İKİ GAZETE İKİ SOFRA - Nezih YILDIRIM

Yazdır
Paylaş

Eklenme Tarihi : 20 Haziran 2016, Pazartesi 11:11:20

Anadolu’nun güçlü kalemlerinden saydığım ve Kendi inanç değerlerinde samimi gördüğüm, Mehmet Şevket Eygi’den eski bir yazıyı alıntı olarak sizlerle paylaşmak istedim. Yazar “Müslümanların derdini kendine dert edinmiş bir düşünce adamıdır” .
İKİ GAZETE İKİ SOFRA

İslami kesimde de “şeyhlere, Şıhlara veya toplumun din önderleri gibi” takdim edilen insanlardan hoşlanmayan  şahsında  sahabevi bir hayat tarzını benimseyen yazarın  25.7.2012 tarihli Milli Gazetede ki köşesinden “İki Gazete, İki Sofra” başlıklı yazısını siz sayın okurlarımla paylaşmak istiyorum.

İKİ GAZETE İKİ SOFRA

İki gazete... Birincisi: Pazar günleri birkaç ekle birlikte 100 sayfadan fazla... Bünyesinde on binlerce personel çalışıyor. İdarehanesi ve matbaası dev bir binada... Milyar dolarlık bir sermayesi var... İcabında bir haber için uçak kiralıyor, muhabirler, fotoğrafçılar gönderiyor...

İkinci gazete: Tabloid boyda sadece dört sayfa. Üç odalı bir yerde hazırlanıyor. Cirmi küçük, sermayesi küçük...

Birinci gazete küfre ve nifaka hizmet ediyor. Dolaylı şekilde hep İslam'a çatıyor. İğrenç müstencen resimler basıyor. Günahların ve azgınlıkların artmasına hizmet ediyor. Yayınladıklarının çoğu fasa fiso, malayani hiçbir işe yaramaz şeyler. Ülkeye, halka, devlete beş paralık yararı yok.

İkinci gazete, İslam'a ve Türkiye’ye hizmet ediyor. Doğru, iyi, güzel yazılar, resimler basıyor. İyilikleri destekliyor, kötülükleri köstekliyor.

Şimdi soruyorum: Hangi gazete hayırlıdır? Elbette dört sayfalık o küçük ve cılız gazete.

Hangi gazete daha büyüktür?.. Birincisi madde, hacim, etki itibarıyla büyüktür ama asıl olumlu büyüklük o lahana yaprağı gibi küçük gazetededir.

İkinci konuya geçelim... İki sofra... Birinci sofra lüks ve ihtişamlı bir ziyafet sofrasıdır. Yirmi çeşit ordövr, peynirler, zeytinler, reçeller, sucuklar, salamlar, söğüşler, zeytinyağlı soğuk yemekler, dolmalar, salatalar, cacıklar, börekler, turşular... Nefis bir çorba, önünüze konduğu vakit üzerine bir kaşık krema dökülüyor... Onun ardından pastırmalı yumurta, ana yemek, kocaman bir et parçası, yanında garnitürler, ayrıca börekler, pilavlar, baklalı enginar... On çeşit tatlı, istediğini seç ye... Dondurmalar, meyveler... Çay ve kahve...

Bu sofranın birkaç büyük kusuru var. Haram ve şüpheli parayla hazırlanmış... Riba parası, rüşvet, hortumlama, alavere dalavere, haram komisyonlar... Etleri şüpheli, domuz karışmış olabilir... Tavuklar İslami usule göre kesilmemiş ve içi boşaltılmadan sıcak suya atılarak murdar edilmiş... Bu sofranın en büyük kusuru israflı bir sofra olmasıdır.

İkinci sofra: Tarhana çorbası, nohutlu ve garnitürlü bulgur pilavı, salata, soğuk erik kompostosu... Bunlar çok acıkmış bir kimseyi doyurmayabilir. Doymak için bol bol ekmek yemek lazım...

Bu sofranın fazileti şu: Çok helal ve Tayyip para ile hazırlanmış. Haram bir şey yok. İsraf da yok...

Yine soruyorum? Bu iki sofradan hangisi hayırlıdır? Elbette ikincisi.

Biz Müslümanlar gazete olarak yukarıda anlattığım küçük gazeteyi, sofra olarak da ikinci mütevazı sofrayı tercih etmeliyiz.

Zehri teneke kupa içinde sunmazlar...

Birinci lüks sofranın bütün malzemesi helal parayla alınmış olsa bile israf, aşırı tüketim, gösteriş, şatafat yüzünden harama girer.

Birileri ne yapacak?.. İsraflı, lüks, şatafatlı, muhteşem, gösterişli sofralar, gerekenden fazla iftariyelik, yemek, tatlı... Keten sofra örtüleri ve peçeteler... Gümüş kaplı çatal kaşık bıçak... Kilosu 40-50 liralık tatlılar... Dondurmalar en pahalısından... Bütün bunlar nedir? İsraftır israf. İsraf nedir? Haramdır, büyük günahtır. Kur'anda Allah müsrifler (israf yapanlar) için onlar şeytanın kardeşleridir diyor.

Arakan'da Müslümanlar kan kusuyor... Suriye'de Müslümanlar tavuk gibi boğazlanıyor... İslam dünyası facialar kumkuması... Zulüm, esaret, zillet, rezalet... Kıyım, açlık, sefalet...

Bazılarımız ne yapıyor?... Efendim bu ne nefis yoğurt!... Keh keh keh... Ballıkaya yaylasından özel getirttim efendim... Aaa bu ne güzel hurma, ömrümde böylesini yememiştim!.. Kih kih kih... İsrail hurmasıdır mîrim... Bu pilavın pirinci nedir?... Hah hah hah... Amberbû pirincidir... Kazım bey bu tatlının yağı ne yağı?... Hoh hoh hoh... Şam ve çam fıstığı yağından yapılmıştır sultanım, yiyin bol bol, şifa olsun...

Yemekler neş'e içinde yenir... Sünnete aykırı olarak çatlayıncaya patlayıncaya kadar yedi mide ile yenir... Kerahat vaktinde paldır küldür akşam namazı kılınır... Sonra gelsin o nefis çaylar, o köpüklü kahveler...

Bu esnada Arakan Müslümanları, Suriye Müslümanları, Gazze Müslümanları ezilmekte, öldürülmektedir...

Bazılarımızın sofraları pek zengindir ama vicdanları pek fakir...

Adınız :
E-Mail Adresiniz :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu :    
   
Diğer Nezih YILDIRIM Yazıları
E-GAZETE