HANTALLIK VE UFUKSUZLUK!. - Nezih YILDIRIM

Yazdır
Paylaş

Eklenme Tarihi : 17 Eylül 2019, Salı 13:17:24

HANTALLIK VE UFUKSUZLUK!.

 

Ünlü Rus yazarı Dostoyevski  “Budala” adlı romanını 8.sayfasında “Ne var ki, dünyanın en beceriksiz insanlarıdır bu bizim memurlarımız” der. Devamında da “aslında niyetimiz kamu görevlilerini eleştirmek değildi, özellikle pratik insanlardan söz etmek istiyorduk.”diye devam eder.

Bendeniz Rus ve dünya bürokrasisini bilemiyorum, ama Türkiye'de, özellikle devlet kademelerinde en büyük problem, belkide birincil problem Yönetemeyen Hantal bürokrasinin ufuksuz ve Hımbıl bürokratlarıdır.

Bunların ekseriyeti kendini aşamamış, egolarını tatminle vakit geçiren, yaptığı işin sonuçlarını göremeyecek kadar kör ve kanunların verdiği yetkiyi kullanamayacak düzeyde bilgisiz ve çapsızdır.

Bu kanaate nerden vardın derseniz, size birçok örnek göstermeme gerek yok, her gün hepiniz çeşitli vesilelerle yaşıyorsunuzdur.

Özellikle kamuda bir yere gelenlerin çoğu  işe girmeden önceki şartlarını unutuyor nedense, kibir ve kaprisli bir havaya girebiliyor.

Üst düzeye gelen çoğu bürokratsa göreviyle ilgili çözüm yollarını araştırıp üretme ve hizmet etmeye gayret göstermesi gerekirken "idareyi maslahat çerçevesinin dışına çıkamıyor".Alt bürokrasideki üretmek isteyen insanlarında yolunu kapatmış oluyor.

Bir üst yönetici düşünün, , masasında yığın, yığın ve günlerce bekleyen evrak dosyaları ve yazılar. Ama adam rahat vurdumduymaz tavır içinde gelsin çay gitsin kahve gelsin düşüncesinde. Hoş sohbet, gelişmelere kapalı 657 Sayılı Yasanın Zırhı altında, düşünme yok, gelişme yok, böylece de adamın dünyadan haberi yok, düşününki böyle bir adama trilyon bütçe ve emrinde çalışan yüzlerce insan, böyle bir yapıdan ne beklenir çalışma sonucundan ne çıkar.

Türkiye'de günlük gazeteye bakmayan yönetimle ilgili bir kitap karıştırmamış, hiç bir derdi ve duyarlılığı olmayan yöneticiler var.

Üretmeyen bu tip yöneticiler üstelik alttan gelen çalışmaları boşa çıkartıyorlar, sadece üsttekilerle iyi ilişkiler kurarak günlerini gün ediyorlar.

Düşününki bu tip bürokratın altında çalışmak zorunda kalıyorsunuz, ne yaparsınız?

Doğru değil ama oraya ayak uydurup sizde idareyi maslahata devam edersiniz. Veya lanet okur geçip gidersiniz.

Gitmezseniz de sizi gönderirler ve kendilerinden izinsiz kalem oynatmayan, iradesini kullanamayan ve onların (affedersiniz) kapılarında bekleyen, iş yapmayan adamları tercih ederler ve sizi barındırmazlar.

Özellikle 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrolü Kanunu ile Bütçe sahibi/sorumlusu o birimin amiridir. Ama hiçbir sorumluluğu olmadığı halde birim amirinin başında yetkili müsteşar yardımcıları vardı. Gereksiz olan bu unvanlar/makamlar kaldırıldı. Müsteşar Yardımcılıklarının kaldırılması en isabetli bir iş ve karar olmuştur.

Ama faydalı olduğuna inandığım Bakandan sonra bütçenin de kanunen sahibi/sorumlusu olan uygulamaları takip eden Müsteşarlık makamı da kaldırıldı. Bu durum bir daha değerlendirilmeye muhtaçtır. Çünkü müsteşarlık makamının kaldırılması bürokratik oligarşiyi artırmıştır.

Bakan yardımcılık makamları siyasi olduğundan ve bakandan önce sembolikte olsa toparlayıcı kurumsal birlik havası verememektedirler. İşler de bir bakıma takipsiz kalmaktadır.

Türkiye'nin sorunuda zaten burada

Dünya Ülkeleri 50–100 yıllık plan programlarla karşımıza çıkarken, üzücü ama gerçek. Biz hala bir dilekçenin havalesi için resmi dairelere günlerce gelip gitmekle meşgulüz.

Buda yönetemeyen hımbıl ve hantal bürokrasinin ufuksuz yöneticileri yüzündendir. "Diyor" herkesin sorumluluk içinde geleceği gören hantal ve ufuksuz bürokrasiden kurtulmuş ve gelişmiş bir Türkiye arzu ediyorum.

 

Hoşça kalın.                            Nezih Yıldırım 16.9.2019

Adınız :
E-Mail Adresiniz :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu :    
   
Diğer Nezih YILDIRIM Yazıları
E-GAZETE