Mevcut Durum (Ahval-ü-şerait) - Tufan BİLGİLİ

Yazdır
Paylaş

Eklenme Tarihi : 13 Kasım 2018, Salı 14:42:05

25 Ekim 2018 tarihinde “Öğrenci Andı Üzerine Tahlil” (http://sinoppusulasi.com.tr/makale/ogrenci-andi-uzerine-tahlil-655.html )ile ilgili polemiğin üzerinde –pek de tepki almayan-yazı yazmıştım.
Mevcut Durum (Ahval-ü-şerait)
Yazının bir bölümünde mealen; “ bilim ve  teknolojinin çok hızlı gelişmesinin, üretim başat (öncel)  biçimlerini de hızla değiştirdiğini, 1900’lerin başında sanayi/endüstri 2.0’ ismi verilen modernizmin ihtiyacı olan insan tipini yetiştirmek için uygulamayı (eğitimi) biz yaklaşık seksen yıl sonra yaşama geçirebildik. Oysa o zaman gelişmiş ülkeler endüstri 3.0’a geçmiş, bizim yeni başladığımız yöntemi terk ederek 3.0’ın insanını insan yetiştirmeye yönelmişti”, demiş; Endüstri 1.0,2.0,3.0,4.0 ve 4.1’in ne anlama geldiğini sonraki yazımıza bırakılım demiştik.

Şimdi kaldığımız yerden devam etmeden; insanımızın içinde bulunduğu durumu daha açık ortaya koyup, sonra dünyadaki gelişmelerden bahsetmenin daha anlaşılır olacağı gerçeğinden hareketle…

SORUN ÇÖZME YOLU OLARAK DUA:

 

Bizim toplumumuzun çoğunluğu yaklaşık 80 yıldır laik, bilimsel eğitim yapmamıza rağmen hala tuhaf biçimde sanayi öncesi toplumlar (feodal/tarım toplumu) gibi düşünüyor ve yaşıyoruz. Yani dua ile sorunlarımızı çözeceğimize inanan topluluğuz. Hem de buna inananlarımız yalnız fesli, sarıklı, eğitim düzeyi düşük insanlardan da ibaret değil. Kravatlı,mini etekli,öğretmen, mühendis, üniversite bitirmiş ülkenin yaklaşık 3/ 4’ü gibi büyük çoğunluğunun kültürü bu…

 Bizim için bu yol o kadar gerçek, o kadar hakikat  ki; bu düşüncelerimizle övünüyor, yayabildiğimiz kadar yaymayı da itibar aracı olarak görüyoruz. Futbol oyunu için gol duası yapıyor, bozulan asansörü okuyup/ dua ederek çalışır duruma getirebileceklerine inanıyoruz (olmalı ki başında dua okunuyor onlarca kişi amin diyor) Bitmekte olan benzinimizin ilk istasyona kadar bitmemesi için dua ediyoruz, ancak istasyonda depoya dua değil, benzin koyduruyoruz. Okunmuş çarık giyerek sırat köprüsünden geçmek için para verip mest alıyor, (gavurun yöntemleriyle, gavurun(!) yaptığı ameliyat için, bizi hasta eden Allah’ın iradesine karşı gelerek) ameliyata girdiğimizde dua isteyip, dua edip, şifayı duada arıyoruz vb.  Hatta duayı dua’yı da ne dediğimizi bilmeden Arapça yapıyoruz. Altı yıl Arapça okuyan(İmam Hatipli) doçentimiz dahi, televizyondaki tartışmada; günde beş vakit okunan ezandaki Allah_u Ekber’in anlamını yanlış (Tanrı birdir diye) bilip,  hasmına(!) ezanın Türkçe okutulmasındaki sakıncayı saldırarak anlatıyor(!)

Öyle bir haldeyiz ki:  Rüşvet alanlarımızın çoğu oruç tutar, Namaz kılar, hacca gider. Rüşvet alan belediyeler ramazanda iftar sofraları kurar. Ve bu sofralarda hakkını helal etmekle ilgili konuşursan, Yüce Allah’ın “karşıma kul hakkıyla çıkmayın,” dediği bir dinimiz olduğu söylenir. Bunu rüşvet alanlar söyler. Söylediğimiz yalana inanana enayi olarak bakarız ve onu kazıklamaya hak kazanırız. Gerçekleştirdiğimiz her türlü haksızlığa, adaletsizliğe, hatta ahlaksızlığa( (M.Metiner: Hutbede ‘akrabalarını koru, kolla’der, gibi..)  dinden kılıf buluruz. (Doğan Cüceloğlu)

Hal bu ki gelişmiş toplumlar bu tür feodal düşünce tarzını  yüzyıllar önce terk etmişken bizde bu kültür tüm canlılığı ile hükmünü sürüyor .

***

 

Gelişmiş ülkeler ( Batı) 1800’lü yıllarda yukarıda sözünü ettiğimiz bu kültürü, BUHARI (gücünü) ÜRETİMDE KULLANARAK geride bıraktı.

İlk sanayi devrimi (Yeni ismiyle kısaca endüstri:1.0) su ve buhar gücünü kullanarak mekanik üretim sistemleri ile ortaya çıktı.  1784 yılında Buhar enerjili dokuma tezgahlarının devreye girmesi ile  insan ya da hayvanlarının kas güçlerinin çok ötesinde bir farklı güç kaynağı insanlığın hizmetine sokuldu. Artık üretim kuvvetini öncekine oranla çok daha büyük ve sürekli kaynaktan alıyordu.

İkinci sanayi devrimi (endüstri 2.0) ile elektrik gücünün yardımıyla seri üretim başlamıştı. 1870 yılında Cincinati Mezbahalarında ilk kez elektrik kullanılarak kitlesel üretim hayata geçti. 1913 yılında Ford’un hareket eden montaj sistemini devreye sokmasıyla (bant tipi üretim) elektriği, ikinci sanayi devrimini başat üretim biçemi haline sokmuştur. Bu dönemde iş bölümüne dayalı kitlesel üretim hayatın hemen her alanına yaygınlaşmış, insanları bir konuda uzmanlaşmaya zorlamıştır. Buna uyabilen insanlar ve toplumlar daha zengin ve müreffeh yaşama kavuşmuşlardı…

Endüstri 3.0 ve 4.0 ile 4.1 gelecek yazıda..

 

 

 

Adınız :
E-Mail Adresiniz :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu :    
   
Diğer Tufan BİLGİLİ Yazıları
Kaz
E-GAZETE