SİNOP’UN YAKIN TARİHİ İLE İLGİLİ YAŞANMIŞLIKLAR - Tufan BİLGİLİ

Yazdır
Paylaş

Eklenme Tarihi : 06 Şubat 2018, Salı 12:07:46

Hızlı geçen zaman ‘hemen ardımızda bıraktık’, dediğimiz yaşadıklarımızı farkında olmadan çok gerilere savuruyor. Anılarda kalan geçmiş de yazılmaz ise kaybolup gidiyor.
SİNOP’UN YAKIN TARİHİ İLE İLGİLİ YAŞANMIŞLIKLAR
İstanbul’da yaşayan hemşerilerimizden Mehmet Olgun Bey de Sinop’umuza ait bir anısını kaleme alarak ölümsüzleştirmiş. Ve Sinop’umuza ait bir rengi kayıtlara katmış.

Bu durumda bize de paylaşmak kalmış. Buyurun:

                1961 doğumluyum, henüz ilkokula başlamadan, aklımın erdiği zamanlarda, büyük ağabeyim(Fehmi) ve amcalarım(Rahmi-Hilmi) Sinop’ta okurlardı ve yaşadıkları yerden Aslan Torun’un evi diye bahsederlerdi. Zaman zaman büyüklerim beni de Sinop’a götürürler ve Aslan Torun’un evini ben de görürdüm. İlkokula köyde başlayıp 3. Sınıfa geçince beni Sinop Gazi Mustafa Kemal İlkokuluna verdiler,küçük abim de (Fahri) Sinop Lisesinin orta kısmına başladı.Bu nedenle biz de Aslan Torun’un evinde yaşamaya başladık. Sokaktan eve büyük bir kapıdan girer, geniş bir sahanlıktan geçer, soldaki merdivenlerden ikinci kata evimize çıkardık. Girişteki sahanlığın her iki yanı odunluk idi. İki tarafından merdivenlerle üst katlara ayrı dairelere çıkılırdı. Bizim tarafta ilk katta Ahmet amca (Topal Ahmet), üst katta biz otururduk. Bizim üstümüzde Aslan Torun’un kendisi otururdu. Aklımda kalan anılardan biri köyden ilk şehre geldiğimde her nasılsa bir plastik topum vardı ama top oynamayı bilmiyordum. Topumla birlikte binanın girişindeki sahanlıkta ayağımda terlikler birkaç arkadaşla birlikte top oynamaya çalışıyorduk. Arkadaşlarım top oynamayı bildiğinden topu ayaklarında dizlerinde sektiriyorlardı. Ben top oynamayı bilmediğimden sadece topu havaya dikebiliyordum, top bir yana terliğim bir yana gidiyordu. Böylece top oynamayı öğrendik ve orada sokakta oynayamadığımız zaman sayısız kez çift kale maçlar yaptık ve o zaman top oynamayı bilmeyen ben daha sonra, 1983 yılında Anadolu Hisarı Spor Akademisini bitirip Beden Eğitimi öğretmeni oldum.

            Aklımda kalan bir diğer anı da Aslan Torun evinin karşısında oturan Nazire halanın torunu Tufan’la(Yüksel) yazları geldiğinde oynadığımız oyunlardır.Yine bir akşam vakti karanlıkta saklambaç oynuyorduk. Tufan bizim taraftaki merdivenlerden üst katlara doğru koşarak gitti. Ben de ismini bağıra bağıra peşinden koştum. Ahmet amcanın daire girişi önünde, göz gözü görmeyecek derecede karanlıkta, birden şiddetle yüzüme şiddetli bir tokat geldi. Hiç kimseyi görmemiştim ve ne olduğunu anlamadım. Daha sonra biz oynarken yukarıdan inen binanın sahibi rahmetli Aslan Torun’un kasıtlı olarak mı yoksa karanlık olduğu için elini salladığından mı bilmediğim bu ansızın yanağıma inen ve bana yıldızları saydıran tokat beni çok korkutmuştu ve şoka girmiştim. Daha sonra halamların Aslan Torun’a çok kızdıklarını hatırlıyorum.

         3.sınıfa başlarken geldiğim evden 5.sınıfı okurken 23 Nisan günü taşındık. Günü unutmuyorum çünkü törene gidemediğimiz için okul müdürümüzden azar işitmiştik.Sürekli kalabildiğim 2.5 yıl içinde aklımda kalan genel anılar ana caddeden gelen ‘simiiiit sıcak simit,çıtır çıtır’ ve ‘alo alo dikkat dikkat bu gün Nermin (yada Melek) sinemasında’ diye başlayan anonslar ile diğer cepheye bakan tarafta evin mutfağından o güzelim bahçeye bakmak ve ağaçlardaki kuş seslerini dinlemek. 

  Mehmet Olgun

 

 

Adınız :
E-Mail Adresiniz :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu :    
   
Diğer Tufan BİLGİLİ Yazıları
E-GAZETE