TAHSİN BEY (Bürokratın Hikâyesi) VI. - Nezih YILDIRIM

Yazdır
Paylaş

Eklenme Tarihi : 26 Haziran 2019, Çarşamba 12:29:32

TAHSİN BEY (Bürokratın Hikâyesi)        VI.
Yazımız kahramanı Tahsin beyin hayat hikâyesini çocukluk döneminden STK’ları ve Bürokrasideki geçen süreleri beş bölüm halinde yazmıştım.

Bu yazımızda ise bürokratik yanlışlar ve işleyişle karşılaştığı zorlukları, Tahsin beyin dilinden anlatacağız.

Bürokraside geldikleri makama katkı yapacak nitelikli adamların azlığından bahseden Tahsin Bey. Bazı bürokratların bulundukları makamları ancak işgal ettiklerini oturdukları koltukların hakkını veremediğini ve sorumluluklarını taşıyamadıklarını düşünürdü.

Özellikle 5018 Sayılı Kamu Mali yönetimi ve Kontrol Kanunu ile getirilen Kariyer uzmanlıklardan şikayetçi idi.

Bu kanunla Bakanlıklar ve diğer bağlı kurumlara gereğinden çok fazla kariyer uzmanlıkların verildiği ve memuriyete Uzman yardımcısı olarak başlayanların herkesin  uzman yapıldığını;

İçlerinde derdini anlatacak bir dilekçe bile yazamayacak durumda olanların bulunduğunu ve bu durumunda çoğu kez iş akışına etki ettiğini, bazen de işleri tıkanmaya götürdüğünü söylerdi.

Hatta başından geçen bir olayla bu görüşünü taçlandırmaya çalışırdı.

Tahsin Bey gerek memuriyette gerekse bürokraside inişler ve çıkışlar yaşamıştı.

Kendisi anlatırken “üç yılda üç defa yargı kararı uygulanan şahısım” derdi.

Üst yöneticilerin rahatsızlık vermesinden dolayı kanunda bulunan bir maddeden yararlanarak Kariyer uzman da olduğunu söylerdi.

İdarenin yargı kararlarını yanlış uygulaması sonucu kariyer uzmanlığında; Mali haklardan tam olarak yararlanmasında bir engelleme olur mu düşüncesinin teyidi için;

Personelin mali haklar uygulamalarına görüş veren Kamu kurumlarından birine gider.

Orada yetkili arkadaşı vardır, önce onu sorar. Arkadaşının dışarıda olduğunu anlayınca "peki ben personelin mali haklarıyla ilgili uzman arkadaşla görüşsem" der ve bir isme yönlendirirler.

Uzman arkadaşın kapısını tıklar ve nezaketle içeri girip kendini tanıtır.

Uzman: Hoş geldiniz dedikten sonra sorar;

-Nasıl yardımcı olabilirim.

- Teşekkür ederim benim şöyle bir durumum var” der ve olayları tarihi kronoloji içinde anlatır.

Uzman; dinliyormuş gibi yapar ve

-Siz memuriyete ne olarak girmiştiniz. Der.

-Memuriyete memur yani düz memur olarak girdim.

-Memur olarak girmişsin kariyer uzman olmuşsun daha ne istiyorsun ki. Der.

Tahsin Bey Uzmandan duyduğuna şaşar ve  “beyefendi siz neden bahsediyorsunuz, ben 1976’da 700 kişi ile yarışa katıldım ve 3. Olarak memuriyet imtihanını kazandım. O zaman sizin dönem gibi kariyer uzmanlık olsaydı onu da kazanır ve bugün karşınızda olmazdım.

Ayrıca; Babam dâhil ben  kimseden beş kuruş almadan alın teri ile çalışarak lisans tahsili yaptım. 13 yaşımda da SSK’da girişim var harçlığımı kazanmak için hep çalıştım lokantalarda komilik yaptım tepsiye bile gücüm yetmezdi yinede kimseye yük olmadım.”Der ve devamla.


 

“Baba parasıyla okuyan sizler başka bir şey düşünmeden dershanelere giderek bir imtihanda kariyer uzmanlık ve bir çuval para, ne ala iş be”. Der ve hızını alamaz, ayrıca şunu da söyleyeyim ki “eğer ben yetkili olsam evrak kaydetmeyi bilmeyen adamları kariyer uzman yapmazdım. Önce on yıl memurluk ondan sonra aşamalı olarak kariyer uzmanlığa getirirdim.

Yazıktır bu ülkeye ya” der.

Uzman pişkin, pişkin gülümseyerek beyefendi yanlış anladınız vs dese de.Ok yaydan çıkmıştır.

Tahsin Bey uzmana dönerek, "kardeşim güzel bir çocuksun, aile terbiyesi görmüş birine benziyorsun ama bu tavrın çok yanlış buraya görüş soranların çoğu gönlü yaralı insanlardır.

Dikkatli ol. Ben bu kadar söylüyorum" der ve çıkar gider.

Uzaman üzülür pişman olur ama böyle bir boşboğazlık ta yapmıştır.

Demek ki devlette söz sahibi olmak ukala olmayı gerektirmiyor.

Söz sahibi olanlar buna dikkat etmeli.

Hoşça kalın.

 

 

Adınız :
E-Mail Adresiniz :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu :    
   
Diğer Nezih YILDIRIM Yazıları
E-GAZETE