Kız Öğretmen’de Boykot (İzden sızan 56) - TUFAN BİLGİLİ

Yazdır
Paylaş

Eklenme Tarihi : 19 Mart 2019, Salı 14:42:37

Kız Öğretmen’de Boykot  (İzden sızan 56)
(*) Akşam yemeğinden sonra etüde kadar bir ara vardı. Bu aradan yararlanan bir kısım öğrenci spor salonunda her zamanki gibi halk oyunları çalışması yapıyordu. Ancak son günlerdeki gergin ortam sebebiyle okul müdürü öğrencilerin toplu eğitsel etkinliklerini de istemiyordu. Yani çocuklar kalabalık içinde yalnız yaşasınlar istiyordu.

İdarenin baskıcı tavrı öğrenciye de yansımış, onlar da idare ile zıtlaşacak konu arıyor, idarecilerin her hareketleri onlara da batıyordu. Öğrenciler yöneticilerin kendilerine gösterdikleri olumsuz tutumdan ve öğretmenlerinin sürgünlerinden başka, yemeklerde verilen Amerikan yiyecekleri konusunda da idareye tepki gösterir olmuşlardı. Bu arada milliyetçi öğretmenlerin kendilerini sınıfta bırakmakla tehdit etmeleri, okuldan atılma stresi sinirleri saz gibi geriyor; okuldan atılmaları durumunda babalarının okula girerken yatılılık karşılığı noterden imzaladıkları, onlarca yıl tüm ailece çalışsalar ödeyemeyecekleri 12 000 liralık borç senedinin parası, yüreklerini ezim ezim eziyordu. Özellikle son sınıf öğrencileri duruma çok daha fazla tepki gösteriyor, geçen yıl Barış Manço’nun popüler yaptığı “Dağlar,dağlar; Kurban olam; Yol ver geçem; Sevdiğimi bir gün olsun, yakından görem” şarkısı isyanlarının türküsü oluyordu.

O gün, toplu olarak etkinlik yapılmaması emrine rağmen, öğrencilerin spor salonunda toplu olarak bulunduğunu fark eden Müdür İsmet Karan öfkeyle salona girdi. Kırılmış gururunun ezikliği ile önüne gelene tekme tokat girişti. Perihan (Doğan) kaçışan arkadaşlarının aksine, müdürün bu haksız tavrına direniş adına üzerine gelen müdürden kaçmadı. Gözlerinin içine bakarak dim dik durdu. Perihan karşısında bir an duraklayan müdür otoritesinin sarsılmaması için Perihan’a bir tokat atıp kaçışmakta olan öğrenci gurubunun peşine düştü. Gülten Pehlivanoğlu’nu kovalamaya başladı. Çocuk salonun kapısı önünde yere düştü. Çılgına dönen müdür onu omuzlarından sarsmaya başladı. Göğsü bağrı açılan Gülten “imdat” diye bağırıyordu. Müdürün peşinden dışarı çıkan öğrenciler tüm korkularını bir kenara bırakıp duruma tepki olarak “Müdür istifa! Faşist Müdür”, sloganlarıyla müdürün etrafını çevirdiler. O zamana kadar önünde elpençe duran çocukların dört taraftan öfkeyle bakan gözlerinden, kararlı tavırlarından paniğe kapılıp, korkan müdür koşar adım, kaçarak lojmana gitti.

Artık tüm öğrenciler toplanmış, olay çığırından çıkmıştı. “istifa” sesleri gittikçe çoğalıyordu. Müdür nöbetçi öğretmenlerden olaya müdahale etmelerini istedi.

Tennur Atasoy henüz ilişiğini kesmeyen sürgün öğretmenlerdendi. Öğrencilerin çok sevdiği bu öğretmen öğrencilerin karşısına geçip, “ Etüt başladı. Sınıflarınıza girin” dedi.

Çocuklar “Ok yaydan çıktı hocam. Artık bizi kimse durduramaz” diyorlardı. Slogan atarak spor salonundan dersliklerin olduğu binaya doğru yürümeye başladılar. Bu arada müdür, polis çağırdı. Polis ve jandarmayı karşılarında görünce öğrenciler durumun ciddiyetini anladılar. Ancak artık ok yaydan çıkmış, direniş başlamıştı. Şimdi çocuklar el ele tutuşarak güvenlik güçlerini okula sokmamaya çalışıyorlardı. Okulun dış kapısını kilitlediler. Kapının arkasına masa, sıra yığdılar.

