ŞAİRLER TOPLUMLARIN SESİDİR. (12 yıl önce yazılmış bir yazı) - Nezih YILDIRIM

Yazdır
Paylaş

Eklenme Tarihi : 19 Mart 2019, Salı 14:44:26

  ŞAİRLER TOPLUMLARIN SESİDİR. (12 yıl önce yazılmış bir yazı)

Kültür ve Turizm Bakanımız Sn. Atilla Koç’tan randevu talep etmiştim.9 Mart 2007 günü saat 09,45 de Bakanlıkta bulunmam için telefon ettiler.

Sn Bakanımızın mesaiye erken başladığını bildiğimden, verilen saatten 15- 20 dakika önce özel kalemde oldum. Özel kalem çok yoğundu arı kovanı gibi işleyen bir bakan makamında insanlar dertlerini ne kadar anlatabilirler bilemiyorum.

            Bu kadar yoğunluk içinde bende bir odaya alındım, 4 kişilik bir grup da benim oturduğum odaya girdiler, meşhur olmanın bazı avantajları olsada bazı yerlerde zararı’da oluyor. Derdini veya isteğini tam olarak ifade edemiyorsun. Çünkü sana farklı bir açıdan bakılıyor ama realite öyle değil.

Durum bu merkezde iken benden sonra odaya giren grubun içinden birisi “o ağabeyim sen burada mısın, yüzünüzü gören cennetlik” vs. dedi ve yanındakilere dönerek “bu ağabeyimiz şairdir. Sn. Bakanımızda kendilerini çok severler ve Bizim sendika çalışmalarımızda Zabıta Müdürü idi çok da desteğini gördük” dedi.

Hemen  orada  “Giderim” adlı şiirimin 2.kıt’a sını  okudu.;

            “Ehliyet Liyakat Aranmaz oldu.

            Devlet kapıları soysuzla doldu

            Hırsızlar arsızlar soydular yurdu.

            Bende haksızlara sorar giderim”

Bu dörtlüğü, okuduktan sonra, ağabey devletin işleyişini “ne mükemmel ifade etmişsin” dedi. Ben de “estağfurullah o şiiri geçmişte, Bürokrasideki yaşadığım sıkıntılı dönem de yazmıştım.” Dedim.

Yanında bulunan biri beyefendi ben şairlerin ifadelerini pek sevmem ama bu dörtlük bu güne de uyarlana bilir gibi konuştu.”Şairlerin ifadelerini sevmem” lafı dikkatimi çektiği için, ben şair sayılmayabilirim ama ifadelerin neyini beğenmiyorsun şeklinde bir soru yönelttim.

            Bunun üzerine,”Şairler kitap dolusu kelimelerle ifade edilecek bir şeyi iki kelime ile anlatıveriyor, bu durum kelimelerin anlatım gücünü artırıyor ama çok kelime kullanılacak yerde az kelime kullanılıyor böylece de kelime zenginliğimiz azalıyor” dedi dahada ileri giderek şairlerin en çok cahil toplumlardan çıktığı gibi laflarda etti. Üstelik bu arkadaşımız Öğretmen olduğunu söyledi.

            Dilimin döndüğünce şiir ve şairin önemini anlatmaya çalıştım ama böyle bir anlayışın öğretmenlik gibi kutsal bir görevin başında olması da doğrusu beni üzdü.

            Hâlbuki şairler toplumun “Gözü, kulağı ve sesidir” Sessiz ve tepkisiz toplumların seslenişi ve dirilişi şairlerin haykırmasıyla olur.

Ünlü bir şairimiz ne güzel ifade etmiştir.

            “Bırak beni haykırayım.

Ben susarsam sen matem et.

            Unutma ki Şairleri haykırmayan bir millet,

Anası atası kaybolmuş çocuk gibidir.”

Bu dörtlük durumu ne güzel açıklar.

Şairler bir toplumun sözü sanat yapan ve haksızlıklara başkaldıran cesur ve yiğit serden geçtileridir.

Bu insanlar duyarlı ve toplumun eğilmez başlarıdır. Bu gün birçok insanımızın dilinden düşmeyen “Başın Öne Eğilmesin Aldırma gönül aldırma, Ağladığın duyulmasın aldırma gönül aldırma,” diye devam eden türkümüzün dahi, bir şairin kaleminden çıkışı bile çok şey ifade etmektedir. Ayrıca, Sinop la organik bağı olan bu türkünün şairide kıymeti bilinmeyenlerdendir oda ayrı bir olay. Ama. Şairlerin boş sözler söylemeyeceği toplumlara yön vermek isteyen insanlar olduğu bilinmelidir.

Örneğin merhum Necip Fazıl Kısakürek’in insanlara “Durun kalabalıklar Bu cadde çıkmaz sokak”diye seslenişi bir şairin haykırmasıdır.

Ve kıymetlidir. Onun için şairlerin ifadesi önemlidir diyor, Şairsiz toplumları sesi kesilmiş kalabalıklar olarak görüyorum.

Selam ve saygılarımla.11.3.2007

                                                                                  Nezih Yıldırım

Adınız :
E-Mail Adresiniz :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu :    
   
Diğer Nezih YILDIRIM Yazıları
E-GAZETE