Sinop ve Ağaç - TUFAN BİLGİLİ

Yazdır
Paylaş

Eklenme Tarihi : 18 Şubat 2020, Salı 14:03:18

Doğusundan batısına depremler ülkeyi sallıyor, Amerikan Başkanı açıkça ve kabaca bizi tehdit ediyor, Sabiha Gökçen havaalanında pits yetersizliğinden uçak parçalanıyor, ta Afrika’ya, Libya’ya asker gönderme teskeresi çıkıyor, Kızılay’ın milyon dolarları, elin eğlence başkenti olan Manhattan’ına gidiyor . Suriye’de, İdlip’te fidanlarımız, çocuklarımız şehit düşüyor, Kıbrıs Cumhurbaşkanı Türkiye’ye iftira mahiyetinde sözler söylüyor, asgari ücret % 15 artarken temel gıda fiyatları uçuyor, depremzedelere para bulamayıp halka yardım çağrısı yaparken Ukrayna’ya 200 bin dolar askeri yardım yapıyoruz, ülkenin genel kurmay başkanını ‘silahlı terör örgütü kurmak ve yönetmekten hapsedip,sonra pardon deyip, peşine ‘ Türk yargısı altın çağını yaşıyor’ diye demeçler veriyoruz, sigara fabrikalarını işletemediğimiz için satarken, nükleer santral yapmaya soyunuyoruz, Suriye’de şehit olan çocuklarımız Amerikalıların da şehidi oluyor, hiç bilinmeyen(!) Fetö’nün siyasi ayağı araştırılıyor, araştırılıyor, araştırılıyor…(!) vb,vb.
 Sinop ve Ağaç
Bu hengamede biz “Mahalle yanarken, itibarlı kadın(!) saçını tararmış” gibi yorumlanmazsa ilimizdeki ağaç sorununu gündeme taşıyalım istedik.

N’apalım yaşam devam ediyor…

***

Yine bir ağaç dikme mevsimi geldi.

Ülkemizin en ağaçlıklı bölgelerinden Sinop’umuzda da ağaca hasret kaldık. Her taraf beton. Okul bahçelerinde dahi, numunelik olsun toprak bile bırakmadık.  Bizim kuşak çocuklarının komşu bahçesinden meyve çalmamışı yokken, günümüz çocukları meyvenin ağaçta yetiştiğine tanık olmadan büyüyor.

Ağaç, çoktandır unuttuğumuz biçimde sayılamayacak çok somut yararlarının dışında, doğadır, güzelliktir, estetiktir. İnsanı ve diğer canlıları yaşamla bütünleştiren tutkaldır, zamktır. Hiçbir nesneden alamayacağınız hazdır ağaç. Tüm kutsalların vurgu yaptığı öğedir şimdilerde görmezden geldiğimiz, unuttuğumuz o varlık.

O zaman ağaç dikme yetkisi ve sorumluluğu olan tüm kişi ve kuruluşlar hala  boş olan/kalan sayılı, sınırlı yerlere, özellikle sahil şeridine ağaç dikmeli, diktirmeli,  bakıp, baktırıp, kontrol edip yetişmelerini  sağlamalıdırlar.

Dikilen ağaçların pahallı yöreye yabancı bitkilerden çok, bizim iklime uygun olmasına özellikle dikkat edilmeli; yerli ağaçlardan, özellikle meyve ağaçlarından dikilip yetiştirilmesine özen gösterilmelidir.

             Böylece de meyvenin nasıl, nerede yetiştiğinden habersiz çocuklarımız bunları görüp, tanımalı;  muhakkak meyvelerini koparıp, yemeli. Gölgesinde oturmalı, hatta tırmanmalı. Dikilen bu ağaçların meyvelerinden kuşlar da yararlanmalı, dallarına yuva yapmalı, dökülen meyvelerinden karıncalar, böcekler beslenmeli.Yaprakları toprağa karışıp gübre olmalı.

Kırılır mı? Çocuklar kırarlar mı?

Siz de sık dikersiniz, yerine yenilerini sokuşturursunuz...

Çok mu zor?

Yapmayın!

Hala farklı tavır gerçekleştirmenin zamanı gelmedi mi?

Bakın Sinop Bilim Kültür ve Eğitim Derneği’nin (BİLKE)” Kadim Sinop Zeytinini Canlandırma” gibi örnek projesi de  önümüzde güzel örnek.

Hadi…

Şubat 2020

 

Not: Benzer yazıyı Mart 2013’ , 18 Ocak 2019 ve Şubat 2019 yayımlamıştım. Gördüğünüz gibi yara hala kanıyor!

 

Adınız :
E-Mail Adresiniz :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu :    
   
Diğer TUFAN BİLGİLİ Yazıları
E-GAZETE