KASTAMONUDA İKİ GÜN - Nezih YILDIRIM

Yazdır
Paylaş

Eklenme Tarihi : 07 Eylül 2018, Cuma 11:20:47

Öncelikle Kastamonu tarihine bakacak olursak;
KASTAMONUDA İKİ GÜN
Kastamonu Tarihinin Hitit İmparatorluğu ile başladığı Frgya ve Lidya Krallığı egemenliğinden sonra M.Ö 4.yy da Büyük İskender tarafından Makedonya topraklarına Anadolu ile bağlandığı görülür. Danişmetlilerile ilk defa Türklerin eline geçmesi ve bir müddet Selçukluların elinde de bulunması; 1460 Yılından itibaren de Osmanlı Hakimiyetine girmesi ile de bilinir. Kastamonu ilim ve kültür merkezi olarak tarih boyunca çok önemli yer tutmuş Karadeniz’i Anadolu ile kucaklaştıran bir ilimizdir.

Milli Mücadele yıllarında da lojistik destek açısından da en güvenilir yol olan Kastamonu birçok tarihi olaylara şahitlik etmiş ve Mehmet Akif Ersoy'un Nasrullah Camiinde yaptığı vaazlar çoğaltılarak askeri birliklere dağıtılmış ve manevi sahada da çok güzel hizmetlerde bulunmuştur.

Tarihi ve Manevi mimarlarıyla zengin Kastamonu'ya uzun aradan sonra, yeğenim Spor Öğretmeni Hanife Çeliker ve Erdi Topçuoğlu çiftinin düğünlerinde bulunmak için gitmiştik.

Gitmeden önce Öğretmen evinden yerimiz ayırtmıştık. Kastamonu’da iki gece kalacağımıza göre 3 günlük bir gezi programı yapabilirdik. Bizde öyle yaptık.17 Kasım günü giriş yaptığımız Öğretmenevine o gün için pek program yapmadık.18 Ağustos günü ise kahvaltımızı yaptıktan sonra ilk iş olarak şeyh şabanı veli den başlayıp Kaleyi, Aşıklı Sultanı Candaroğlu İsmail Bey ve Topçuoğlu Camileri ile saat Kulesini ve özelliklede Nasrullah Camiyi ziyaret etmek bir adı da Kambur Köprü olan Nasrullah köprüsü üzerinde yürümek istemiştik.

Çünkü 1985/1986 yıllarında Kastamonu’da kalmış bu yerleri de ziyaret ederek oranın manevi iklimini almış bulunuyorduk. Bu kez eşim kızım ve Üniversite öğrencisi torunumla beraber gelmiştik bir bakıma geçmişi de yad etmek istiyorduk.

Ziyarete Şeyh Şaban-ı Velii türbesinden başladık. Ankara’da randevu isteyip görüşemediğim Kültür ve Turizm Bakan Yardımcımız Prof. Dr Ahmet Haluk Dursun beyefendi ile de tesadüfen orada karşılaşmıştık. Sn. Bakan Yardımcımızla geçmişte beraber çalışmanın rahatlığı ile türbenin içine girmekte nasip oldu. Ancak Kale onarımda olduğu için kaleyi gezemedik. Geçmişte Kastamonu için yazdığım bir hikayede Kaleyi Gemi güvertesine benzettiğim kelimeleri hatırlamaya çalışarak kaleyi çevresinden ve uzağından seyretmeye çalıştım.

Kastamonu’nun önemli sembollerinden ve ll. Abdulhamithan döneminde yapılmış olan Saat Kulesine gelince doğrusu biraz hüzünlendim. Çünkü saat Kulesinin çevresine yapılan düzenleme ve Teleferik çalışmaları maalesef saat kulesinin zarafetini bozmuş. Tabir uygunsa ticaret uğruna küle katledilmiş.

Bendeniz geçmiş tarihte saat kulesinin bulunduğu Cebrail mahallesinde oturduğum için oraları iyi bilirim saat kulesinin etrafı "iğfal" edilmiş desek yeridir. Saat kulesinin estetiği ve o zarafeti maalesef gölgelenmiş. Bu durum sadece Kastamonu ilimizde değil. Ticari düşünce birçok şehrimizde güzellikleri perdelemiş durumda.

