JURNALCI DALKAVUKLARA DİKKAT!.. - Nezih YILDIRIM

Yazdır
Paylaş

Eklenme Tarihi : 15 Ağustos 2016, Pazartesi 13:06:03

Bir insan düşünün ömür boyu Müslümanca yaşıyor, can boğazına geldiğinde İslam’ın dışında bir ölümle hemhal olabiliyor. Müslümanları Allah bu durumdan korusun. Okurlarımdan bu da nerden çıktı diyenler olabileceğini düşünüyorum ve dilimin döndüğünce de açıklamak istiyorum. Örneğin ömür boyu İslam’a hizmet ettiği ve memlekete faydalı olduğu sanılan bir adamın içindeki habisi bilmediğimizden vatansever olarak değerlendirebiliyoruz.
JURNALCI DALKAVUKLARA DİKKAT!..
Bir gün geliyor ki “kuzu postu giymiş rolündeki” adam içindeki kini ve nefreti “kusuyor” çevresinde birçok kişiyi de zehirliyor. Türkiye’de 15 Temmuz darbe kalkışmasını yaptıran alçaklar veya bu kalkışmaya maşalık yapan hainlerde böyledir. Hani güzel Türkçemizde “mızrak çuvala sığmıyor” derler ya. Kindar hainlerin kini nefreti artık izlenilmeyecek duruma geliyor ve çevrelerine zehirler saçıyor. Allah bu milleti bu tip şer odaklardan korusun.

Bendeniz 28 Şubat darbesini birebir yaşamış ve “28 ŞUBAT DARBESİ ve Darbelerin Yakın tarih aynası” adlı 226 sayfalıkta bir kitap neşretmiştim. Bu kitabı yeniden incelerken 110.sayfasında “Erbakan hocamızı üzen cemaatler şeklinde bir yazı dikkatimi çekti. FETO denilen adamın hainliğini ve darbecilerle işbirliğini işaretle 18 Nisan 1997 tarihli Hürriyet Gazetesi ve 31 Ağustos 1997 tarihli Milliyet gazetesini referans göstererek Sn.Erbakana destek olup darbeye karşı durma yerine “Beceremediniz Gidin” dediğini anlatmışım. Zaten geçmiş liderlerin genel durumuna bakınca yaklaşamadığı ve hiç hoşlanmadığı liderlerin başında merhum Erbakan hocamız gelmektedir. Çünkü o merhum her bakımdan “Milli” bir şahsiyetti. Milletimiz merhumu ölünce anlamıştır maalesef.
Neyse konumuza dönecek olursak kitabımızda “Erbakan’a destek olma yerine darbecilere akıl hocalığı yapan Fetullah Gülen şimdi Amerika’da memleketimize gelip gelemeyeceği de belli değil. Ama Erbakan Türkiye’de diye kapatmışım.

Sonuçta alçaklar haysiyetsiz yüzlerini gizleyemedi ve alçakça bir kalkışma ile bu büyük millete en alçak saldırıyı yaptı kendi askeri kılığına girmiş eşkıyalar milletin parasıyla alınan silahlarla milleti öldürmeye teşebbüs etti. Düşünmediler ki karşılarında “Ölümü öldürmüş bir millet vardı” ve o millet destanını yazdı.

Bu kalkışma surecide Sn. Cumhurbaşkanımızın dirayetli duruşu ile iyi yönetildi ve Allaha şükür ekonomi bile “geçmişte anayasa kitabını atınca 0%7500’lere çıkan gecelik faizlerinin yanından bile geçmedi. Hemen hemen hiç etkilenmedi buda Türkiye’nin ekonomik olarak güçlenmiş olduğunun göstergesidir.

Neticede Türkiye’miz milletimizin birlik ve beraberliği ile çok büyük bir tehlike atlatmıştır. Büyük milletimize geçmiş olsun. Ama  benim demek istediğim başka bir şey.

Özellikle Kamuda haklı olarak bu alçak kalkışmayla bağlantıları olduğu sanılan insanlar kamu görevinden hızla uzaklaştırılmaktadır. Bu iyi araştırılması ve hukuk çerçevesinde kalma kaydıyla isabetlide bir durumdur.

Ancak bazı zayıf insanlar kişisel problemleri olan insanları jurnallemekten geri kalmamaktadır. Bendeniz 1970’li yılları iyi bilirim. Bu “jurnal” işi o zaman çok yaygındı. Sevmediği çekemediği veya kişisel problemi olduğu insanı birçoğu “iftirayla” şikâyet eder örgütlere ona zarar verdirmeye çalışırdı. Bizim kuşak bunu iyi bilir.

Şimdi de ayni durumları sezer gibi oluyor ve böyle bir alçaklığın kul hakkı olduğuna inanıyorum.

Onun içinde “JURNALCI DALKAVUKLARA DİKKAT!..”  diyorum.

Selam ve saygı ile.

 

Adınız :
E-Mail Adresiniz :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu :    
   
Diğer Nezih YILDIRIM Yazıları
E-GAZETE