MANEVİYAT VE SİYASET - Murat YILMAZER

Yazdır
Paylaş

Eklenme Tarihi : 29 Ağustos 2021, Pazar 14:13:06

...
MANEVİYAT VE SİYASET
Maneviyat çok güzel kelime, maneviyatın iyi olursa önün her zaman açık olur, maneviyatın zayıfsa senden bir numara olmaz. Ne demiş Peygamber efendimiz; “İNSANLARA MERHAMET ETMEYENE ALLAH DA MERHAMET ETMEZ” Maneviyat bu nedenle iyidir. Çünkü maneviyatı bilen merhameti de iyi bilir…

Gelelim siyasete… Siyaseti herkes yapamaz. Siyaseti yapanların %90’ı çok güzel yıkar, yalar, ballar, sıvazlar gönderir. Örneğin bir vekile, bir il başkanına, bir ilçe başkanına bir insan iş, aş için geliyor ve umut ediyor, bu kişi senin yanına gelmiş bir sıkıntısı var, bir derdi var demek ki. Bir kişi siyasilerin yanına genelde iş ve aş için gelir ve bir beklenti içinde olur bir işim gücüm olsun diye. Fakat günümüzde artık siyaset çıkar ve menfaat işine döndü. Vekilin, il başkanının, ilçe başkanının veya siyaset yapanın işine geliyorsa veya referanslı geldi ise işi bir nebze oluyor, bir de referansı olmayıp da ümit edenler hayal kırıklığına uğruyor. Bakın tüm siyasilere sesleniyorum; şuan yaptığınız işler insanlara pek faydası olmayan işler, genelde siyasiler açısından bakılırsa oooo küçük dağları ben yarattım havasındalar, işte öyle değil. Makam, mevki gittikten sonra o iş bitiyor hemşerim. Amaç namın olacak, iyi anılacaksın, eserler bırakacaksın, eser derken vatandaşın sırtına 10 liralık işi 100 liraya yüklemeyeceksin, tamam bal tutan parmak yalıyor da kardeşim kavanoza elini daldırıp balı alıyorsun, bileklerine aka aka yiyorsun, bu halk görüyor neyin ne olduğunu! Şimdi ben kendi açımdan maneviyat olarak kendimi biraz ifade etmek istiyorum; işimiz icabı gazetecilik mesleğindeyiz ve halkın önüne gazete bırakıyoruz ve vatandaş bunu okuyor, bilgi sahibi oluyor fakat yolsuzluklarla, usulsüzlüklerle, yetim hakkı yiyenlerle uğraşıyorum. Şayet şu yazdıklarımın bir tanesinin adam gibi üstüne gidilse çok işler çıkacak da işte malum, siyaset ne yapıyor; müdahil oluyor! Örneğin Osman Aksu meselesi; sahte sigortalı göstererek devletten ilan alıyor ve bu muhteremin usulsüzlüğünü meydana çıkartıyoruz ve tam işlem olacak birileri araya giriyor ve bekliyoruz, devlet gerekeni yapsın diye. Yani şimdi İmam Hatibi okuyan veya İmam Hatip Derneği başkanlığı yapmış olan biri hırsızlık, yolsuzluk, usulsüzlük yapmaz mı, yapamaz mı? Valla dibine kadar yapanlar var! Bende belge var, evrak var ama omurgasız bürokratlar da var! O da ne yapsın emir kulu! Ben neler gördüm neler… Her neyse, konumuz bu değil de ayda yılda bir ellemek gerekiyor bu çakal takımlarına, haram yiyenlere. Siyaset ise benim açımdan şöyle olmalı; örneğin il başkanısın ve biri yanına geliyor ve iş istiyor, öncelikle ben yapamayacağım işe söz vermem, açık açık söylerim olur ya da olmaz diye çünkü insanların onuru, gururu ve hayalleri ile oynamam. Olmuyorsa olmuyor derim, olacaksa direk kaldırırım telefonu adamın yanında ‘bir arkadaş gönderiyorum, gerekeni yapın’ derim, yapmıyorsa o kurum müdürü, amiri, memuru gerekeni yaparım, görevden alma ise görevden alırım, en önemlisi artık insanlar maneviyata bakar oldu. Gelmiş işte yanına, yardımcı oluver, ne yani senin cebinden para mı istiyor veya iş mi veriyorsun, sigortasını mı ödeyeceksin? Adam devlet kapısında çöpçülük de yaparım, temizlik de yaparım diyor, yani kısacası insanlara iyi davranın. Hep bana demeyin, kısaca keser gibi değil hep bana testere gibi olun, bir sana bir bana ben bunları yaparım diyorum ya onun için benden siyasetçi olamaz değil mi? Gerçekleri yazdığım, olanları yazdığım için. Eli gözü milletin parasında olanları bizden uzak tut yarabbi. Yahu ne şeytanlar var beeeee! Saygılar…

Adınız :
E-Mail Adresiniz :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu :    
   
Diğer Murat YILMAZER Yazıları
E-GAZETE