SİNOP’TA TÖS FİLİZLENİYOR - TUFAN BİLGİLİ

Yazdır
Paylaş

Eklenme Tarihi : 14 Şubat 2019, Perşembe 12:18:42

(İzden Sızan-51)
SİNOP’TA TÖS FİLİZLENİYOR
TÖS ‘ÜN (Türkiye Öğretmenler Sendikası) Ankara’ da örgütlenmesinden kısa süre sonra Erkan Turan, Ruşen Çetinkaya , Sami Eğilmez, Emin Deveci, Ali Tarakçı, Cemal  Öztürk  gibi öğretmenlerin önderliğinde Sinop/Erfelek’te de- Öğretmenler Derneğinde-  1965’in son baharında  ‘TÖS  kuruldu. Erfelek’te bir anda, yoğun katılımla TÖS serpildi, büyüdü.

***

Öğretmenler arasında sendikal birlikteliğin heyecanı ve coşkusu yaşanırken Sinop’un gençler dikkatlerini  farklı, başka uğraşlarda yoğunlaştırıyorlardı.

Orta okul öğrencileri Metin (Özkoç), Salih (Akça), Hüseyin (Sipahi), Tevfik (Eroğlu),Tayfun (Bilgili) gibi çocuklar teneffüs aralarında dillerinde  Erkin Koray’ın “Kızları da Alın Askere” isimli şarkısını bölük pörçük söyleyerek,  ceviz ağacının dibindeki çıplak çemberden ibaret potaya, tuhaf hareketlerden sonra çam kozalağı atıyor, çemberden geçirdikleri kozalaktan sonra sevinç gösterileri yapıyorlardı. Diğer çocukların bu tuhaf oyuna alaylı bakışlarını dikkate dahi almıyor, eğlenmenin keyfini çıkarıyorlardı.

Aslında çocuklar, ders yılı başından  bu yana okullarının lise bölümüne gelen iki kardeşin büyük, ağır topla yaptıklarını taklit ediyorlar, çam kozalağıyla birbirlerine çalım atarak ,kozalağı yüksekteki çemberin içinden geçirme çabalarını ısrarla sürdürüyorlardı...

(*)Oğuzhan ve kardeşi Oktay (Çelebi) o yıl Konya’dan Sinop’a Orman Şefi olarak atanan babalarıyla (Veysel) Sinop’a gelmiş,naklen liseye kaydolmuşlardı. Sinop’un tek beden eğitimi öğretmeni Nazmi Kurt’a yalvararak ağaçtan iki basketbol potası yaptırtmışlar; etrafı ceviz ağaçları ile çevrili lisenin bahçesine dikmişler, sahanın sınırlarını da çakıl taşlarıyla belirlemişlerdi.

İki kardeş okula getirdikleri ağır ve futbol topundan büyük iri toplarıyla bahçede bir kenarda öksüz duran, kendilerinden başka kimsenin ilgilenmediği çembere topu sektirerek atıyorlar, okuldaki  diğer öğrencilerin ilgisini kendi üzerinde toplanmasına neden oluyorlardı.

İşte Metin ve arkadaşlarının çam kozalağıyla atış yaptıkları pota buydu. Bir müddet sonra Sinoplulardan  Neclet (Kanal), Yalçın (Öncel) Tunç (Göze) Coşkun (Özberk) gibi gençlere oyunu öğretip takımlar oluşturuldu. Amerikan Radarındaki Türk yöneticilerinden Yalçın (İpbüken) (Sinop’tan TOFAŞ’a gitti) de gençlere destek verip onlara  bu sporun inceliklerini bizzat oynayarak gösterdi. Yani hem antrenör hem oyuncu olarak çocukların basketbolunu üst seviyeye taşıdı.  Oğuzhan’ın Erkek Sanat Okulunda okuyan kardeşi Oktay da kendi okulundaki öğrencileri örgütleyince  Sinop Lisesi ile Sanat Okulu arasındaki rekabet başlamış oldu. Bu arada, Galatasaray’ın başkanlarından Suphi Batur’un teşviki, Spor Toto Teşkilatının desteğiyle Yeni Mahalle’ye Atatürk Spor Salonu da yapılınca üniversite sporu olarak adlandırılan basketbol gençler arasında hızla yaygınlaştı.

Özellikle Amerikan Radar’ındaki askerlerin de Sinoplu gençlerin heyecanına ortak olması Sinop’ta bu sporun sevilmesinde önemli katkısı oldu.  Popüler sporları basketbol olan atletik yapılı Amerikalılar ile, onlara göre cılız ve acemi olan Türk çocukların maçları özellikle Sinoplular tarafından oldukça ilgi çekiyordu. Maç arasında tribünde yer alan Amerikan bandosunun konserleri de Sinopluya bir başka kültürün lezzetini tattırırdı. Sinoplu gençleri pek ciddiye almayan Amerikalılar  Sinopluların -az da olsa-galip geldiği maçların akabinde hemen maç istiyor, kaybettikleri maçın rövanşını almanın telaşına düşüyorlardı.

