Su Sorunsalı - TUFAN BİLGİLİ

Yazdır
Paylaş

Eklenme Tarihi : 03 Ekim 2019, Perşembe 12:27:29

Su Sorunsalı

Bir musibet bin nasihatten iyidir, demiş büyüklerimiz.

Geçen hafta kentimize yaşadığımız yaklaşık 3 günü bulan su kesintisi Sinop’ta yakın zamana kadar olmayan fırtına yarattı.

Herkes bulunduğu mevziden aylım ateşi açarak, tozu dumana kattı.

Yaşanan bu hengame birçok açıdan bize ayna tuttu, anlayana ders oldu.

Şimdi ortalık biraz yatışmışken biz de aynadan yansıyanlardan gördüklerimizi paylaşalım.

***

Ülkemiz insanının yurdun bütünü benzeri ortadan kabak gibi yarıldığı aynaya yansıyan fotoğrafın büyüğü.

Belediye (yönetimi) yanlılarının kendilerine gelen eleştirileri, merkezi iktidar yanlılarının yaptıkları gibi hazımsızlıkla karşılayıp ders çıkarmaya niyetli olmadıkları görüldü.

Gelen eleştirileri yönetenlere, sorumlulara değil işçilere yapılmış gibi göstererek haklı olmanın yollarına baş vurdular.

Bunun sonucu olarak gecikmenin sorumlularının hiçbir zaman sorgulanmayacağı, merkezi yönetimde olduğu gibi hesap vermeyeceği, yapanın/yapmayanın yanına kar kalacağı, sorumluların kabahat başkasınınmış gibi yüzsüzce dolaşacağı, hatta başkalarına ayar vereceği gerçeği.

Belediye yönetiminin halkla ilişkileri ve iletişimi başarısız yöneterek halk nezdinde itibar yitirmesi.

Belediyenin acil önlem planın olmadığı, el yordamı ile yönetildiği. Yönetim biliminin işaret ettiği formal yönetim biçemlerinden biriyle idare edilmediği.

Mevcut yönetimin prestij kaybettiği.

Sonuçta, Levent Usta’nın (Bektaş) dediği gibi “Belediye sudan sebepten, sınıfta kaldı.”sonucu…

 

Ömründe hemen hiç su kesintisi görmemiş, (veya unutmuş) suları hiç bitmeyecek gibi kullanan, kirleten, kirletenlere göz yuman,‘çevre için, sokaklara çıkanlara gülüp geçen’, insanımızın -en azından bir kısmının-suyun da diğer doğal kaynaklar gibi bitebileceğini hatırlamaları. (Umalım hatırlamışlardır.)

 

Bir kısım insanın suyun kıymetinin bir nebze de olsun tekrar farkına vardığı.

Halk olarak Belediyenin ilanlarını dikkate almamayı.(su kesilecek deyip kesilmemesi, bir gün deyip üç gün suların akmaması, …bu akşam geliyor, değip ertesi sabah gelmesi gibi)

Bakkal Market gibi fırsatçıların, bu krizi fırsata çevirme ve halkı utanmazca soyma niyetinin bir kez daha gün yüzüne çıkması.

İneklere yedirilen samanı, soğanı yetiştiremeyip ithal ederek, yoksula 10 liraya soğan yedirenleri görmeyip, ses çıkarmayanların , (sayılı içilebilir kent suyuna sahip şehrin insanı olarak) kısa süreli su kesintisinde, yüzleri kızarmadan, ‘acımasızca’ belediyeyi eleştirmeleri.

Eleştirilerin; aslında eksiği, gediği (yöneticiye gösterip, eksiği düzeltip, itibarını artırıp) gidererek halkın(kendi) ve yönetenin yaşantısına olumlu yansıyacağının farkında olmayan hazımsızların aymazlıklarının devam ettiği, aynadan yansıyanlar olarak görülmektedir.

Belediyenin acil önlem planın olmadığı, el yordamı ile yönetildiği. Yönetim biliminin işaret ettiği formal yönetim biçemlerinden biriyle idare edilmediği.

Mevcut yönetimin prestij kaybettiği.

Sonuçta, Levent Usta’nın (Bektaş) dediği gibi “Belediye sudan sebepten, sınıfta kaldı.”sonucu…

 

Ömründe hemen hiç su kesintisi görmemiş, (veya unutmuş) suları hiç bitmeyecek gibi kullanan, kirleten, kirletenlere göz yuman,‘çevre için, sokaklara çıkanlara gülüp geçen’, insanımızın -en azından bir kısmının-suyun da diğer doğal kaynaklar gibi bitebileceğini hatırlamaları. (Umalım hatırlamışlardır.)

Bir kısım insanın suyun kıymetinin bir nebze de olsun tekrar farkına vardığı.

Halk olarak Belediyenin ilanlarını dikkate almamayı.(su kesilecek deyip kesilmemesi, bir gün deyip üç gün suların akmaması, …bu akşam geliyor, değip ertesi sabah gelmesi gibi)

Bakkal Market gibi fırsatçıların, bu krizi fırsata çevirme ve halkı utanmazca soyma niyetinin bir kez daha gün yüzüne çıkması.

İneklere yedirilen samanı, soğanı yetiştiremeyip ithal ederek, yoksula 10 liraya soğan yedirenleri görmeyip, ses çıkarmayanların , (sayılı içilebilir kent suyuna sahip şehrin insanı olarak) kısa süreli su kesintisinde, yüzleri kızarmadan, ‘acımasızca’ belediyeyi eleştirmeleri.

Eleştirilerin; aslında eksiği, gediği (yöneticiye gösterip, eksiği düzeltip, itibarını artırıp) gidererek halkın(kendi) ve yönetenin yaşantısına olumlu yansıyacağının farkında olmayan hazımsızların aymazlıklarının devam ettiği, aynadan yansıyanlar olarak görülmektedir.

Eylül 2019-09-28

 

Adınız :
E-Mail Adresiniz :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu :    
   
Diğer TUFAN BİLGİLİ Yazıları
E-GAZETE