ROMA’YA KAFA TUTAN SİNOPLU (İzden Sızan 42) - Tufan BİLGİLİ

Yazdır
Paylaş

Eklenme Tarihi : 11 Aralık 2018, Salı 11:43:26

(*)MÖ 120 yılında Mithradates’in 15. Yaşı şerefine verilen ziyafette babası V. Mithradates zehirlenerek öldürüldü. V. Mithradates’in zehirlenerek ölümü, karısı Laodike işaret edilerek çoğunluk tarafından ‘saray komplosu’ olarak adlandırıldı. Baba, eski başkent Amasya’daki kraliyet mezarlığına defnedildikten sonra VI. Mithradates kral olarak taç giydi. Yaşı küçük olduğundan annesi naip olarak atandı ve tüm gücü elinde aldı. Kraliçenin lükse düşkünlüğü Romanın rüşvetlerini kabulü ve savurganlığıyla Pontus’u kısa sürede borca sürükledi.
ROMA’YA KAFA TUTAN SİNOPLU (İzden Sızan 42)
Annesi tarafından zehirlenme endişeleri taşıyan Mithradates  MÖ 118’de on altıncı doğum gününü kutlamak bahanesiyle yanına güvendiği sekiz, on arkadaşını alarak Sinope’den ayrıldı.  Yıllar süren yolculukla Amasya, Merzifon, Ladik, Tokat, Trabzon, Bolaman, Giresun ve Samsun’u adım adım gezerek gelecekteki tebaasını, krallığının doğal kaynaklarını, coğrafyasını, verimli vadilerini, limanlarını, dağlarını ve müstahkem mevkilerini tanıdı. Bu arada yaklaşık dört yıl süren bu yolculukta bir çatının altında uyumamış, açık havada tabiatla mücadele edip vahşi hayvanlara karşı korunmuş, onları avlayıp zor şartlarda bedenini de  güçlendirmişti. Mithradates dört (bazı kaynaklar yedi diyor) yılın ardından Sinope’ye döndü. Kansız bir saray darbesi oldu. Mithradates annesi ve çevresi zayıf bir direniş gösterdiyse de Mithradates egemenliğini ilan etti. Kraliçe  Laodike zindanda tutulurken öldü.

Mithradates kız kardeşi Laodike’yle evlendi.

 

 

 

Antik yazarlar Mithradates’in sıra dışı cüssesini, gücünü, dayanıklılığını, doymak bilmez iştahını, kaba şakalarını ve cinsel tercihlerini anlatmıştır. Hepsi de kralın parlak bir stratejist, cesur bir savaşçı, yetenekli bir zehir bilimciliğinin yanında bir çok dili akıcı konuştuğunu bildirir. Kültürlü bir müzik ve sanat hamisi olan kral, gösteriyi ve azametli davranışları seviyordu. Roma’ya karşı dinmek bilmez öfkesi Pers-Yunan soyuna duyduğu gurur, Büyük İskender’e özentisi çevresi tarafından iyi bilinirdi.

 

Mithradates’in ileri görüşlü vizyonu, Roma’nın ilk fetih dönemlerindeki zorbalığa varan açgözlülüğüne ve aşırı kaynak sömürüsüne karşı yapıcı bir alternatif sunuyordu. Aralıksız savaş yerine barış önermekteydi.

Kral olduktan kısa süre sonra çevresindeki krallıklarla iyi ilişkiler kurdu. Krallığına katmayı planladığı Pontos’un komşu toprakları hakkında en ayrıntılı bilgiyi toplamak ve  keşif için arkadaşlarıyla birlikte MÖ 110 yıllarında Sinop’tan ayrıldı. Hemen tüm Anadolu’yu, hatta Rodos’u dolaştı. Çok uzun süren bu seyahati sırasında Sinop’taki kraliçe ve avanesi  Mithradates’ in öldüğünü düşünerek yas tuttu. Ülkenin yönetiminin kendisine kaldığını düşünen kraliçe teselliyi  Mithradates’in Sinop’taki arkadaşlarıyla yaşadığı gönül ilişkisinde aradı.

 

Bir gün Mithradates ve arkadaşları prenses Laodike ve aşıklarının şaşkınlığı  ve endişeleri arasında Sinop kapılarında yeniden belirdi. İhanetini ve kendisini zehirlemeyi planlayan karısını ve işbirlikçilerini idam ettirdi.

Çevresindeki krallıkları ya istila ederek ya müttefik yaparak, ya da akrabalık ilişkileri kurarak Ege kıyılarına kadar topraklarını genişletti. Bu arada Roma ile ilişkilerini sıcak tutmaya özen gösterdi.

MÖ 89’da Roma’nın müttefiki Bithynia’nın (bugünkü Marmara bölgesi civarı) Roma’nın desteğiyle Mithradates’in Batı Karadeniz’deki topraklarına saldırmasıyla Roma ile savaş başladı. Mithradates önce diplomasiyi kullandı.

MÖ 89 ‘da Gökırmak yakınlarında Bithynia - Roma koalisyonu orduları ile Mithradates’in ordusu karşılaştı. Roma lejyonu dağıldı. Savaş sonunda aldığı binlerce esiri Sinop’a getirdi. Şaşırtıcı bir kararla tüm esirleri serbest bıraktı. Adamları ganimeti bölerek dönüş yolculuğu için düşman askerlerine geri dağıttı. Gösterdiği hoşgörü Roma zulmünden yılmış halklar nezdinde Mithradates’i ‘tanrı ve kurtarıcı’ yaptı.

Anadolu’nun kurtarıcısı olarak Mithradates’in ilk faaliyeti, Romalılar ve onların destekçilerine dair şikayetleri çözmeye yönelik reformlar oldu. Mithradates’ devrimi olarak nitelenen düzenlemelerle  kamu ve özel borçlar hafifletildi. Roma ve İtalya kökenli alacaklılara ödenecek borçlar iptal edilerek alt sınıfların desteği kazanıldı. Beş yıl boyunca herkes vergiden muaf tutuldu.

 

Adınız :
E-Mail Adresiniz :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu :    
   
Diğer Tufan BİLGİLİ Yazıları
Kaz
E-GAZETE