Haber Verelim... - Murat YILMAZER

Yazdır
Paylaş

Eklenme Tarihi : 19 Mart 2022, Cumartesi 01:52:24

Ülkenin düştüğü duruma bakın; yıllık 1 milyon 300 bin ton Ayçiçek yağı tüketiyoruz ülkemizde fakat 6 bin ton Ayçiçek yağı boğazdan geçti diye bayram yapıyoruz, şu hale bakın! Yani sen üretme, dışa bağımlı ol sonra da övün ‘boğazdan geçti gemi’ diye.
Haber Verelim...
Üretim olmadan olmaz, kim kardeşim ektirmeyen veya ekilmesine engel olan, kimse ortaya çıksın. Mazotsa mazot desteği verilsin, gübre ise gübre desteği verilsin. Binali Yıldırım ‘ekebildiğiniz kadar ekin’ diyor, eee destek veya alım garantisi var mı; yok, köylü zaten Allah’a bakıyor ‘işimiz sana kaldı’ diye. Vallahi bu işte birileri iyi malı götürüyor da yarın acısı çıkmasın. Önceden yolsuzluk, usulsüzlük işleri ile adliyeler dolardı fakat son 15 yıldır ses seda yok. Yani yapanın yanına kar kalıyor. Neymiş efendim ben yolsuzluk, usulsüzlük yakalayacağım, gazeteye basacağız, bununla ilgili araştırma soruşturma açılmayacak. Neymiş şikâyetçi olacakmışız, ne güzel dünya! Gazetede de çıkan haber ihbar değil mi, biz mi bilmiyoruz? Ha dilekçe verilmiş ha gazete yazmış, belgeli daha ne olsun. Bazı internet siteleri gibi değil, delil var ispat var. İnternette tek tuşla haberi kaybedebilirsin, yani internet gazeteciliği lay lay lom veya sosyal medyadan yapılan haber değeri taşımayan siteler gibi değil işimiz, kısaca lay lay lomu sevmeyiz de şimdi gelelim Adalet Bakanlığı’ndaki Bakan değişimi sonrası yaşananlara. Bakan ne dedi ‘bir tane milletvekilinin telefonuna çıkmayanı görevden alırım’ dedi. Demek ki daha önceki Bakan döneminde çok vekil aramış ve çıkan olmamış ki yeni kararlar alınmış. Peki bu iyi bir şey mi evet iyi bir şey. Bir milletvekilinin ne işi olur Adalet Bakanlığı’ndaki bürokratlarla, şimdi siz düşünün. Vatandaşın mı talebi var veya vekilin mi bir talebi var, yani vatandaş vekile zaten zor ulaşmaya çalışıyor, ulaşamıyor, yani kısaca ne nedir belli değil. Bir de kadın cinayetleri ile ilgili son günlerde verilen cezalarla ilgili hafifletici iyi hal indirimi sebepler kaldırılıyormuş. Neymiş iyi hal indirimi, hakime el pençe durmak iyi hal indirimi oluyormuş, takım elbise ile gelmek iyi hal indirimi oluyormuş, içeride yattığı dönemde iyi hali gözlenmiş, bunlardan dolayı iyi hal indirimi oluyormuş fakat bundan sonra olmayacakmış ve yeni kararlar alınıyormuş. İyi hal indirimi yok 2010’da 180, 2011’de 121, 2012’de 2013’te 237, 2014’te 294, 2015’te 303, 2016’da 316, 2017’de 409, 2018’de 440, 2019’da 474 ve 2020 yılında katledilen kadın cinayet sayısı 300! Allah için bu kadar cinayet olmuş, toplam 4.700 kadın öldürülmüş 10 yılda, bunların kaçında koruma veya uzaklaştırma vardı, ne kadar koruyabildik? İşte ülkenin gerçeği bu. Birinci şık ekonomik sıkıntılar, ikinci şık sosyal medya, üçüncü şık özenti, dördüncü şık itaat etmeme… Şimdi bu kadar kadın cinayeti oluyor da bunun olmaması için devlet ne yapması gerekmekte, ne gibi önlemler alınmalı, adam öldürmeye kafaya koydu ise illaki bir yerde yakalar öldürür. Bir de sayın Bakan’ın Yargıtay’dan dert yanması daha enteresan. İktidar sizsiniz, her şey elinizde, istediğinizi atayabiliyorsunuz, şimdi aradan geçmiş 20 yıl iyi hal indirimi yok, tamam olmasın fakat bu kadın cinayetleri ile ilgili devletin bu cinayetleri önleme konusunda vatandaşın elinden tutması lazım, devletin daha fazla sahip çıkması lazım. Tabi bu iş kime düşüyor; kolluk kuvvetlerine ve çevreye. Peki ne yapılması gerekiyor örneğin adam ayrı yaşadığı veya boşanma aşamasında ya da uzaklaştırma almış biri için ne yapması gerekmekte; o bölgede devriye atacak ve o bölgede devletin kolluk kuvvetinin olduğunu hissettirecek ki o kişi oraya yaklaşmasın veya uzaklaştırma verdiğin kişiye tak elektronik kelepçe takip takip edilsin. Fakat şöyle de bir durum var; ‘o kadar kişiyi devlet nasıl korusun’ diyebilirsiniz. 6 ayda bir 15 bin bekçi alıyorsunuzya, onlar baksın bu hadiselere! Saygılar…
Adınız :
E-Mail Adresiniz :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu :    
   
Diğer Murat YILMAZER Yazıları
E-GAZETE