İftiranın Da Bir Onuru Vardır - Murat YILMAZER

Yazdır
Paylaş

Eklenme Tarihi : 22 Aralık 2021, Çarşamba 00:19:40

Evet, iftiranın da bir onuru vardı onu da rezil ettiniz UYANIKLAR! Sinop’ta ‘sözde’ gazeteciyiz diye gezinen çakallara sesleniyorum; yalnız bu uyanık takımlarının uğraştığı tek insan Sinop’ta benim.
İftiranın Da Bir Onuru Vardır
Neden mi? çünkü bunları ancak ben hizaya getiriyorum, başkası değil. Onun için bunların itibarlarını elimden geldiği kadar yerle bir etmek için uğraşıyorum ve bunların bir hükmünün olmadığını, dikkate alınmaması yönünde de çok köşe yazılarım mevcuttur. Sinop adına bir şeye faydalarından çok zararları olan bu şahıslar kendilerini gazeteciyiz diye de lanse ederler fakat gazeteleri bile yoktur, sadece internetten bir şeyler karalarlar dururlar, yani bir yaptırımları yoktur. Bakın tekrar sesleniyorum özellikle siyasilere, kurum müdürlerine ve amirlerine. Bunları dikkate almayın, basında dikkate alacağınız kişiler bellidir. Günlük olarak çıkan gazeteleri dikkate alın. Gerçi Haber57 ve Flaşhaber gazeteleri sabıkalı olsun fakat gerisi tırı vırıdır, boş teneke, yersen kaptırırlar sitelerinde yemesen geri adım atarlar. Yalan bunlarda, iftira bunlarda, adam karalama bunlarda, yetim hakkı bunlarda. Ben ne kadar devleti dolandıranlarla uğraşıyorsam bunlar da benimle uğraşıyor, onun için sitelerindeki yaptıkları haberler için suç duyurusunda bulunmazlar haber yaptıkları kurum veya müdürleri ile ilgili çünkü haber yalan haberdir, sırf psikolojik açıdan yaparlar bu işi. Başımdan geçen bir olayı anlatayım; benim köşe yazılarımı okuyan ve gazetemize abone olan sevgili okurlarım bilirler benim nasıl devletçi olduğumu. Yaklaşık olarak bir yıl önce bir kurumdan broşür basımı işi teklifi geldi ve biz de üstüne %10 yazarak teklifi verdik ve iş firmamızda kaldı ve sonrasında bu işleri teslim ettik. Bu arada işin adı tanıtım broşürü ve toplamda 12 bin adetti, renkli kuşeye baskılı, yani tanesi 70 kuruşa falan yapılmıştı 1 yıl önce. Bir tane A4 kağıt için fotokopiye 50 kuruş veriyoruz anlatabildim mi? Yaptığımız işle ilgili örnek yani bu. Daha sonra bu uyanık takımları broşürleri ellerine alarak bir iki tane çakal matbaacılarla istişare yaparlar, tabi bunların aralarında ‘uzun saçlı matbaacı çakal’ da var, önceden kapatılan Bizimkaradeniz Gazetesi’nden bir kişi de var, hemen bu uzun saçlı çakaldan yardım isterler ve bu uzun saçlı matbaacıdan yapılan işlerden birer tane broşür alırlar ve haftalık bir gazetede ‘yetim hakkı yiyenlerle mücadele eden kişi ihaleye fesat karıştırdı’ diye boy boy haber yaptırır fındık o dönem. Fakat o gazete artık yok şuan, haftalıktı daha sonra kapattılar. Diğer büyük uyanık takımı internetten hemen ‘ZEHİR ZIKKIM OLSUN ve ADLİYELİK OLDU’ diye tırıvırıdan sitesinde boy boy haber yapar, arkasından AK Parti İl Hakem Kurulu üyesi Osman Aksu, yani (Haber57 ve Flaşhaber gazeteleri sahibi) Haber57 gazetesinde manşetten altın bulmuş gibi sevinerek çocuklar gibi ‘ADRESE TESLİM İHALE’ diye iki sayfa haber yaparlar o dönem. Ben de bunların gazetelerine fazla bakmam, arkadaşlar dedi diye baktım ve okudukça gülüyorum bu çakallara, nasıl da birlikte oluverdiler. Benim bir açığımı yakalamışlar gibi bir de üstüne diğer matbaalara sormuşlar da ‘bu iş yarı parasına yapılırdı’ diye lafta beyanat vermişler bu diğer matbaacı kardeşler. Benim ihalelere katılacağımı veya teklif vereceğimi duyan matbaacılar şu anda zararına fiyat verirler sırf Sinop Pusulası iş almasın diye! Ey Sinoplular, bakın ben buradan sesleniyorum; daha önceden Sinop Belediyesi’nin su faturalarını 80 veya 100 bin liralara Sinop’ta çakal matbaacılarda basılıyordu daha sonra araştırdım ve bir köşe yazısı yazmıştım, sağ olsun Belediye Başkanı Barış Ayhan konuya el atınca gerçeği gördü ve bu soyguna dur dedi. Artık su faturaları dışarıda basılıyor ve bu şekilde de Belediye kar’a geçmiş oldu. Her neyse, konumuza dönelim. Daha sonra bu çakal takımları benim hakkımda suç duyurusunda bulundular, şikâyetçi oldular ve buna istinaden Emniyet’te ifade verdik ve imza attım (haberiniz olsun tam 54 sayfaya imza attım. Oturarak, ayakta, sağ el, sol el, tek ayak üstünde, çömelerek) Bir an düşündüm ‘acaba Merkez Bankası’nın para basım işi mi bizde kaldı’ diye içimden geçti. Tabi prosedür böyle, suç duyurusu var ve adalete güveniyoruz. Bu iş kriminal incelemeye gidecek, imza atmıştım ya, daha sonra çıktık Emniyet’ten, yahu diyorum işe bak, o dönem Osman efendi sevinmişti iyi bilirim konuşmalarını ‘Şimdi yandı’ diye, ah güzel kardeşim sen devleti soyarken ben senin ensendeydim adım adım, bak seni nasıl rezil ediyorum Sinop’a! Ben yazarım kardeşim, kim ki devleti dolandırıyor ensesindeyim, onun için benden uzak durun yeter. Sizi görünce gurur duyuyorum meslekitaşlarım. Sinop’ta adam gibi işini yapan bir tane yerel gazete varsa o da Sinop Pusulası Gazetesidir. Başka gazetelerin de bende çok evrağı vardır, dosya açmıyoruz zannetmeyin. Bir bir açılacak bu dosyalar. Şükürler olsun üzerimize atılan yalan, iftira ve karalama soruşturmasına Savcılık ‘atılı suçta dikkate alınacak bir suç unsuruna rastlanılmamıştır’ demiştir. Adalet’e güvenimiz sonsuzdur. SAYGILAR…
Adınız :
E-Mail Adresiniz :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu :    
   
Diğer Murat YILMAZER Yazıları
E-GAZETE