeğini yedik hem de üşenmedim mahkûmların arzularını yerine getirdim. Gardinyanlarla yazılı olarak ihtiyaçlarını yollarlardı. Paraya ihtiyacı olurdu parasını idareye yatırırdım. Ta ki ailesi ziyarete gelip de geri ödeyene kadar." Daha çok mahkûm aileleri konaklamış cezaevi taşınmadan önce. Ana, teyze, amca, kardeş, eş.. "Mahkûm içeride hayalle yaşar zaten. Biz de burada yakınlarının dertlerini dinlerdik' diyor Gül. 'Görüş zamanı buralarda oturulacak yer olmazdı. 1974 affında burası gece gündüz tahliye verdi. Hiç uyumadım. Bütün çıkan mahkûmlar Gül Palas’ta kalıyordu o zaman. Bunları bir günlükte not tutsaydım çok iyi olacaktı. Tutmadım ya. O yıllardan fotoğraf da pek yok." Ailelerin dertleri bir tarafa, sürgünlerin olduğu, disipliniyle nam salmış bir cezaeviyle dip dipe olmak, işkence seslerinin dibinde olmak da bu uzun ve zor yılları iyice katmerlendirmiş. "Rahmetli annem derdi ki ‘Oğlum bu oteli ben sana sebep oldum aldırdım. Bu kadar üzüleceğimi bilseydim aldırmazdım’. Mahkûmların anası ablası burada ağlar ağlar rahmetli anam da üzülürdü böyle. En sonunda annem isyan etti, keşke aldırmasaydım yüreğim parçalandı diye". Yeni E tipi cezaevi uzağa taşınınca o eski ziyaretçiler de kalmamış. Şimdilerde daha çok meraklı turistler, ticaret yapanların uğrak yeri Gül Palas. "Cezaevi uzağa taşınınca bu meşakkatler bitti. Cezaevi ziyaretçileri de dağıldı. Artık yaşım da ilerledi. Kendime hayret ediyorum bunu senelerce nasıl başarmışım diye." Bir yazı dizisi olur Gül Palas ve Sami Gül. Yapabilir miyim dersiniz?


EMEKLİ MUHABBETİ…
Ülkemizde emekliler, halkı ve devleti tarafından terk edilmiş bir insan olarak addedilerek horlanıyor maalesef. Lamı cimi yok bu böyle. Emekli insana sabunluk gözüyle bakılıyor ne yazık ki… Sinoplu birkaç emekli de Aşıklar parkındaki banklara oturmuş sohbet ediyorlar. Belki de sohbetlerinin konusu 30 yılın üzerinde hizmet edip 30 yıldan sonraki hizmetleri yok sayılan emekliler için Anayasa Mahkemesi'nin kararına uymak zorunda olan Hükümetin bu durumda olanların haklarını verebilmek üzere hazırladıkları kanun tasarısını denize karşı oturup konuşuyor olmasınlar sakın! Ama onca zaman geçmesine karşın hiçbir hareket de yok. Promosyonlar derseniz 26.5 liraya kadar trajikomikleşti.Ne dersiniz?
 

Adınız :
E-Mail Adresiniz :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu :    
   
Diğer Şevki YILDIRIM Yazıları
E-GAZETE