SARI SALTUK LİSESİ, PISA VE BENİM OĞLUM BİNA OKUR - Tufan BİLGİLİ

Yazdır
Paylaş

Eklenme Tarihi : 27 Aralık 2016, Salı 16:33:30

‘Öğrencilerin uluslararası ölçekte fen, matematik ve okuma becerilerinin ölçüldüğü en önemli sınavlardan biri olan PISA 2015'in sonuçlarına göre Türkiye'nin 2003'ten beri yükselen puanları düşerek 12 yıl önceki sonuçların bile altına geriledi... En fazla düşüş Türkiye'nin en iyi olduğu okuma becerilerinde yaşandı. Türkiye, sıralamada 70 ülke içinde fende 51'inci, matematikte 48'inci, okumada 49'uncu sırada yer aldı.’
SARI SALTUK LİSESİ, PISA VE BENİM OĞLUM BİNA OKUR
3 yılda bir yapılan sınav!

 O zaman üç yıl daha rahatız!

 Yoksa başka ‘grup’ sınavlara mı girsek? Hani AB’den vaz geçip Şangay beşlisine dönmek gibi.

Ya da benzer sınavlara hiç girmesek de her yıl rahat etsek, kendi kendimizin birincisi olsak!

                O zaman bak sen bizim Milli Eğitim Bakanımız başta, milli eğitim müdürlerimiz, okul müdürlerimiz, öğretmenlerimiz nasıl övünüyor?

Seyret o zaman “onların başardığı büyük işleri, onların bilgilerini, becerilerini çabalarını, uğraşıların erişilmezliğini, onların vazgeçilmezliğini!  Öyle ki onlarsız eğitimin yerle yeksan olacağı gerçeğini!

Şimdi yaptıkları gibi engin eğitim deneylerini konuşturarak nasıl etüt, kurs, özel öğretmen, ödev, ek ders, ilave ders vb. bilimsel (!) yollarla nasıl başarılar elde edileceğini öğretsinler cihana!

Al çocuğu ana sınıfında ele... Anlat, öğret, ödev ver, test yaptır,tekrar et, tekrar ettir, (boş çuval ya çocuk) doldur, doldur, öv, azarla, tehdit et, mükafatlandır,kız,anneye şikayet et, babayı zorla vb... Veee  yetiştir dünyalar dihisini!

****

PISA’dan sonra herkes konuştu... Yalnızca eğitimi bilenler konuşmadı. Konuşturulmadı. Ya da dinlenmedi.

Konuşanlar neler yumurtlamadılar ki....

Dedelerinin zamanındaki eğitimi kutsayıp, onu örnek verenler mi?...

Öğretmen, öğretmek diyerek uzmanlığını pekiştirirler mi?

Televizyonlara çıkıp  dershaneler, labratuvarlar diyenler mi,....

Dersliklerin artırılmasından, akıllı tahtalara, Fatih Projesine, testlerin azlığına, çocukların şımarıklığına, sorumsuzluğuna, kendilerinin önemsenmemesine vb, vb. bilimsel incilerini hep döktürdüler!

***

Bakanından müsteşarına ;eğitim profesöründen, eğitim fakültesi öğrencisine; il yöneticisinden okul yöneticisine, eğitim uzmanından öğretmenine sorun bakalım...

Mevcut uygulanan eğitim paradigmasıyla ilgili soruların  ne kadarına yanıt verecekler?

Laf kalabalığının dışında, kitaplarda karşılığı olan, elle tutulur  ne kadar bilimsel cevap alacaksınız?  

“Ne için eğitim yapıyor, yaptırıyorsunuz, amacınız ne?; Hangi eğitim felsefesini niye uyguluyorsunuz?; Hangi felsefeyi neden bıraktınız da bunu uyguluyorsunuz?Bu felsefeyi hayata geçirirken hangi yönetim biçimini takip ediyorsunuz? Vb. “

Eminim en az %95’ i ya ağzını açamayacak, ya da maval okuyacaktır.

Eğitim sorumlularının büyük çoğunluğunun eğitimle ilgili kaygılarının olmadığını, kendilerinden de böyle bir sorumluluk beklenmediğini bilmenizi isterim.

Bunlar o kadar eğitimden uzak ki, hiç biri:- Kasap yamağına sınıf sorumluluğunu verseniz ‘Ben bizim kasapta et türlerinin fiyatlarını dahi yazmakta zorlandığım bu saydam tahtada, bu çocuklar nasıl yazsın deyip,’ eğitimde (körün dahi gözüne batacak) engel olarak görüp kaldıracağı- ‘saydam yazı tahtasını’ kaldırmayı bile akılarına getiremiyorlar.

Çocuk  ve eğitim psikolojisini bırakın, insan biyolojisinin ihtiyaçlarını dahi görmezden, bilmezden gelirler. (Yoksa bilmezler mi!?) Beden eğitimini ve çocukların oyun ihtiyacını, bunun doyurulmamasının çocuğa, eğitime zararları hakkında en ufak kaygıları olmadığından, memlekette başka da yer kalmadığından Sarı Saltuk Lisesi’nin oyun alanı(basketbol sahaları) üzerine kaygısızca ‘ana okulu’ planlayarak eğitime katkı yapacaklarını düşünürler.Değil mi ya ‘akademik’ bir okul olan bu lisede öğrenciler ‘beden, oyun’ gibi gereksiz uğraşılarla neden zaman kaybetsinler?! Öyle ya, bunlar eğitim uzmanı(!) ise doğal olarak dı doğrusunu bilecekler.

Yani arayıp bulamayacağımız kadar ilgili, bilgili,yeterli, yetkin ve duyarlı eğitim kadrolarına sahibiz!

***

Dünyadaki diğer ülkelerin çocuklarıyla çocuklarımız nasıl mı yarışacaklar diyorsunuz?     (PISA’da kısa sürede nasıl başarılı oluruz?)

Çok kolay!

Ülkemiz çocuklarının üç sene içinde, mevcut durumdan en az yirmi basamak yükselmelerini sağlayacak: (yapmamız değil,) yapmamamız gereken bir kaç eylem söyleyelim ...

  1. Tüm sınıf ve derslerde, takviye kurslar, ilave dersler terk edilecek.
  2. Ezbere, tekrara dönük (tüm) ödevler(verilmeyecek) iptal edilecek.
  3. Öğretmenler kılavuz kitapların dışında yasadışı kaynak, yardımcı kitap,test,dergi,görsel vb. kullanmayacaklar. (Biz okullar açıldığında: ‘Sinop’taki Okullarda Okutulan Kitaplardan FETÖ Güzellemeleri Ayıklandı Mı’ yazımızla;okullarımızda yasa dışı kitapların, ders araç gereçlerinin kullanıldığını yazdığımız halde Sinop Valiliği ( Milli Eğitim Sorumluları) bu ihlali görmezliğe, duymazlığa devam etti/ediyorlar.)
Adınız :
E-Mail Adresiniz :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu :    
   
Diğer Tufan BİLGİLİ Yazıları
E-GAZETE