Kastamonu'yu geçmişle kıyasladığımızda O tarihi eserler hanlar hamamlar hepsi ticari işletmelere çevrilmiş bir çoğunun da estetiği bozulmuştur. Aşıklı sultan geçmiş yıllara göre daha bakımlı hale getirilmiş ama her tarihi eserin içine ticari işlem sokulmuş. Şehir içi özellikle Nasrullah meydanı ve çevresi hareket edilmez hale bürünmüş.

O eski berrak ve sakinliği kalmamış. Nasrullah Camiinin bir hikayesinde suların akışı "dervişlerin coşmasına" benzetilirdi. Çeşmeler şimdi coşmadan akmaktalar. Masum ve farklı musluklu olarak.

Kastamonu'da öğlen sonuna kadar gezdik. Kastamonu etli ekmeğinden yedik, yayık ayranından içtik.

Akşama düğüne katılmak üzere Çatalzeytin yoluna düştük. Çatalzeytin Kastamonu arası 100 km ama yollar çok virajlı. Virajlı yollarda ise ağır ağır gitmek gerekiyor. Bizde öyle yaptık tesadüfen girdiğimiz bir dinlenme tesisinde düğün halayına rastladık. Kısa bir ara verdikten sonra yolumuza devam ettik.

Çatalzeytin küçük nüfuslu şirin bir sahil ilçelerimizden (kasaba)Belediye tarafından yaptırılmış güzel Sosyal Tesisler mevcut. Düğün merasimimizde bu tesislerde gerçekleştirildi. Biz düğüne düğün saatinden önce vardık. Orada görevli bir dost bizimle ilgilendi. Görevli arkadaşıma "aman kardeşim bize serin esen güzel yerden bir masa dedim" ve "sahneye uzak olur mu" dedi. "Görünsün yeter tabi ki" dedim.

Sağolsun bir masa gösterdi ve hemen içecekler getirdi.

Çünkü düğün salonuna vardığımız saat sahilin sıcaklık yönünden en nemlendiği saatti.

Bir müddet nefeslendikten sonra da düğün merasimi başladı. Belediye Başkanımızın salona gelişi biraz geç oldu. Çünkü Başkanın mensubu bulunduğu partinin Olağan Kongresi vardı. Kendileri de Ankara’dan geleceklerdi.

Başkanın salona teşrifleri ile nikah merasimine geçildi. Bendeniz de Hanife/Erdi çiftinin şerefle nikah şahitleri oldum.

Sn. Belediye Başkanımız Musa İhsan Uğuz beyefendi nikah işlemini tamamladıktan sonra, belki de önceden tanışık olmamızdan bize lütfettiler genç çiftlerin evlilik cüzdanlarını benim vermemi istediler. Bizde sn. Cumhurbaşkanımızın tavsiyelerine uymalarını hatırlatarak çiftlere evlenme cüzdanlarını takdim ettik. İnşallah mutlu olurlar.

Güzel çiftlere güzel bir mekanda ve seçkin davetliler arasında güzel bir merasim yapıldı hayırlı olur inşallah.

Nikah işlemi bitti düğün saati de ilerledikçe bizde yavaştan izin isteyerek. Saat 10.30 gibi Kastamonu’ya hareket ettik saat 24.00 gibi de Öğretmen evine gelmiştik. Yatağıma ulaştığımda yorgunluğumuzu anlamış oldum.

Sabah kalkıp kahvaltımızı yaptıktan sonra şehir içinde bir tur atarak ve kurbanlık hazırlıklarımızı yapmak üzere Ankara’ya hareket ettik.

Ve güzel, bazı durumlarda da hüzünlü anılarla iki günlük Kastamonu gezisini tamamladık.

Hoşça kalın.

 

 

 

Adınız :
E-Mail Adresiniz :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu :    
   
Diğer Nezih YILDIRIM Yazıları
E-GAZETE