Geçen yıl öğretmenlerin gerçekleştirdiği Büyük Boykot’tan sonra Sinop Kız Öğretmen Lisesi öğrencileri de kendilerini boykotta bulmuşlardı.

Derslik binasında çekilen öğrenciler sabaha kadar slogan atarak nöbet tuttu. Orta kısım öğrencileri koridorda ablalarının kucaklarında uyuyordu. Diğer öğrenciler de yarı yarıya bölünerek nöbetleşiyorlardı. Nöbet tutanlar slogan atarak olayı diri tutuyorlardı. Bir süre sonra uyuyanlar nöbete kalkıyordu. Direnişe kolluk güçleri engel olamıyordu.

Meryem, Fatma, Aynur, Perihan gibi öğrencilerin lider olarak öne çıkmış/önde kalmış, bir çeşit kendiliğinden “direniş komitesi” oluşturmuştu. Tüm öğrenciler büyülenmiş gibi bu öğrencilerin, ‘komitenin’ ağzına bakıyorlardı. Polisler ise nöbetçi öğretmen, Tennur Hanımı karakola götürmek istiyorlar; direnişçiler vermiyordu.

Ona, öğretmenler odasında yatacak yer hazırlandı, kapısında nöbet tutuldu. Diğer sürgün öğretmenler ise durumu gündüzlü öğrencilerden öğreniyorlardı.

Sabahleyin okula gelen Atatürkçü öğretmenler şeref kapısında öğrenciler tarafından karşılanıyor, sloganlarla içeri alınıyorlardı. Tutucu öğretmenler ve idareciler ise okula sokulmuyordu.

Sonra Milli Eğitim Müdürü okula geldi. Önce sürgün öğretmenleri öğrencileri ikna için konuşturmak istedi. Sürgün öğretmenlerden Avni Bayrak’ın eline yazılı bir metin verdi. “Öğrencilerinin karşısına çık bunu oku” dedi. Avni Öğretmen; “ öğrencilerin karşına çıkarsam jest ve mimiklerimle söylediklerimin tersini yapmalarını istediğimi söylersiniz. Ancak kapalı bir odadan onlara hitap edebilirim” dedi.

Bir odaya mikrofon düzeneği kuruldu. Avni Hoca, gerçekten çocukların derse girmelerini istiyordu. Çocuklara “ zararın neresinden dönerseniz kardır” dedi. Meryem ve Perihan:

Avni Hoca istediği için derse girersek, ‘O istediği için bu olayları çıkarttığımız düşünülür, öğretmenlerimiz daha fazla zarar görür’ diyerek direnmeye devam etmeyi uygun gördüler.

Bahçedeki kalabalık öğrenci topluluğu hep bir ağızdan “ Baskı var !” diye bağırmaya başladı. Diğer öğretmenler de çocuklarla tek tek konuşturuldu. Yararı olmadı. O gün akşama kadar çocuklar “ öğretmenlerimizi isteriz”, diye slogan attılar. “Faşist müdür ve idareciler istifa”, sözleri okulun bulunduğu Çukurbağı sırtlarından kente yayıldı.

Vali, Emniyet Müdürü, Milli Eğitim Müdürü de etkili olamadı. İkinci geceyi de okulda boykotla geçirdiler. Derslere girilemiyordu. Ertesi gün öğleye doğru okulun süresiz kapatıldığı bildirildi.

Okulun kapatıldığını sürgün öğretmenlerinden doğrulatan öğrencilerin kararlı tavrı birden çöktü. Şimdiye dek idareden, hatta polis ve jandarmadan, Milli Eğitim Müdürü ve Validen gelen istekleri geri çeviren öğrenciler ‘okulun kapatıldığı gerçeğini öğrenince büyü bozuldu. Nöbetçi öğretmenler tarafından kolaylıkla bahçeye çıkarıldılar. Okulun tüm bölümlerinin kapıları kilitlendi.

 

Adınız :
E-Mail Adresiniz :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu :    
   
Diğer TUFAN BİLGİLİ Yazıları
E-GAZETE