ÖRNEK DEVLET ADAMLARI. “Geçmiş olan dünden hiç yâd etme, Yarın da gelmemişken feryad etme, Düşünme geçmişi de geleceğide, Şimdi şen olda yaşamı berbat etme” - Nezih YILDIRIM

Yazdır
Paylaş

Eklenme Tarihi : 22 Eylül 2018, Cumartesi 13:01:46

Devlet adamlarının hayat hikâyelerini okumayı severim. Hayatını okuduğum ve “büyük adamlar” olarak kabul ettiğim bazılarında çok ayrıcalıklı durumlar fark ettim. Örnek verecek olursak; “Peygamberler ve ilk 4 halife hariç” devlet adamlarının başında bana göre, Hindistan’ın kurucucu Mahatma Gandhi, bizim ifademizle “Gandi” gelir.
ÖRNEK DEVLET ADAMLARI.   “Geçmiş olan dünden hiç yâd etme, Yarın da gelmemişken feryad etme, Düşünme geçmişi de geleceğide, Şimdi şen olda yaşamı berbat etme”
Gandi’den sonra ilklerde sayabileceğimiz, sade yaşayan Çin’in Lideri Mao ve İran Lideri Humeyni’dir.

Bu liderler kendi milletlerinin ve dünya milletler tarihine mal olmuş insanlardır. Yaşantıları çok sade olmuş ve mal varlığı olmamıştır. En azından bizim bildiğimiz böyledir. Bunlar gibi belki üç beş lider daha çıkabilir.

Gerdanlığımızda koyduğumuz “girizgâh” ta Ömer Hayyam “Geçmiş olan dünden hiç yâd etme” desede, geçmiş “devlet adamlarının” hayat hikâyelerinden ders almak fena olmaz diye düşünüyorum.

 Bu meyan da önceki yazılarımdan birinde bahsettiğim gibi bu yazımda 2.Cumhurbaşkanımız ismet İnönü’den bahsedeceğim.

Gerçi babam İsmet Paşayı hiç sevememişti. Ama babamın sevmemesi “realiteyi” inkâr etmeyi gerektirmez. onun içinde doğru bildiğimizi yazacağız.

 İsmet İnönü Cumhurbaşkanı olarak 1940’lı yıllarda Samsun’a ziyarete gelmiş. Samsun valisiyle de bir şehir turu yapmış ve bir çay ocağına dönüp orada çevresiyle birlikte çay içmiş.

Çay ocağına gelen ülkenin Cumhurbaşkanı olduğu halde  “Onore”  olduğunu ve çay parası almak istemediği söyleyen işletmeciye o günün valisi, hayır der ve Cumhurbaşkanının huzurunda çay parasını öder.

İsmet Paşa’da Valinin bu hareketinden çok memnun olur ve Valiye “Sn.Valim biz burada çay parası vermeseydik, bizden para isteyen olmazdı. Ama arkamızdan çay parasını vermediler diye konuşurlardı” der.

Aslında İsmet Paşa o valiyi bir bakıma test etmiş, çünkü o valiyi Yüksek Yargıda bir göreve getirmek istiyormuş. Gerçekten de bu olaydan sonra ilgili vali yüksek yargının başına getirilmiş.

Olaylar günün şartlarında değerlendirildiğinde, küçük bir işletme için 50 kişiye çay vermek önemli bir külfet sayılacak durumdadır. Bu olayı okuduğumuzda o günkü (eski)  devlet adamlarının, bugünkülerden daha duyarlı oldukları açıkça görülebilmektedir. Belki de şartlar zorunlu kılıyordur ama bugün bir müsteşarın çevresindeki insan sayısı bile geçmişteki cumhurbaşkanının çevresinden daha kalabalıktır.

. Yazımızda üç yabancı liderden ve bir de kendi cumhurbaşkanımızdan bahsettik. Bu tip liderlerin sayıca az/çok olmalarından öteye bu adamların yaşantılarından gelecek kuşakların ne anladıkları daha önemlidir.

Birde Ali Rıza Demircan hoca efendiden duyduğum Mao ile ilgili bir anekdotu paylaşacağım.

 A.Rıza Demircan şöyle anlatıyordu.”Bir gün Almanya’da Bir grup genç “Mao” için imza topluyorlardı. Yanlarına yaklaştım ‘çocuklar niçin imza topluyorsunuz diye sordum’  o çocuklar ‘Mao büyük adam, devlet başkanı olduğu halde İşçiler gibi giyiniyor ve fakir bir adam gibi yaşıyordu. Bizde sade yaşamasından dolayı “Mao’yu” büyük kabul ediyor ve seviyoruz’ dediler” diyordu.

 Görüyoruz ki, öldüklerinde bile “Ölümsüzleşen Lider” insanların yaşayışları kendi milletlerinde ve başka milletlerde de karşılık buluyor. Ve  “büyüklükleride buradan geliyor”. Ve  sade yaşamları sayesinde  “ölümle”  ölümsüzleşebiliyorlar.

Yoksa ki Ömer Hayyam’ın deyimiyle, geçmişi anma, yarını düşünme, boş ver dünü bugünü, vur patlasın çal oynasın, iyi yaşa günü berbat etme tarzını seçen liderlerin ölüm sonrası gücü bu kadar olmuyor.

Devlet adamlarının hayat hikâyeleri gibi Ömer Hayyam, Şadi Şirazı, Muhammet İkbal ve Mehmet Akif gibi birçok şair çok fazla konularda ilham kaynağımız olsada, Hayamın dörtlüğünde söylediğinin tersine “Büyük adamların hayatını” okumaktan zevk alıyorum.

Vesselam.

 

 

Adınız :
E-Mail Adresiniz :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu :    
   
Diğer Nezih YILDIRIM Yazıları
E-GAZETE