Hangisi Rıza Nur Hayat ve Hatıratım Ne (2 ) (Dünden devam) Hayat ve Hatıratım Ne - TUFAN BİLGİLİ

Yazdır
Paylaş

Eklenme Tarihi : 15 Mart 2019, Cuma 13:57:55

Rıza Nur’un en çok tartışılan Hayat ve Hatıratım isimli yapıtı ile ilgili olarak; yayıncısının ‘Altındağ Yayınevi’ ve bu yapıtı savunucuların elindeki en önemli sav Rıza Nur’un parlak geçmişidir. Rıza Nur’un kariyeri hakkında bilgi sahibi olmayanlara gösterdikleri en geçerli belge de bilimselliği ve doğruluğu dünyaca kabul gören Fransızların Meydan Larousse’undaki 27 satırlı parlak yaşam öyküsüdür.
Hangisi Rıza Nur Hayat ve Hatıratım Ne (2 ) (Dünden devam) Hayat ve Hatıratım Ne
Bu öykünün ardındaki gerçeği öğrenince:”Refik Halit Karay Larousse için şöyle yazıyor: Meşhur Fransız Meydan Larousse (Kurumu) 20. Asır Ansiklopedisi Türkiye bölümünü hazırlarken o devrin eski bir Maarif Vekili Paris’tedir diye haber alıyor ve Türkiye ile ilgili kısımları ve isimleri ona yazdırıyor. Bir Milli Eğitim Bakanlığı'ndan daha yetkili kim bulunabilir ki? İşte o eski Milli Eğitim Bakanı da ansiklopediye Mustafa Kemal için 33 satır yazıyor. Kendi ismi olan Rıza Nur için 27satır. Bütün ansiklopedi'de hiç bir Türk politikacı ve fikir adamı için 27 satırlık bir yer ayrılmamıştır. Zira hiçbiri kendi ismi hizasındaki yazıyı kendisi yazmamıştır. Edebiyat bölümünde sevmediği Ziya Gökalp, Yahya Kemal, Yakup Kadri, Ömer Seyfettin, Falih Rıfkı, Fazıl Ahmet'ten vb. söz edilmemiştir.” Rıza Nur’un kariyerine tümden halel gelmemekle birlikte..
                1-Rıza Nur’un Hayat ve Hatıratım isimli anı kitabını çeviren Azılı Cumhuriyet ve aydınlık düşmanı, şeriatçı Kadir Mısırlıoğlu denilen zevatsa(dır). Bunu kendisi “… elime Rıza Nur’un British Museum’a(kaynağı da sağlam!) koyduğu hatıralarının mikrofilmi geçti. O’nu (hayâli) “Altındağ Yayınevi” adıyla yayınladım” diyerek yıllar sonra gerçeği(!) dillendiriyorsa...

Ne güzel; British Museum’ deki hatıralarının mikrofilmi aniden Şeriatçı Mısırlıoğlunun eline geçi(veri)yor. Cengiz Özakıncı(**) isimli araştırmacı (ve diğerleri) aynı müzeden, aynı hatıratın özetinin PDF’sini bilimsel çalışma için istiyor. Ama onlardan 10.000 TL. karşılığında para talep ediliyorsa...

(*) 2- Altındağ Yayınevi birinci cildin önsözünde Rıza Nur'un Abdülhamit hakkındaki olumsuz görüşleri dolayısı ile okuyucularını şu sözlerle uyarırken:”... mesela Sultan Abdülhamid Sultan, Vahdettin Son halife Abdülmecid Efendi, saltanat ve Handan'ı Ali Osman hakkında söyledikleri tamamen yetişme şartları ve kısmen de haber kaynaklarının çürüklüğü yüzünden umumiyetle yanlıştır.”

