TARİHİ YANILGIZ! - Nezih YILDIRIM

Yazdır
Paylaş

Eklenme Tarihi : 18 Ekim 2021, Pazartesi 11:37:08

Korunmaya muhtaç varlık olarak doğan insanoğlu, büyür, yaşar ve ölür. Yaşadığı sürece de akıl nimetini kullanır ve aklın gereği sorumluluk taşır.
 TARİHİ YANILGIZ!
Taşıdığı sorumluluk gereği ya şerefli mahlûk veya hayvandan da
aşağı seviye de bir yaratık olarak ömrünü tamamlar.
İnsanlar oluşturdukları toplumlarla millet olma bilincine ulaşır ve
yaşanmışlıkları kültüre dönüştürür. Kültürse millet olma bilinci ve
insanlara yüklenilen sorumluluk gereği dayanışma seviyesini artırır.
Akıllı ve eğitimli insanın akılsız bir insana göre sorumluluk düzeyi
daha yüksektir ve bu duygu insan olmanın da gereğidir.
Şahsın sorumluluktan ola çıktığımızda ve tarihe baktığımızda
yeryüzünün en şerefli milletlerinden biri hatta birincisi olduğumuz
görebiliriz. Çünkü bugün gıpta ile baktığımız birçok millet veya daha
açık bir ifadeyle ve eski deyimle “ecnebi” milleti, benim ecdadımın
atının izengüsünü tutmayı şeref sayardı. Bu gün bizde ki karmaşık
aşağılık düşüncesi şahsen beni üzmektedir.
Kulaktan dolma bilgilerle tanıdığımız tarihimize “sövmeyi” usul haline
getirmemiz en büyük eksiğimiz ve yanlışımızdır. Bu cümleden hareketle
çoğunlukla bilmediğimiz ve öğrenmediğimiz “tarih” konusunda konuşurken
azami dikkati göstermeliyiz. Bu hem kendimize hem de tarihimize karşı
ihmal edemeyeceğimiz önemli bir sorumluluktur.
Kendini “aydın” görme ve batılılaşma eğiliminde gösterme hastalığına
kapılmış insanlarımız çoğu kez şuursuzca açıklamalar yaparak önü
arkası olmayan zihin bulandırıcı laflar söylemekteler. Bu şarlatanlar
‘güya’ tarih adına bazı açıklamalar yapmakta ve sosyal medya aracılığı
ile paylaşmaktadırlar. Bunlar yaptıkları paylaşımlarla ve konuşmalarla
tarihimize ihanet derecesinde hata yapmaktadırlar.
Örneğin “Viyana kuşatmasını unutmayan” bizleri sömürmek için kısa orta
ve uzun vadeli planlar yapan emperyalistlerin ağzıyla konuşmak ve
ecdadımıza hakaret içeren ve onları küçük göstermeye çalışan bir
anlayışa, belki de farkında olmadan hizmet ediliyor. Lüzumsuz ve
yersiz konuşmalar yüksek düzeyde tarih bilgisi olmayan insanımızın
tarihimizden soğumasını ve şanlı geçmişimizden utanır hale gelmesine
katkı sağlıyorlar.
Hiç bir İngiliz vatandaşı kraliyet ailesini kutsayıp laf söylemezken,
bizimkiler aklınızca “öz eleştiri” yaptığını sanıyor ve ecdadımız
hakkında ağzına geleni konuşur.
 Mesela ağzımızda sakız yaptığımız padişahların kardeş boğdurma
meselesi. Bu acı gerçeğin sebepleri hakkına hiç düşünmeyiz.
Peki, Padişahlar Kardeş Katilimi?
Fatih Sultan Mehmet Han’ın Kanunnamesi ile başlamış olan bu acı ve
gerçek durumu Fatih Sultan Mehmet Han “kanuna koymadan önce” yıkılan
bugün de cumhurbaşkanlığımız forsunda bulunan 15 devletin yıkılışını
incelemiş ve devletlerin kardeş kavgalarıyla yıkıldığını görmüştür.
 O Fatih ’ki bu gün dahi yetişilmesi zor bir durumla en az 6 dil ve
İslam ilmini bilen bir hükümdardı.
Hakanın ölümü ile devletlerin yıkılmasına rıza gösteremeyeceğini,
kanuna bir hüküm koyarak devletlerin devamlılığını sağlamıştır.
Böylece padişah olan kardeşlerini ortadan kaldırarak devletin
devamlılığını sağlamış ve devlet kavgalarını sonlandırmıştır; bu yolla
da;
 “OSMANLI HANEDANI BÜYÜK BİR BEDEL ÖDEMİŞTİR.”
Bu gün bakıldığında bir vahşet görüntüsü sergileyen bu meseleyi
devletin bekası için yapan ecdadımıza (o günün şartlarına göre)laf
söylemek bana göre haksızlık olur.
Bu konu üzerinde de konuşacak çok geniş alanımız vardır. Cem
Sultanla/II. Beyazıt arasında yapılan savaşlar bile bu durumun ne
kadar ağır bir yük olarak Osmanlı Hanedanının büyük bedel ödemiş
olduğunu görürüz.
Bunlara laf söylemek bizim hakkımız ve haddimiz olmamalı. Diye
düşünüyor hepinize saygı ile biraz daha hassasiyet diyorum.
                                   Hoşça kalın.
                                                        Nezih Yıldırım

Adınız :
E-Mail Adresiniz :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu :    
   
Diğer Nezih YILDIRIM Yazıları
E-GAZETE