Sol’dan Bakınca 3 Çare Sosyalizm mi? Bekleme gelmeyecek! - TUFAN BİLGİLİ

Yazdır
Paylaş

Eklenme Tarihi : 13 Şubat 2020, Perşembe 11:43:40

Sol’dan Bakınca 3  Çare Sosyalizm mi?  Bekleme gelmeyecek!
Dünyaya soldan bakan insanların bir kısmı, (hatta bir kısım sağcı da!)  yaşanan  haksızlıkların, adaletsizliklerin, zulmün, açlığın, insan onurunun ayaklar altına alınmasının, doğanın talanı gibi sorunların sebebinin kapitalizm, çözümü olarak da –hala- sosyalizmi görmektedir.

Bu öngörüde bulunan sosyalistler(!) iletişimin bu kadar geliştiği dünyamızda, uğruna mücadele ettikleri  gelir adaletsizliği, fırsat eşitsizliği, açlık, yoksulluk, haksız kazanç, çevre katliamları gibi tüm değerler katlanamaz derecede derinleşmişken bu idealler için  her türlü fedakarlığı göze alarak mücadele etmelerine  rağmen bu büyük kitlenin değil desteğine, ilgisine dahi mazhar olamamakta, hatta onlar tarafından neredeyse düşman olarak görülmektedirler.

Neden!?

Neden, bu kadar açık çelişkiye rağmen bu paradoks, bu açmaz, bu çözümsüzlük bu kadar özveriye rağmen giderilemiyor. Vazgeçtik… Derinleşiyor!

Geliştirilen farklı teorilere, farklı uygulamalara hatta farklı partileşmelere rağmen bu açmazın giderilmesi neden başarılamıyor.

Tüm olguların olduğu gibi bunun da birden çok sebebinin olduğu tartışılmaz.

Biz bu yazımızda sosyal olay ve olguların belirleyicisi, ana nedeni alt yapı kurumu, ekonomiyi değerlendirerek konuyu tartışalım.

Bence sol’un başarılı olamaması açmazının sebeplerinin başında ekonomi ile ilgili önermenin yanlış değerler üzerinde kurulması yatar.

Şöyle:

Yirminci yüzyılın son çeyreğinden itibaren kapitalist üretim ilişkileri, şekli otomasyon ile evrildi, şekil değiştirdi.

Yirminci yüzyıla kadar kapitalist üretim biçiminin ürettiği mamul maddede (malda)  işçinin payı, üretilen maddeye bağlı olarak(emek)neredeyse % 100 lerden başlayıp, % 30-40 lara ulaşıyor, kapitalistler işçinin bu  emeğinin büyük kısmına el koyuyorlardı. Ancak üretimde payları büyük olan, özellikle örgütlenen işçiler ÜRETİMDEN GELEN GÜÇLERİ sebebiyle grev yaparak patronlara direnebiliyor, üretimi durdurarak neredeyse yaşamı durdurup ağırlıklarını koyabiliyorlardı.

Ancak BİLGİNİN hızla katlanıp fabrikalarda otomasyon (robotlar) işçinin yerini alınca, işçinin üretimdeki payı yok denecek kadar azaldı. (Devasa fabrikalar üç- beş beyaz yakalı ile üretimi gerçekleştirme becerisine ulaştığından.)Dolayısıyla işçinin üretimdeki gücü olan ARTI DEĞER mevcut üretim biçiminde işçinin elinden kaydı.  Sonuçta sosyalizmin kapitalizme alternatif olduğu dönemdeki gibi –anladığımız anlamda- kapitalizm gibi, -yine anladığımız anlamda-SÖMÜRÜ de ortadan kalktı.

Şimdi siz işçinin bulunmadığı, dolayısıyla üretimden gelen gücünün olmadığı, dolayısıyla da sömürünün (bu anlamda) olmadığı bir üretim biçiminde -ekonomik sistemde-, işçinin iktidarından, SOSYALİZM den söz ederseniz, inandırıcı olmaz, doğal olarak taraftar bulamazsınız. Bunun üzerine öreceğiniz duvar da tutmaz.

 

Yani 20. Yüzyılda yoksulların ve solcuların “dünyayı cennete çevireceğini düşündükleri” özlemle bekledikleri SOSYALİZM’min artık hayata geçmesine olanak yok. Yani artık sosyalizm gelmeyecek!

 

Bu; mevcut düzende-bu anlamda- sömürü yoksa, yoksulluk, baskı, fırsat eşitsizliği, gelir- paylaşım adaletsizliği yok da demek değildir. Yani emperyalizm tüm haşmetiyle sürüyor

Katmerlisi var!

Bunlar oldukça sol ve solcular olacak ve solcular tüm insanların asgari insan onuruna yakışır şekilde yaşamaları için mücadele edeceklerdir.

Ancak bunun için “bilimin üretim sorununu çözdüğü; sorunun, paylaşım sorunu olduğu gerçeğinden hareketle” yüz, yüzeli yıl öncenin gerçekleriyle, önerileriyle değil, günün gerçeklerine uygun çözüm yolları üretip, günün koşullarına göre öneri getirip, mücadele edilmesi gerekmektedir.

Yoksa dünün güneşiyle bu günün çamaşırı kurumayacak.

Çelişki derinleşecek, çaresizlik kurumsallaşacaktır.

Çaresizliği kurumsallaştırmaya kimsenin, özellikle dünyaya soldan bakanın hakkı yoktur.

İnsan onuruna yakışır, hakça bölüşümün olduğu dünya özlemimizle.

(*)İlki 2000’lerin başında, ikincisi 1013 yılında yazılmış, yayınlanmış makalenin güncellenmiş hali.

                                                                                                                                              Şubat 2020

 

 

 

 

Adınız :
E-Mail Adresiniz :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu :    
   
Diğer TUFAN BİLGİLİ Yazıları
E-GAZETE