Rıza Nur'un Abdülhamit ve diğer Hanedan mensupları hakkındaki görüş ve düşüncelerini subjektiflik, nankörlük, şahsilik, hatalı olmak ve hissizlik ile suçlayan Yayınevi, Rıza Nur'un Mustafa Kemal Atatürk ve milli mücadele konusu hakkındaki kaba ifadelerini ve çirkin iddialarını ise  samimiyet ve gerçeğe sadakat olarak ifade etmektedir. O zaman biz buna dürüstlük(!) diyecek ve güveneceksek!...

(**)3- Rıza Nur 1942'de ölüyor. Hatıratları 1949'da müzeye veriliyor. (Ölmüş, tek varisi N.Atsız!  Adamın hatıralarını yıllar sonra uluslararası iki müzeye birileri (hayrına olsa gerek) veriveriyor!)  Fransız milli Kütüphanesi’ne verilen hatıraların bağışlayanın, vereninin ismi yoksa... Kitabı veren anonim olarak kaydolduysa...

Kitabın Osmanlıca yazılmış halini yüz elliklerden Vahdettin'in polis müdürü (daha fazla M.Kemal düşmanı bulamamış olmalılar ki) Hasan Tahsin’e çevirtiliyor.

Rıza Nur Fransız Milli Kütüphanesi’ne iletilen aslında (İki nüsha;biri İngiliz British Müzede)onlarca boş sayfa olduğu görülüyor. Bu boş sayfalar hatırlattın sonunda değil aralarda bırakılan boş sayfalar! (İnsan niye arada boş sayfalar bırakarak hatırat yazar?)Hatırlatın yazılı sayfalarından bazılarının üzerlerinin çizili olduğu görülüyor. Ancak bir nüshası İngiltere'de bulunan hatırlatın (birinin üzeri çiziliyken diğerinin) sayfasında üzerinde çizgiler görünmüyor. Siz kapadığınız üzerini çizdiğiniz sayfaları sonradan yazsanız sayfaya  açıklama koymaz mısınız? Bir de bu sayfalar farklı  kalemle yazmışsa…

4-Hatıratların yabancı örgütlerin psikolojik savaş kullanmak adına uyguladıkları bir yöntem olarak kullanıldığı bilindiğinde siz;(**)Sözgelimi Şükrü Bey isimli(İngiliz casusu) bir zat, Atatürk’le muhalif olduğu bilinen Kazım Karabekir'in hatıralarının   1932 yayınlayabilmek amacıyla Kazım Karabekir’i ikna edip ile tanışmasını sağlaması için Feridun Kandemir’e 10 bin dolar teklif etmesini: Şükrü Bey’in benzer teklifi Atatürk'ün muhaliflerinden bir başkası, Rauf Bey’e de yapmasını İngiliz istihbaratının Atatürk sevgisine bağlarsanız!.

İngiliz Armstrong'un   Atatürk hakkında sövgü ve iftiralarla dolu ‘Bozkurt’ kitabını yayınladığı  1932 senesinde  Rıza Nur’un  İngiltere'ye gidivermesini, orada on iki gün İngiltere parlamentosu benzeri resmi kurumları ziyaretini turisttik gezi olarak düşünürseniz…

Hele daha önce Atatürk’e yalnızca eleştirileri yapan Rıza Nur'un İngiltere ziyaretlerinden sonra sövgülerinin başlamasın oranın nemli havasına(!) bağlarsanız: Hatırata kayıtsız(!) inanabilirseniz!..

6-(Cengiz Özakıncı ) Rıza Nur'un hatıralarının orijinalliği olduğu söylenen metin'in incelenince Atatürk'e Rıza Nur'un sövgülerinin hatırlatın ana gövdesinde değil, kenar boşluklarında, farklı kalemle yazıldığını görülünce de; Rıza Nur’un sövgüleri kenarlara, farklı kalemle yazmak gibi bir alışkanlığı olduğuna inanıp hoş görebilirseniz…

Rıza Nur 1930'da hatıratını bitirdiğini yine hatıratında belirttiği halde, -sövgülerin büyük çoğunluğu sonradan aklına geldiği için olmalı - sövgülerinin büyük çoğunluğu 1931, 32, 33 de yazmasını;

