OKUR İLE HASBİHAL - Nezih YILDIRIM

Yazdır
Paylaş

Eklenme Tarihi : 22 Ocak 2018, Pazartesi 11:00:33

(Eski bir yazı ama okuyunca yeniden paylaşmak istedim) Kıymetli okurlarım her hafta buluşup konuşuyoruz.Ama bu hafta farklı bir format oluşturup hasbıhal/sohbet “konuşma” şeklinde sizlerle kaynaşmak istedim.
OKUR İLE HASBİHAL
Öncelikle gazetemiz üzerine konuşalım.

            Hepimize ait olan “Boyabat Gazetesi” (o günkü çalıştığım gazete) insanımızın haberleşmesinde önemli bir yer edinmiştir. Gazetemizin kurucularından hizmetinde bulunan ve okuru olanlara kadar hepsine çok teşekkür ederim.

            Çünkü 3 Aralık 2011 de vefat eden Annemiz (Kayınvalidem) Keziban Baba’nın vefatı gazetemizde yer alır almaz taa, Avustralya’dan taziye telefonu geldi. Ayrıca 4 Aralık 2011 günü yapılan defin merasimine akraba eş dost ve hemşehrilerimizin yoğunlukla katılımı gerçekleşti. Bu manada Gazetemizin ve Ankara/Boyabatlılar Derneğinin ve Hemşehri Köy Derneklerinin mesajları etkili oldu. Gerek Gazetemizin gerekse Derneklerimizin önemini bir kez daha yaşamış bulunuyorum. Emeği geçenlere de şükran duygularımı ifade ediyorum.

            Diğer hususlar ve yazılarıma yorumlar;

            Turan Yıldız  “Askerlikle ilgili dövizli, akçeli yazınızı bizlerin anlayacağı türde yazmanızı” demiş. Bendeniz paralı askerliğin gerekliliğine inanıyorum, zira çok yığılmalar ve 40’ı geçip askere alınamayanlar var. Bunlara çözüm gerekiyor ama şekil ve miktar konusunu bilemem. O işin teknik yönünü oluşturur.

            Aslan rumuzlu okurum kadınlar hakkındaki yazımıza “kadın korunmaya muhtaç yaratık” lafını kullanmış ve devamında “kadın’ı savunmak adına bir yazı yazmış ama satır arasına kadının ‘emanet’ olduğunu söylemiş” demektedir. “Yaratık” lafı bana ait değildir hoşlaşmadığım bir laftır. Yaratık demek yaratılanı hakir görmek küçümsemek anlamı taşır bu söz bana ait değildir. Emanet konusuna gelince Bu arkadaşımızın “Veda Hutbesini”  okumasını ve anlamasını arzu ediyorum. Tabi inanıyorsa.

            Ayrıca “Terörün dini olmaz demişsiniz, el kaide din adına neler yapıyor?” demiş terör örgütünün adı İslami referanslar taşısa da terör örgütü masum sayılmaz.Terörde de din iman aranmaz, farkı iyi anlamalıyız.

            Kadın rumuzlu okurumuz,”Ey erkekler kadınlığı tanımlamak size kalmadı, sosyal yasalarla kadın eve hapsedildi” diyor. Bu konuda sık, sık yazmışımdır. Kadınlarımız daha çok çalışmalıdır. Dikkat ediyorum, eser veren fıkıh âlimleri hemen hepsi erkektir. Buda biraz taraflı yazmaya sebep olmuştur. Şahsımla ilgili suçlamaya da şöyle cevap verebilirim. Bir oğlum üç de kızım var çocuklarımın hepside üniversite tahsili yapmıştır ve kızımın biride “Hukukçudur” Bendeniz toplumun kadınlar eliyle düzeleceğine inanıyorum.

            Sinirli rumuzlu okurumuz benim siyasi denememe atıfta bulunarak “Belediye Başkanı olamayışıma üzüldüm,ancak şimdi doğru yapıldığını anladım” diyor ve bendenizi kastederek “..siz Cumhuriyet ve Türk düşmanıymışsınız” diyor.Sevgili okurum bu ifadeniz çok yanlış,Ben nesep yönü   sağlam Bir Türküm köküm  Baltacı Mehmet Paşaya dayanır.İyide bir Cumhuriyetçiyim,Cumhuriyetin kuruluş felsefesini  bilmeyenler  ve Anadolu insanını tanımayanlarla düşüncemde farklılıklar olabilir.

Belediye başkanlık meselesine gelince benim kişisel bir kaybım olmamıştır, ama Boyabat’a hizmet noktasında kayıpların olup olmadığı tartışılabilir. Benim gönlüm rahat.

            B.Ergenekon rumuzlu dostumuza da hiç yazı beğendiremedim. Üstelik bana “rumuzlu” lafını kullandığım için fırça çekiyor ve benim rumuzum değil Adım Bekir Ergenekon diyor.Saygı duyuyorum ama Adı Bekir Soyadı da Ergenekon bizde öyle yazarız ne yapalım yani!...

            Burhan Akdoğan’a olumlu önerileri için teşekkür ederim. Tortulhan rumuzlu okurumuza gelince “Tüketim Toplumuyuz” başlıklı yazımızın tarihini eleştirmiş birazda bizim tarihi bilmediğimize işaret ederek kıtlık 1929 da değil 1945’tedir” Demiş. Hâlbuki 1929 dünya ekonomisinin en kötüye gittiği kıtlık ve yokluğun zirveye çıktığı yıllardır. Yani işin başlangıcıdır.

            Son olarak ta Suriye politikalarıyla ilgili sorular gelmektedir. Türkiyenin Suriye politikalarında gereğinden fazla önde yürüdüğünü düşünüyorum. Zira Suriye bizim komşumuzdur.

            Saygıyla.

Okuruma Not: 2011 Aralığında bu yazım yayımlanmıştı 7 yıl sonra  yeniden gazetemizde yayımlamak istedim.Teşekkür ederim.

Adınız :
E-Mail Adresiniz :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu :    
   
Diğer Nezih YILDIRIM Yazıları
E-GAZETE