ÖZÜR DİLEME - Murat YILMAZER

Yazdır
Paylaş

Eklenme Tarihi : 08 Kasım 2021, Pazartesi 11:44:27

Siyasette özür dilemek bir erdemliktendir.
ÖZÜR DİLEME
Şayet siyaset yapıyorsanız halkın tepkisine de razı olacaksınız. Son olarak İYİ Parti lideri sayın Meral Akşener’in gittiği Bingöl’de yaşanan hadise gibi özür değil, kısaca anlatmak istediğim konu şu; bir parti lideri ile ziyarette bulunuyor ve vatandaş oradan bağırıyor ‘Bunlar HDP PKK ile iş tutuyorlar ve birbirlerini kahvaltıya çağırıyorlar, bunlardan ülkeye bir fayda olmaz’ diye ağzı çıktığı kadar bağırıyor ve buna kimse müdahil olmuyor. Yani o bölgenin güvenliğini sağlayacak kolluk kuvvetleri fazla müdahil olmuyor ve İYİ Parti milletvekili vatandaşı uzaklaştırmaya çalışıyor ve vatandaş halen küfürler hakaretler ediyor ve sabrediyor milletvekili Lütfi Türkkan ve sonunda istemeden ağzından küfür çıkıyor ve vatandaşı polis uzaklaştırıyor. Şimdi geliyoruz bir gün sonraya; Lütfi Türkkan çıkıp özür diliyor, ‘milletimden özür dilerim’ diyor ve hemen ardından AK Parti’den ‘kınama’ şeklinde açıklamalar oluyor. Şimdi siyasi bir parti lideri (kim olursa olsun) bu kişi ile gelmiş ve güvenliğini sağlamak zorundasınız. Örnek veriyorum Kemal Kılıçdaroğlu’na yumruklu saldırı oldu ve kimse çıkıp da ‘yumruk atan kişi özür dilesin’ demedi. Diğer taraftan sayın Cumhurbaşkanı zamanında kendisine tepki gösteren bir vatandaşa ‘ananı da al git’ dedi, şuan bu vatandaşın hali içler acısı durumda ve bir işadamı ‘milletin daha anasını ……’ dedi ve kimse çıkıp da ‘bu işadamı özür dilesin’ demedi. İşte mevzu bu. Son günlerde İYİ Parti’nin gidişi bir tık önde, tabi ki böyle  provokatif eylemler olacaktır. Hadi yapsana Cumhurbaşkanı’na bir hakaret, gıkını çıkaramazsınız! Neden; çünkü korku var, ne olur; direk karakol, sonra Savcılık ya hapis ya da ev hapsi, 5 yıl bağıramama ve aynı suç işlendiğinde direk cezaevi… İşte kutuplaşma bu oluyor. Sevgili Bingöl’lü hemşerim, senin yapman gereken sandıkta oyunu verirsin. Senin yapmış olduğun protesto resmen halkı galeyana getirmektir. Bağırsana kardeşim ‘ekonomi bitik, milletin alım gücü bitti’ diye. Sen tutmuşsun ‘HDP ile kahvaltı’ diye bağırıyorsun. Zamanında Suriye’de Kolon tepelerinde kahvaltı yapanlara da tepkini vereceksin o zaman! Yani kısaca Kemal Kılıçdaroğlu’nun kastettiği siyasi cinayetler ibaresinin altında bu tür eylemlerin olabileceği ve daha ileri giderse durumun farklılaşabileceğinden mi bahsetti sizce? Seçimler yaklaştıkça bu tür eylemler olacak fakat halkın içine çıkabilmek de iyi bir siyasetçinin işidir. İyi bir siyasetçinin halkın içinde olması gerekiyor. Yani sen seçildin, iş bitti ile olmuyor. Seçildin ise hep halkın içinde olman gerekiyor. Ben şuna üzülüyorum, hani ülkede demokrasi olsa derim ki ‘adam haklı, demokratik hakkını kullanıyor’. Hani Fransa’da bir vatandaş Cumhurbaşkanı Macron’a yumurta atmıştı veya İsveç’te kadınlar soyunup iktidarı eleştirmişti, yani örnekler çok… Onlarda demokrasi var biz de protesto hakkın yok. Düşünsene sormazlar mı adama ‘10 yıl önce HDP ile kim görüşmüştü?’ diye. Yani artık siyasette lideri eleştirmek, protesto etmek yemiyor. Millet aç kardeşim, sen neyin peşindesin, ne oldu protesto ettin de ne geçti eline? Karga tulumba uzaklaştırıldın, millete rezil oldun. Farzet ki seçim oldu, Meral Akşener AK Parti ile koalisyon kurdu, ne diyeceksin o zaman, yine aynı şekilde protesto eder misin? Hangi partidensin bilmiyorum da bence edemezsin! Saygılar demeden önce ‘kutuplaştırmaya hayır’ diyorum. Saygılar…

 

Adınız :
E-Mail Adresiniz :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu :    
   
Diğer Murat YILMAZER Yazıları
E-GAZETE