MÜZİK VE TAASSUP!.. - Nezih YILDIRIM

Yazdır
Paylaş

Eklenme Tarihi : 06 Nisan 2021, Salı 12:08:50

Yazımızda "müzik ve taassup" başlığını görünce, birbiriyle alakası olmayan iki kelime gibi düşünebilirsiniz.
MÜZİK VE TAASSUP!..
Ama  bu iki kelimeden yola çıkarak elli yıl öncesine ait Türkiye’nin durumunu değerlendirmek istiyorum. Öncelikle kendi durumumdan bahsedeyim.

Bendeniz henüz beş ile yedi yaş arası Kur'an okumayı köy hocasından öğrendim. Genel olarak  zeki çocuk olduğum  kabul edilirdi. İki yılda koyun kuzu ile uğraştım ve dokuz yaşımda ilkokula başladım.

Birinci sınıfa bir aydan fazla devam ettim ve ikinci sınıfa geçirildim. Çünkü okula başladığımda okur/yazardım. Böylece dört yıllık ilkokul hayatımda tarih ve matematiği çok sevmiştim öğrencilerin 4 ve 5.sınıflarda zor ezberlediği kerrat(çarpım tablosu) cetvelini üçüncü sınıfta tamamen ezberlemiştim. Baya kesirleri çok sever okulda yapılan münazara/tartışmalara katılır problemleri en çabuk çözerdim.

Bir özelliğim de müziğe yatkın olmamdı. Sesim  güzeldi ve  sesimin güzelliği  beni bu alana iterdi. Çarşamba günleri (sonradan eğitsel çalışma adını aldı) uygulamalarda türküler söyler milli bayramlarda şiirler okurdum.

Böylece hem öğretmenlerimin hem de arkadaşlarımın takdirini kazanırdım. Daha ilerisi radyoda hangi türküyü hangi sanatçının söylediğini  bilir onların ağız yapısıyla o türküleri seslendirmeye çalışırdım.

Bu nedenle okulda şarkı ve türkü gibi sosyal içerikli programlarda bir numara sayılabilirdim. İlkokuldan sonra Ankara'ya geldim, ilk fırsatta bir bağlama (saz) edinmiştim. Ama o günün insanı (belki de bizim çevremiz) genel anlamıyla katı ve koyu bir taassup içerisinde ve farklı bir din algısıyla  yaşıyordu.

Her  hareket günah kavramıyla değerlendiriliyor ve ayıplanıyordu. Hele müzik tamamen gündemimiz dışında bulunuyordu. Bu duruma rağmen fırsat buldukça bu alanla ilgileniyor ve türküleri mırıldanmaya çalışıyordum.

Bir iki ayda da kulaktan dolma bayağı nota seslerinin hangi perden çıktığını kavramıştım. Ne var ki "her şeyimiz gizli idi" çünkü bu çalışmalar çevremizde ayıplanabilirdi. Şiiri çok sever ve yazardım ama sadece kendim okurdum.

Çünkü aşktan meşkten bahsetmenin ayıp olduğuna inandırılmıştım. Şiirlerimi amatörce; “Yanan Gönlüm adlı” kitabımda onlarca yıl sonra yayımladım.

Kitap yayımlamanın bile çevremde hoş karşılanacağından emin değildim. Çünkü o günün şartları öyleydi. Aslında insanların şiire ve müziğe bu kadar dar açıdan bakmalarını hala da anlayabilmiş değildim.

Ama o günkü realite buydu. Hala da muhafazakârlıkla taassup arasında gidip gelmeler mevcuttur. Hal bu ki Padişahlarımızın çoğu hem de İslam Halifesi olarak müzikle uğraşmış birçoğunun besteleri günümüze kadar da ulaşmıştır.

Bilinmesi gerekir ki; insanımızın bir kısmı zıvanadan çıkarken bir kısmı hala o koyu taassubun pençesinden kurtulamamıştır.

Anadolu insanının yaşantılarında bölgeler arası çokta farklılık yoktur. Buna rağmen belki de çevreme haksızlık edercesine çevremde ki anlayışı içten içe eleştiriyorum. Belki de kendime haksızlık ediyor ve kişisel eksikliğimi böyle tatmin ediyorum. Ama yine de İslam'a aykırı olmayan müzik şiir velhasıl sanatın her yönüyle ilgilenmesinin sağlayacağı  faydayı düşünüyorum.

Koyu taassubun hiç ettiği bir hatta iki kuşağı kaybetmişken gelecek kuşakların duyarlı sanat ruhlu insanlar olarak yetişmesi için bir anlayış değişikliğine ihtiyaç olduğunu; Sadettin Kaynak, Amir Ateş, Yıldırım Gürses gibi bestekârlar sanat adamları yetiştirmeyen toplumların ruhlarının ölmüş olabileceğini düşünüyorum.

Bunun için çocuklarımızın yetenek durumlarına göre şiir ve edebiyata bununla bağlı olarak müziğe yönlendirilmesini diliyorum. Kuşakların müziğe karşı ön yargıyla işi “taassup” girdabına sokan düşüncenin körelttiği kişiler halkasına eklenmesini istemiyorum.

Hani müzik ruhun gıdasıdır derler ya bizde gerçekten müzik ve tasavvufun toplumların gıdası olması arzusu ile “MÜZİK VE TAASSUP” ayrımına dikkat edilmesini diliyorum.

Selam ve saygıyla.

 Hoşça kalın.

 

 

Adınız :
E-Mail Adresiniz :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu :    
   
Diğer Nezih YILDIRIM Yazıları
E-GAZETE