SUÇLU BU KÖŞE YAZISININ İÇERİSİNDE - Murat YILMAZER

Yazdır
Paylaş

Eklenme Tarihi : 20 Eylül 2021, Pazartesi 11:52:07

Son günlerde iğneden ipliğe her şey iki katı oldu.
SUÇLU BU KÖŞE YAZISININ İÇERİSİNDE
Örneğin marul 1 yıl önce 2 TL idi şimdi 5 TL’ye satılıyor, hadi buyurun, bunun sebebi nedir, bir yılda ne değişti? Örneğin millet evlere kapatıldı, kimse marul yemedi de elde kalan marullar mı piyasaya çıktı veya son gelen zamlarla birlikte üretimde azalma mı oldu, yoksa üretici acımasız mı davranıyor acaba? Haberlere bakıyoruz, üretici ‘Ben 1 TL’den veriyorum, halci esnafı 3 TL’ye bana maliyeti var’ diyor, markete geldiğinde marul 5 veya 7 TL oluyor, arada kim kazanıyor hadi çözelim! Örneğin çiftçi ‘Mağdurum, ürünüm para etmiyor’ diyor. Neden; çünkü sulaması para, gübresi para, toplaması para, demet yapması para, bir de üstüne plastik kasası para, tabi üretici zararda haklı. Şimdi buradan çıktı ürün, büyükşehirlere gönderiliyor, tarladan hale geldi, marullar indiriliyor toptancı haline, buradan esnafa, markete marulun tanesi 3 TL diyor toptancı, şimdi 1 TL’ye aldı üreticiden, aradan çıktı üretici, nakliye ona keza, bunun indirmesi bir dert, satması bir dert, elinde kaldı ise çöpe. Şimdi burada kim kazandı? Tabi ki devlet. Neden? çünkü nakliye için mazot şart, bir de fatura kesecek nakliyeci, KDV’si ayrı bir dert, eee şimdi tarladan alınan marulu toptancı 2 liradan satsa para kazanmaz, zarar eder. Eleman çalıştırıyor, dükkan kirası var, SGK’sı var, BAGKUR’u var. Yani buradan da bir şey çıkmadı bulamadık şu yazdıklarıma göre. Geldik market işine; marketçi aracını göndermiş halden alıyor aracı ile marulu sonra getiriyor markete, etiket fiyatı 5 TL olarak satışa sunuyor. Şimdi vatandaş geliyor ‘Bir marul 5 TL olur mu?’ diyor ve isyan ediyor. Marketçi 3 TL’ye aldı, nakliyesi var, çürüğü çarığı var, ayrıca bu ürün iki gün sonra çöpe gidecek, satılmasa onu da düşünerek 5 TL diyor. Şimdi bu marulu alınca market fişini veriyor mu % 18 KDV’si, ile 90 kuruşu zaten KDV’ye gidiyor devlete, marketin hiç gideri yok yani. Şimdi devlet ne yapıyor; aradaki kim diye arıyor. Valla aradaki kim herkes biliyor! Sözü fazla uzatmayalım, olacak işi söyleyeyim; 1.si önce üreticinin ürününü almayı taahhüt edecek devlet, yani teşvik edecek, elinde kalırsa ‘ben alacağım’ diyecek. 2.si mazot fiyatını otomatik olarak indirecek veya vergisini yarı yarıya düşürecek, nakliyeciye ve üreticiye mazot desteği sağlayacak. 3.sü yerli üretime ağırlık verilecek, kısaca mevzu bu. Hiç kimse suçlu aramasın, suçlu bu köşe yazısının içerisinde, boşu boşuna esnafın canını yakmayın ağır para cezaları keserek. Örneğin yeni açıklandı pancar alım fiyatı ton başına 420 TL’ye çıkarıldı, yani daha önce 320 TL idi ton başına %25 fiyat artırıldı, üretici memnun tamam bu neye yansıyacak şimdi? Şeker fiyatlarına yansır mı, yansır, neden? Çünkü alım fiyatı arttı, kimden çıkacak? vatandaştan çıkacak. Yani kısaca bolluk yoksa, kıtlık varsa bir ülkede üretemeyip de ithal ediyorsan ülkene yiyecek bakımından her şeyi dışarıya bağımlı hale geldin isen hiç kimseyi suçlu olarak görmeyeceksin. Şimdi şeker pancarına sen kota koymasan şeker fiyatı bugün 2 TL olur, köylüye ‘sen ekme ben sana dönüm parası vereyim’ dersen köylü ekmez, sen ‘buğdayı 2,25 TL’den alırım’ dersen, unu 9 TL’ye market satarsa rafında köylü ekmez mısırı, 1,50 TL’den alırım dersen nişastanın kilosu 7 TL olur. Hadi hepsini geçtik biz Türkiye olarak sanayiye yoğunlaştık diyelim vatandaşa katkısı nedir, ben hiçbir katkısını bulamadım bu sanayileşmenin. Sanayileşmeyelim, onu da dışarıdan temin edelim, nasıl olsa para var huzur var, görünür o ülkede, yoksa tüm dünya ülkeleri Türkiye’den zırnık almayacaksınız diye işbirliği mi yaptı? Neden bizim ürettiğimiz bir şey dışarıya ihraç olmuyor? Gerçi ne olacak ki, ne ekiyoruz ki! Onun için kimse kimseyi kandırmasın. Aha öyle Çin’den 3 liraya pirinci alır marketçi 12 TL’ye satar, vatandaşa sütü 3 TL’ye al marketçi 8 liraya satsın, ona bak işte hani işleniyor ya sanayileşmeden geçiyor ya bu süt, paket oluyor, arındırılıyor bakterilerden. Kısaca az bir kendimize gelelim. Ülkede 5 yılda bir seçim oluyor, her yıl değil ona göre! Ahmet gider Mehmet gelir, Osman gider Ferhat gelir, yine ceremeyi halk çeker. Onun için devlet üreticisine sahip çıkacak ve destekleyecek. Bak o zaman ne oluyor. Adamlar dağın eteğinde pirinç yetiştiriyor, biz de ovada pirinç ekemiyoruz. Bana ne saat kulesinden, karnımı doyurmuyor, saat çalışmış çalışmamış fakat karnı acıkanlar oluyor işte, senede bir yiyin bakalım! Saygılar…

 

Adınız :
E-Mail Adresiniz :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu :    
   
Diğer Murat YILMAZER Yazıları
E-GAZETE