 Bu rekabet sonucu basketbol sevgisi daha küçük yaştaki Sinoplu çocuklara da sarmış, sağdan soldan, özellikle de Amerikalılardan edindikleri toplarla her fırsatta basketbol oynuyorlardı. Gençler için spor salonuna girip antrenman yapmak lükstü. Salon bekçisi Ayı Ahmet antrenman süresini aşırmaz, çocukları salondan çıkarırdı. Çocuklar öğlen arası açık bıraktıkları tuvaletin penceresinden salona girer; kapıyı açar, Ahmet gelene kadar bir saat daha fazladan maç yapmanın keyfini çıkarırlardı.

Sonuçta ülkenin bir çok yerinde basketbol sporu bilinmezken Anadolu’nun küçük kasabası Sinop’ta bu spor, kurallarıyla popüler sporlar arasına girmişti.

***..

(**)Tös’lü öğretmenler gerçekleştirdikleri etkinliklerle kendilerini geliştiriyor, aralarındaki dayanışmayı  artırıyorlardı. Erfelek yönetimi de bu çalışmalara katıyor Mahmut Makal, Dursun Alaçam, Talip Apaydın gibi birçok aydınla ilişkiler kuruluyordu.

Erfelek ilçesinde TÖS  varken il merkezi Sinop’ta ki  -Erfelek’e bakarak daha- yaşlı öğretmenler sendika fikrinden uzak duruyorlar, çekincelerinden ellerini taşın altına koymaktan imtina ediyorlardı.

Erfelek’teki Tös Kurucularından  Erkan Turan 1967’de Erfelek’ten Sinop’a Eğitim Araçlarına öğretmen olarak atandı.

Erkan Turan’ı tebrike gelen ve Erkan Turan’ın Erfelek’ teki TÖS geçmişini bilen çoğunluğu Kız Öğretmen Lisesi öğretmeni olan Mustafa Atasoy, Avni Bayrak, Latif Şimşek, Selehattin Yetkin, Tennur Atasoy, Müfettiş Halil Karaman’ın teşvik ve yardımlarıyla Sinop’ta 1968 ‘in ocak ayında,  on beş civarında öğretmenle TÖS hayat buldu. Tersane’deki Postanenin  Karşısındaki Halimağalar’ın Sahil Palas’ının  bodrum katındaki bir odayı büro olarak açtılar. Aralarında para toplayarak masa sandalye aldılar. 

Sinop merkezdeki TÖS’e çoğunlukla orta okul öğretmenleri üye oldu. İlkokul öğretmenlerinden  Mustafa Terkan, İhsan Görgün ve İsmet Akıllı ile birkaç öğretmen katıldı. Başkan olarak Erkan Turan’ı seçtiler.

TÖS’ün Sinop şubesi Erfelek ilçesiyle karşılaştırılınca yeterince üyeye hiç sahip olamadı. TÖS sendika olarak tüm öğretmenleri ve eğitim çalışanlarını kapsamasına rağmen ilkokul öğretmenlerinden yeterli ilgiyi görmedi. İlkokul öğretmenleri TÖS’ün kendi ihtiyaçlarına cevap veremeyeceği düşüncesiyle Kazım Erdem, İsmail Temiz, İskender  Bozkurt, Ramazan Yılmaz gibi öğretmenlerin katılımıyla İLKSEN isimli ayrı bir sendikada örgütlenerek güçlerini böldüler. Hatta İLKSEN , 1968’deki büyük öğretmen boykotuna dahi katılmadı.

                Sinop TÖS üyeleri de etkinliklerini ve saygınlıklarını artırmak amacıyla sosyal faaliyetlerini yoğunlaştırdı. Necati Cumalı’nın “72. Koğuş’ isimli tiyatro oyununu Sinop’ta ve ilçelerinde sergilediler.

                Sendikalı Öğretmenlerin o yıl gerçekleştirdikleri en önemli etkinlik ; 28 Mayıs 1968’de Karadeniz bölgesindeki tüm TÖS’ temsilcileriyle,  Sinop ve ilçelerindeki TÖS’lü öğretmenlerin destek verdiği,  merkez TÖS  Yönetim Kurulu üyesi Sefa Güner, Nuri Çelik’in de katıldığı,  yaklaşık 500 kişilik büyük  kalabalıkla Melek Sineması’nda  gerçekleştirildiği seminerdi. Bu seminer, Türkiye’de, o zamana kadar bağımsız insiyatif ile gerçekleştirilmiş en geniş katılımlı seminerlerdendi. Büyük ses getirdi.

Adınız :
E-Mail Adresiniz :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu :    
   
Diğer TUFAN BİLGİLİ Yazıları
E-GAZETE