7-Rıza Nur ile Atatürk’ün yanında muhalif  onlarca farklı isimden hiç biri Rıza Nur’un tespitlerini yapamamış, yalnızca Rıza Nur görüp hatıratına yazmasını;

Sağlığında savunduğu, yazdığı görüş ve düşüncelerin tam tersini hatıratta yazmasını;

Rıza Nur’un iftiraların muhataplarının tamamının hayatta olmayacağını düşündüğü makul süreyi hesaplayarak hatıratın açıklanmasını 1960 gibi ileri tarihe bırakmasını değerlendirmezseniz vb. diğer belgelere dayalı çelişkileri de görmezseniz hatırata inanıp, savunabilirsiniz.

8- Bunlara ek olarak ;

  Dr Rıza Nur hatıralarını yazdığı sıradaki ruhsal ve zihinsel durumunu, Hayat ve Hatıratım’ın   tutarsızlıklarını delilleriyle bilgileriyle okuyucunun göz önüne serildiği: Turgut Özakman'ın 162 sayfalık Dr Rıza Nur dosyası adı altında 1995 yılında bilgi Yayınları'ndan çıkan karşılaştırmalı kitabından birkaç tane örnek verirsek:


Meşrutiyet'in yerleşmesine tek başına sağlamış sayfa 244 -248(Rakamlar R.Nur’un Hatıratında , iddiaları dillendirdiği sayfaların numaralarıdır.)
Osmanlı meclisin (o) tatil ettirmiş 517- 519
Milletvekillerinin Ankara'ya iltihak etmelerini Rıza Nur'un varlığı sağlamış 533
Padişahlığın Rıza Nur kaldırmış 569- 967- 968- 972
Türkiye'yi komünist olmaktan kurtarmış 654- 753
Savunma Bakanlığı'nın unuttuğu 35.000 tüfeği bulup haber vererek, Sakarya Savaşı'nın kazanılmasının sağlamış 842 - 846
Sakarya Savaşı ile ilgili tedbirlerin tamamını Rıza Nur’a aitmiş 864
Laikliğin kurucusu Rıza Nur’muş 1744- 1924
Moskova Antlaşmasının yapılmasında Rıza Nur sağlamış 768- 955
Lozan Antlaşması'nı asıl yapan Rıza Nur’muş 1213 -1003 -1221 -1152 -1245- 1243
Ankara'nın başkent olmasını sağlamış 1251
 
Birlikte çalıştığı, tanıdığı, Fevzi Çakmak Paşa, Ali Fuat Cebesoy, Kazım Karabekir, Refet Bele, Nurettin Paşa, Kemalettin Sami Paşa, Rauf Orbay, Adnan Adıvar, Celal Bayar, Fethi Okyar, Yusuf Kemal Tengirşek, Refik Saydam, Hamdullah Suphi, Mahmut Esat Bozkurt, Recep Peker, ve diğer nicesi; tümü cahil, iş, bilmez, dalkavuk, sersem, işe yaramaz, vatan haini vb. (Hatırat boyunca dillendirdiği)

                Gibi bilgilerin ışığı altında “Hayat ve Hatıratım’ın” ne olduğunun yorumunu siz yapın.
 

                (*)Doktor Rıza Nur Dosyası/Turgut Özakman/Bilgi Yayınevi 1. Basım/1995

(**)23.06.2018 | Cengiz Özakıncı | Rıza Nur'un "Hayat ve Hatıratım" Kitabı ile ilgili video

https://m.youtube.com/watch?v=EmHSzU9jpmE&feature=youtu.be&fbclid=IwAR2CjeccOzLIzZeISLJkLkwRk8h7oajNV-hYiKc7OgAMVM_3yuZoLy7_GAc

 

 

Adınız :
E-Mail Adresiniz :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu :    
   
Diğer TUFAN BİLGİLİ Yazıları
E-GAZETE